Reklamı Kapat

Batı’nın öteki yüzü

Küresel kapitalist ideoloji varlığını şiddet, işgal ve maddi güç üzerine konumlandırmıştır. Bugün dünyanın efendiliğine soyunan karanlık güçlerin boğazlarından geçen ekmekte, yurtlarından çıkarılan, katledilen, ezilen, yoksullaştırılan mazlumların hakları vardır. Hırsız çaldıkları ile zengin olmuş ahkâm kesmektedir ne garip değil mi?

Hasta, yaşlı ve zayıflar, güce tapan ve güce itibar eden küresel kapitalist zümrelerin küçümsediği, haz etmediği kesimlerdir. Onlar zayıfları sevmezler, zayıfların varlığını kabullenmek istemezler ve bu insanları köleleştirerek seslerini tamamen kısmak isterler. Onlar hasta, zayıf ve yoksulların ellerinden tutmazlar aksine üzerlerine basarak geçerler. Kapitalist ideolojinin karakterini bildiğim için İspanya’da koalisyon hükümetinin girişimiyle hazırlanan ötenazinin yasallaşmasına hiç şaşırmadım, acıya ve çaresizliğe düşen kişilerin ölüm talebinin dikkate alınıp adeta teşvik edilmesini hiç yadırgamadım. Zira bu zihniyet zayıfları zaten önemsemez, onların seslerini duymaktan, varlıklarını hissetmekten kaçınır. Çünkü merhamet, şefkat ve insaf damarları tıkanmıştır, o yüzden zayıfların üzerine basıp geçerler.

Irkçı faşist ideolojinin babası Hitler, “Hayat zayıfları asla affetmez” demiş ve habis ruhlu insanların faşist eğilimlerini destekleyerek taraftarlarına cesaret vermişti. Buna göre hasta ve engellilerin, yaşlıların, yoksulların yaşamaya hakları yoktu, onlar bu hayatın atıklarıydı, terk edilmeliydi.

İslam insanın yaşam hakkını merkezi bir noktada değerlendirir, hasta, yaşlı, düşmüş, yoksul ve mağdurların bakımını diğerlerinin üzerine yükleyerek köklü bir kardeşlik ve dayanışma ağı oluşturur. İslam, Allah’ın özel bir değer biçtiği insanı ve onun yaşam hakkını merkeze alır ve bunun için bütün imkânları seferber eder. Bu konuda hiçbir ayrım yapmaz, insanı insan olarak ele alır ve hak ettiği konumda değerlendirir.

Ruhen sağlıklı olan insan yaşama tutunur bu fıtri bir durumdur. Eğer öyle olmasaydı insana deva arama içgüdüsü verilmezdi ve dalgalarla boğuşan insan bir dakika daha yaşayabilmek için var gücü ile mücadele etmezdi. Eğer öyle olmasaydı balığın karnına düşen Yunus peygamber duaya sarılmaz ve umutları ile kıyıya çıkmazdı. Eğer insan yaşamı bu kadar önemli olmasaydı ağır afetlere kapılan insanoğlu yaşamını sürdürebilmek için çaba göstermez, denize düşen yılana sarılır söylemi bütün dünyada itibar görmezdi. Peki, ruhen sağlıklı olan her insan yaşama bu kadar tutunurken, kronik rahatsızlıkları nedeniyle ruhen çöken kişilerin taleplerini nasıl ele almak gerekir sizce? Neymiş ağır hasta ve yaşlıların yaşama şansları yokmuş o yüzden bu insanların ölüm talebine cevap vermek lazımmış. Düşünün Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Kanada’dan sonra İspanya da böyle bir gerekçe ile ötenaziyi yasallaştırdı. Kronik rahatsızlıkları olan bu insanları ruhen rahatlatmak ve hayata katılmalarını sağlamak yerine ölümlerine imza attılar.

Kronik hastalıklara müptela olan kişiler, depresyon ve kaygı bozukluğu gibi sorunlara daha yatkın hale gelirler ve sağlıklı düşünme yetilerini kaybedebilirler. Acının, yalnızlığın, çaresizliğin getirdiği ıstırap bu insanların hayatla bağlarını zayıflatabilir ve acıdan kurtulabilmek için ölümü bir yol olarak görebilirler. Ancak devleti yönetenlerin görevi bu insanlara el uzatmak, manevi ve psikolojik destek sağlayarak onların aile bağlarını güçlendirmek ve hayata tutunmalarını sağlamak olmalıdır. Devlet insanların ölümü için değil yaşamaları ve topluma katılmaları için çaba göstermelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?