Reklamı Kapat

Okuma bilinci

Zaman zaman çocuk kitaplarından bazı şiddet ve +18 içeriklere sahip görüntüler gündemimize düşüyor ve bu içerikler nasıl bir çocuk kitabında yer alabilir diye dehşete düşüyoruz. Bu gibi kötü olaylardan sonra çocukları bir nebze korumak için okuma listeleri hazırlandığına şahit oluyoruz. Kitap listesi hazırlamak o anlık problemi çözüyor gibi gözükse de bu geçici hatta yetersiz bir tedbirdir. En kalıcı tedbirin küçük yaşta kazandırılan okuma bilinci olduğunu düşünüyorum.

Okumak kutsal bir emir olduğu için hepimiz tartışmasız okumanın faydalı ve çok önemli bir eylem olduğunu kabul etmişizdir. Bu sebeple okumak her fırsatta övülen, tavsiye edilen bir eylemdir. Ne yazık ki konuştuğumuz kadar kıymetini bilinmediğimiz için, okuma bilinci kazanamıyoruz. Sorun da bu kabul edişin kuru kuru bir kabul ediş olmasından kaynaklanıyor zaten. Nasıl okuyacağımız konusunda kafa yormuyoruz. Çocuklara illa da okusun diye baskı yapıyoruz. Aldığımız, elimizin altında olan, tavsiye edilen, çok satan kitapları okumak/okutturmak zorundayız sanıyoruz. Eğer bir şekilde sosyal medyamıza bu zararlı kitaplar düşüp gündem yapmayı başaramazsa yüzlerce hatta binlerce çocuk tarafından okunuyor. Okuma bilinci gelişmiş çocuklarsa bu gibi içeriklere maruz kaldıklarında bu zararlı bir şey diyerek tepkilerini ortaya koyabiliyorlar.

Okumanın önemli bir eylem olduğunu bilmediğimizden değil (zira bu konuyu yeterince ezber ettik, okumanın o’sunu, kitabın k’sini duyunca devamını anlayabiliyoruz) okuma eyleminin önemini anlamlandıramadığımızdan okuma bilinci kazanamıyoruz. Sürekli okumanın önemi vurgulanıyor da nasıl bir okuma yapmamız gerektiğini hiç kimse anlatmıyor. Bilmekle, anlamak arasındaki fark gibi. Bir bilgiyi bilebilirsiniz, ama fiiliyata dökemiyorsanız o bilginin hiçbir anlamı yoktur. Bu halimizle sınavlardan başarı elde edip, yüksek not ortalamaları ile mezun olan ancak iş çalışmaya gelince meslek hayatında sınıfta kalan insanlara benziyor halimiz.

Okuma eylemi bir bütündür aslında. Kur’an-ı Kerim’de, “Oku” emrinin hemen ardından “Yaradan Rabbinin adıyla oku” denir. Emri bir bütün halinde ele almayışımızdan kaynaklanıyor yaşadığımız sorunlar. Rabbinin adıyla okuyan insanın cetveli Kur’an’dır, sünnettir. Cetveli düzgün olan insan okuduklarını doğru ölçer-biçer. Doğru analiz edebilme yetisine sahip insanın önüne hangi bilgiyi hangi içeriği koyarsanız koyun yanlış bir yola sapma imkânı yoktur. O halde bizim Müslüman’ca düşünebilme yetilerine sahip olmamız ve çocuklarımıza da bu yetileri kazandırmamız gerekiyor. Bunun için de çocuklarımıza doğru ile yanlışın, iyi ve kötünün, faydalı ve zararlının ayrımını yapacak iradeyi kazandırmamız gerekiyor. Bu iradeye sahip olan çocuk sadece kitap seçiminde değil, tüm hayatı boyunca doğru seçimler yapabilme imkânına sahip olur. Çocuk gelişimciler çocuk için kitap seçilirken özellikle 7 yaşından sonra bu tercihi bizim yapmamamız, çocuğa bırakmamız gerektiğini söylerler. Dikkat ederseniz bu yaş tam olarak namaza başlama yaşıdır. Zira 7 yaşındaki bir çocuk artık dünyayı anlamlandırabilecek ve iyi ve kötü ayrımını yapabilecek bir kapasiteye sahiptir.

Son olarak çocuklar için sakıncalı bir kitap fark ederseniz lütfen birilerinin sosyal medyada gündem yapmasını beklemeyin. Son yaşanan birkaç üzücü hadiseden sonra Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu gereği bir ihbar hattı oluşturdu. Bu sayede çocuklar için zararlı olduğunu düşündüğümüz içerikler hakkında gereğinin yapılması için yetkileri harekete geçirebiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?