Türkiye olumlu tavrını sürdürmeliymiş 

ABD ve AB ülkeleri Türkiye ile ilişkilerde hep fedakârlığı Türkiye’den bekliyorlar. Bunu da Türkiye ılımlı ve olumlu tavrını sürdürdüğü takdirde gelecek haftalarda AB ve üyeler olarak masaya daha somut teklifler koymaya hazır olduklarını söyleyerek ifade ediyorlar. Bu yaklaşımı eşitler arasındaki müzakerelerde mesafe alabilmenin şartı olarak gördüğümüzde AB’nin fedakârlığı hep Türkiye’den beklendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu arada bir AB yetkilisinin yaptığı açıklamada, “Türkiye ile daha öngörülebilir bir ilişki istiyoruz. Geliştirilmiş ilişkilerde başlıklar ise Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, toplumlar arasında temaslar, seyahat ve göç konusu” diyerek Türkiye’nin sergileyeceği ılımlı ve olumlu tavra karşılık Türkiye’nin üyeliği falan gündeme gelmiyor. Sadece yıllardan beri Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesini bir lütuf gibi sunuyorlar. Hemen belirteyim ki şahsen AB’den yapılan benzeri açıklalar beni hiç şaşırtmıyor. Çünkü aralarına üye olarak almayacakları kesin olduğuna göre bu tür tekliflerle Türkiye’yi kapıda tutmaya ve bir takım tavizler vermeye zorluyorlar.

Aslında adına Batı Bloğu diyebileceğimiz ABD ve AB ülkelerinin tüm uluslararası sorunlarda Türkiye’yi yalnız bıraktıklarını, bunun da ötesinde bölgemizde terör örgütlerini her şekilde destekleyip araziye sürerek Türkiye’yi kendi sınırları içine hapsetme politikaları düşünüldüğünde aslında ne pahasına olursa olsun Batı cenahının yanında yer tutma gayretimizin geçen bunca zamana rağmen hep aleyhimize sonuçlar verdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Sıkça dile getirdiğim bölgemizdeki terör örgütlerine ABD’nin verdiği eğitim ve finans desteği gündemden hiç düşmüyor. Daha iki gün önce medyaya yansıyan haberlerde resimleri ile birlikte, “ABD teröriste helikopter kullanma eğitimi veriyor” deniyordu. Hemen hatırlatalım ki bu konuda ABD Suriye’de yalnız değil. Bazı AB ülkeleri ile birlikte hareket ediyorlar. Yani teröristlere desteği sadece ABD değil AB ülkeleri de veriyor. Biz işte bu ülkelerle masaya oturmak durumundayız. Otururken de AB ülkeleri ılımlı ve olumlu tavır sergilenmesini bizden bekliyorlar. Sanki kendileri dünyayı yönetmekle görevliler, bizler ise onların emrinde çalışanlarız. Böyle bir uluslararası ilişki olabilir mi? Olursa sorunlara adil bir çözüm bulunabilir mi?

Bir başka hususu daha hatırlatmak istiyorum. Bilindiği gibi Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri satın alması ABD’yi adeta çıldırttı. Türkiye’nin bağımsız bir ülke olduğunu unutmuş görünerek Rusya’dan aldığımız füze sistemlerini iade etmemizi istiyorlar. Peki, söz konusu füze sistemlerini Rusya’ya iade ettiğimizde yıllarca istediğimiz Patriot füze sistemini satmayanlar şimdi gönderecekler mi? Bu sorunun verilmiş bir cevabı yok. Sadece tek taraflı bir istekte bulunuyorlar. Aslında bu tavra istekte bulunmak demek çok hafif kalır ama ne ise. Peki, Rusya’dan S-400 savunma sistemini tek kullanan Batı ülkesi biz miyiz? Hayır. Çünkü yıllardan beri bu sisteme Yunanistan sahip ve şimdiye kadar kimseden bir ses çıkmadı. Bu arada son olarak medyaya yansıyan bir habere göre Alman donanması da Rus radarı kullanıyormuş. Yani, bizim dışımızdaki ülkeler istedikleri ülkenin radarını ve silahını kullanabilirken sıra bize gelince sanki NATO çökmüş, sorumlusu bizmişiz havası estiriyorlar.

Tüm bu ikiyüzlülükler sergilenirken dünyanın çeşitli köşelerinde demokrasi ve özgürlük çığlıkları arasında işlenen cinayetler de söz konusu. Özellikle Müslüman ülkelerde işlenen cinayetler her gün artarak sürüyor. Söz gelimi demokrasi getireceğim bahanesiyle Afganistan’ı işgal eden ABD çekileceğini açıklamasına rağmen katliamlarını sürdürüyor. Türkiye’nin Rusya’dan füze savunma sistemi almasını sindiremeyenler cinayetleri hakları gibi görüyorlar. Kısacası dünyada söz sahibi caniler olunca hiçbir olayın mantığı kalmıyor. Çünkü sömürgecilerin mantığı hep kendilerine yontuyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?