Reklamı Kapat

İslâm’ın Yenileyici Işığında

İslâm’ı seçenler, yaşayanlar bağışlanmış kimselerdirler. Allah’ın sonsuz bağışına dâhil olmuşlardır. Onların bu şansı hayatlarını hem anlamlı hem de huzurlu kılar. Ebedîlik ruhunun güzelliğinde olurlar.

Kültürler veya kimi dinler zaman içinde durağanlaşırlar. İnsanlar bu durağan hayatı hem kanıksarlar hem de zamanla uzaklaşırlar. Hıristiyanlığın içinde bulunduğu durum budur. Kendi iç çelişkileri, insanların manevî ihtiyaçlarına cevap veremeyişleri, Tanrı’nın insan özelliğine büründürülmesi, Hazreti İsa’nın Tanrı oğlu, annesinin Tanrı annesi tanımlaması gibi başlıca sorunları bulunuyor. Kilisenin itibarsızlaşması ise Rönesans sonrasında tamamen devreden çıkmasına neden oluyor. Bu, sadece kilisenin devreden çıkması anlamına gelmiyor aynı zamanda metafiziğin de devreden çıkmasına neden oluyor. Hıristiyanlığın yeniden anlam bulması için kimi çabalar olmuştur batılı aydınlar tarafından fakat bu da bir sonuç getirmemiştir. Bunun en somut örneği Tolstoy’dur. Diriliş romanı ile bunu yakalamaya çalışmıştır fakat onun bu çabası daha çok sosyalizmin işine yaramıştır. Sosyalistler onun bu çabasını kendilerine göre yorumlamış ve dönüştürmüşlerdir.

Bu itibarsızlık insanı Allah’tan uzaklaştırdığı gibi, insanı Tanrı konumuna yükseltmeye kadar gitmiştir. İnsan kendini Tanrı sanmaya ya da konumlandırmaya çalışmıştır Batı.

Asıl konumuz İslâm ve İslâm’ın diriltici, aydınlatıcı ışığının varlığının sürekliliği. Bir Müslüman’ın hayatı sürekli yenileniyor. Yenileniş kendi doğası içinde gelişiyor. Zorlamadan ve bıktırmadan. Her şey bir ölçü içindedir. İslâm’ın ruhunu hayatında yoğun yaşayanlar bir günlerinde ya da zamanlarında bir aksama olduğunda kendilerini boşlukta bulurlar.

Her şeyden önce bir Müslüman’ın temizlik ile donanımlıdır. Hiçbir anı arınma ihmalinden uzak olamaz. Sabahtan akşama kadar birkaç kez bedensel arınma içindedir. Ayrıcı ve diğer önemli yanı ise ruhsal arınması ile yenilenmesiyle huzur bulmasıdır.

Bir Müslüman bilir ki gündelik aksamlarında kayıp içinde olurlar. Günün eşitliği bile onun için bir zarardır. Yenilenen ve sürekli değişen bir hayatın içindedir çünkü.

Hayat hemen her alanda denetim altındadır. Manevî bir denetimi var ve kendiliğinden oluyor bu durum. Abdest, namaz, oruç bedensel denetimleridir insanın. Zekât ve hac mali ve güce dayalı bir denetimdir. Bunlar hayatın içinde süreklilik gerektirir. İnsanın kendi kendisini sınaması, kendini gözden geçirmesini sağlar. Bunlar toplum içinde de ayrıca manevi bir kişilik ve saygınlık kazandırır. Bunlara bağlı olarak davranışlar da kendiliğinden denetime girer. Sadece kendileri değil toplumun manevî denetimi de söz konusudur. Gözler birbirinin üzerindedir.

Müslümanların ibadetlerinin gizi olanları var, zikir gibi, gece ibadetleri gibi, ama zorunlu olan ve açıkça belli olan ibadetleri insanın daha çok göz önünde olmasını sağlar. Namaz, oruç, hac, zekât mutlaka insanda karşılık bulur ve muhatapları olur. Cuma namazının gizlisi olmaz, vakit namazları da öyle. Kimse beni görmesin ben gizli ibadet ediyorum diyemez. Bir insan saf tutup el bağladıktan sonra açıkça ibadet ettiği belli olur. Camiler topluma açık alanlardır.

Zekâtın mutlaka bir muhatabının olma koşulu var. Kimi zaman birilerinin vasıtasıyla, kimi zaman doğrudan elden ihtiyaç sahibine ulaştırılır.

Hac ibadeti gizlik içinde olmuyor zaten. Bu ibadetler insanın sürekli olarak devinimini sağlıyor. İnsanlarla birlikte insanların içinde.

Manevî varlık insanı hem canlı kılar hem de hareket halinde olmasını sağlar.

İnsanlar aksamalarda bulunabilirler bu da doğaları gereğidir. Öyle ki kimi zaman kimi ibadetlerin coşkusu hem ibadet hem eğlenmeye bile neden olabiliyor. Teravih namazları çocukların, gençlerin hem ibadeti hem de eğlenceleri olabiliyor.

Ramazan insanı durağanlıktan kurtarıyor, sürekli düşünme hareketi içinde olmasını ve yenilenmesini sağlıyor. Bir de şeytan ile çekişmesi vardır ki bu onun daha dikkatli olmasını sağlıyor. Hatta içten içe bir çekişme hâlindedirler. İnsanın kendi kendisini sınadığı çekişme.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?