Yurt dışı seçmenlerin temsilde adalet talebi

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 6,5 milyon vatandaşımız yurt dışında yaşamaktadır. Bunların neredeyse yüzde 85’i, diğer bir ifadeyle yaklaşık 5,5 milyonu Batı Avrupa ülkelerinde ikamet etmektedir.

Yurt dışında, özellikle Avrupa’da, bu denli yoğun bir nüfusun varlığı elbette işgücü göçüyle doğrudan bağlantılı bir nitelik arz etmektedir.

Bilindiği gibi, işgücü göçü 1961 yılında başladı. Köyünde, kentinde varını yoğunu satıp Avrupa ülkelerine giden insanımız kısa süre içerisinde ihtiyaçlarını karşılayıp çok daha güçlü bir şekilde geri dönmeyi planladı.

Fakat süreç içerisinde göçün kendi karakteristiğine uygun şekilde gelişmeler yaşandı. Zira bir kere göç başladığında ne gidilen yer ne de gelinen yer aynı kalmakta.

Bu süreçte de böyle oldu. Hem Türkiye hem de Avrupa ülkeleri zaman içerisinde binlerden milyonlara ulaşan ve kalıcı hale gelen bu yeni büyük kitle karşısında yeni politikalar belirlemek durumunda kaldı.

Dile kolay, bu süreç başlayalı tam 60 yıl oldu.

Bugün sadece Almanya’da on bine yakın Türk girişimci 600 binin üzerinde insana istihdam sağlıyor. Almanya’nın gayrisafi milli hasılasında 50 milyar Euro’yu aşkın cirosuyla Türk toplumu adeta lokomotif rolünü üstleniyor.

Hakikaten bu yönüyle gurur duyulacak bir nokta. Bulundukları ülkenin üretimine katkı sunan, toplumun faydasına işler yapan bir topluluk olunması iftihar edilecek bir özellik.

Bu durum aynı zamanda ekonomik entegrasyonun da belirli bir seviyeye ulaştığını ispat etmektedir.

Bununla birlikte siyasal entegrasyon konusunda ise henüz adeta emekleme aşamasında olunduğunu söylemek gerekmektedir.

Bugün Türk toplumunun siyasal temsilinin, istisnalar dışarıda tutulursa, genelde yabancılar/uyum meclisi gibi hem dolaylı hem de etkisiz mercilerde yoğunlaştırılması ve hâlâ göçmen statüsüyle değerlendirilmesi ciddi bir tezat teşkil etmektedir.

Ekonomik açıdan genel bütçeye bu denli katkı gösteren bir topluluğun kendisini yönetecek kadroları, siyasetçileri seçme hakkının ve aynı zamanda yönetmeye talip olmasının vatandaşlık politikasına koşut hale getirilmesi üzerinde durulması gereken bir nokta.

Oysaki, yurt dışında yaşayan insanımızın bulundukları ülkelerde siyasal katılım ve temsil hakkını kazanması huzur ve barış içerisinde bir arada yaşama iradesinin ortaya çıkması bakımından çok önemlidir.

Ancak Avrupa ülkelerinin vermesi gereken bu kararın yanında, üzerine düşeni yapma konusunda Türkiye’nin de sorumlulukları bulunmaktadır.

Peki Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar nelerdir?

Son yapılan genel seçimlere yansıyan rakamlar üzerinden değerlendirirsek bugün yurt dışındaki seçmen sayısı 3 milyonun üzerindedir. 2018 seçimlerinde yaklaşık 1 milyon 600 bin seçmen, tüm zorluklara karşın, oy kullanma hakkından yararlanmıştır.

Ne var ki, bir büyükşehir seçmen sayısına sahip olan bu kitlenin iradesi parlamentoya hissedilir şekilde yansımamaktadır. Avrupa’da yaşayan bazı isimlerin göstermelik olarak partilerin listelerinde aday yapılması dışında güçlü bir temsilin ortaya çıkmadığı görülmektedir.

Halbuki Türk toplumunun ilgili ülkelerde siyasal katılım hakkını elde edebilmesi, örgütlü olabilmesiyle mümkün olacaktır. Siyasal mücadele yine siyasal yöntemlerle kazanılacaktır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı temsil eden ayrı bir grubun bulunması bu yönüyle önemlidir. 

Not: Geçtiğimiz hafta sonu Saadet Avrupa Sosyal İşler Başkanlığı organizasyonuyla “Temsilde Adalet İçin Yurt Dışı Seçim Çevresi” konulu bir panel düzenlendi. Bendenizin de konuşmacı olarak katıldığı bu etkinlikte Saadet Avrupa’dan Murat Gürbüz Bey’in moderatörlüğünde Avrupa Parlamentosu Milletvekili İsmail Ertuğ Bey, Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman Bey, gazeteciler Oktan Erdikmen ve aynı zamanda siyasetçi yönü de bulunan Sait Özcan beyler de hazır bulundu.

Dünya ülkelerinden örneklerle yurt dışı seçim çevresi uygulamasının, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın siyasal temsiline ve aynı zamanda aidiyetlerini korumalarına dönük etkisi vurgulandı. Faydalı ve ilgi gören bir etkinlik oldu. Emeği geçen başta Saadet Avrupa Genel Başkanı Samet Sami Temel Bey olmak üzere tüm Saadet Avrupa yetkililerine teşekkür ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Gündoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Mehmet - Yurt dışında yaşayanlar yerine Türkiye'ye sahip çıkıp garip gurabanın hakkını savunsanız inanın daha inandırıcı olursunuz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 22:34
01

Dayı - Ordanda mı akp ye oy çıkarıyorsunuz, adamlar gelip sınırda akp ye oy verip gidiyorlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 18:17


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?