Cumhuriyet Halk Fırkası’nın ilk seçim beyannemesinden bugüne…

Tam bir asır geçmiş… Cumhuriyet Halk Fırkası kurulurken, halka dönük vaatler sıralanmış. Okudum… Baktım, uzun uzun. Hatta güldüm…

Yüzyıl geçmiş, dertler bitmemiş… Bitmediği gibi, değişmemiş de. Neden peki? Neden çözülememiş? Yönetime gelenler, sıraladıkları problemleri alt etmek için neden gereğini yapamamışlar? İrade ortaya koymuşlar da, yapamamışlar mı, becerememişler mi?

Peki, Osmanlı’dan sonra, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yarı resmi partisi, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın 1923 yılında yayınladığı seçim beyannamesinde neler mi var?

1. Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.

2. Saltanat mülga edilmiştir.

3. Asayiş temin edilecektir.

4. İktisadi kalkınma sağlanacaktır.

5. Adaletin tecellisi için çabuk davranılacaktır.

Diğer birkaç madde, askerlik sürelerinin azaltılması, yedek subaylık ile ilgili vaatler içeriyor… Tam bir asır geçmiş aradan… Yeni kurulan partiler de üç aşağı beş yukarı, aynı dertlere parmak basıp, aynı sözlerle, aynı temennileri dile getiriyorlar.

Üzülüyor insan… Böyle mi olmalı? Meseleleri çöze çöze gitmek varken, sırtımıza alıp, yüzyıl taşımak niye?

1949’da kurulan Demokrat Parti’nin seçim beyannamesi de üç aşağı beş yukarı aynı temalar içeriyor. Sonrasında, Adalet Partisi… Demirel’in Adalet Partisi’nin vaatleri de aynı.

2002’de kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin halka verdiği sözler de aynı… Birkaç husus ya değişmiştir ya değişmemiştir. Peki, geldiğimiz bu noktada, ahval ve gidişat farklılaştı mı? Sözü edilen kimi mevzular halledildi mi?

Gülüyorsunuz değil mi? Ne halledilmesi diyorsunuz. Haklısınız.

Türkiye, ne yazık ki, problemleri çözerek yola devam etmiyor, sırtına alarak yürüyor… Realist, akılcı, rasyonel davranamıyor.

Siyaset kurumu, bütün akılların üstüne çıkıyor, izanı, irfanı, vicdanı perdeliyor örtüyor… Çamur deryasına dönen siyaset kurumu, ne yazık ki, bataklığa dönüşmüş kimi hususları kurutamıyor… Kurutması da beklenmemeli.

Kendisi bizatihi problemin kaynağı olan siyaset kurumundan böylesi bir icraat beklemek saflık olur… Saltanatı kaldırdık, ne var ki, siyaset kurumu, saltanatçıklar üretip duruyor…

Millet iradesi deniliyor… Siyaset kurumunun genel yapısında demokrasi, millet yok… Bir avuç insan… O kadar.

Bu yapı, neyi çözer, söyler misiniz? Yarın bir gün erken genel seçim yahut zamanında seçim yapılacak… Yenisi, eskisi birçok siyasi partinin seçim beyannamesini yan yana koyun… Hepsi genelde birbirine benzer bulacaksınız. İstisnalar olabilir elbet… Hâlâ, 1923’te, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın sözlerini, genel anlamda vaatlerini tekrarlayıp duruyorlar…

Yeni söz söyleyeni de duyan yok… Türkiye, değişmemekte… Hayır yönünde, rahmani yönde… Müspet anlamda, iktisadi ve sosyal… Adaletli bir şekilde değişmemekte direniyor… Durmadan.

Çıkış yolu yok mu? Elbet var… Umutsuzlukla iman yan yana durur mu?

Başka bir yazıda yazacağım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

mustafa canciger - yıllardır yukardakilerin bir bildikleri var yalanı ile büyümüş biri olarak bunlara bende gülüyorum selamlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Mart 11:42


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?