Mutlak gerçeğe adanmış markalar oluşturmak

Bazı insanlar dünya hayatını oyun ve eğlenceden ibaret zanneder. Bu bakış açısıyla hayatı anlamlandırmaya çalışanlar hiç ölmeyecekmiş gibi dünya nimetlerine tamah eder, bıkmadan usanmadan dünyanın peşinde koşarlar.

Öyle insanlar da vardır ki, bezm-i elest’te âlemlerin Rabbine verdiği sözü, Allah-u Teâlâ ile yaptığı anlaşmayı unutmayıp hayatını buna göre şekillendirme gayreti içindedir. Her hal ve şartta bu gayretleri devam eder. İslâm’a hizmet yolunda bıkmadan usanmadan gayret gösterirler. Bunlar için dünya ve içindekilerin geçici nimetler olduğu gerçeği hayatının her döneminde kendini hissettirir. Hayat akışı içinde kendi ikbalinden çok İslâm davasına hizmet aşkı ağır basar ve bu anlayış daha çok çalışmaya, üstün gayrete ve Allah’ın rızasından başka hiçbir ödülün değere layık olmadığına inançla devam eder.

İşte böyle dev adamlar, bir taraftan toplumları etkilerken diğer yandan kendi markalarını oluştururlar. İşte Millî Görüş kavramı böyle bir markadır ve bu özgünlük rahmetli Necmettin Erbakan Hoca’nın zihninden neşv-ü nema eylemiştir. Aslında Millî Görüş, İslâm’ın dünya görüşünün adıdır ve Kur’an-ı Kerim’deki “kul bel millete İbrâhime hanîfâ” ifadesinin özüdür. Kur’an-ı Kerim’deki “Bir de Yahudi ve Hıristiyan olun ki, hidayet bulasınız dediler. Sen onlara de ki: Hayır, biz hak yol üzere bulunan İbrahim’in milletindeniz/dinindeniz, o hiçbir zaman Allah’a ortak koşanlardan (müşrik) olmadı” (Bakara, 135) ayetinde “millet” tabirinin “din yani İslâm” olduğunun farkında olan Erbakan Hoca, bu kavram etrafında başka markalar da oluşturmuştur: “Millî Gazete, Millî Gençlik Vakfı, Millî Nizam Partisi ve Millî Selamet Partisi” gibi.

Ali Nar Hocamızın “İslâmî Edebiyat” markası da böyledir. Hoca, edebiyatın İslâmcasının nasıl olacağını ifade için ortaya koyduğu “İslâmî Edebiyat” tabirini Mayıs 1988’de kurduğu “İslâmî Edebiyat” dergisi ve 1996 yılında Nedim Urhan, Enver Baytan ve Osman Öztürk hocalarla birlikte kurduğu, kamuoyunda “İslâmî Edebiyat Vakfı” adıyla maruf tam adı İslâmî İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı (İSEV)’yla marka haline dönüştürmüştür.

Ülkemizde “İslâmî Edebiyat” kavramını ilk defa kullanan, yaygınlaştıran ve sistemleştiren Ali Nar Hoca’dır. İslâmî Edebiyat kavramını Türkiye’de ortaya atan, çıkarttığı dergiyle, kurduğu vakıfla markalaştıran ve Türkiye gündemine getiren rahmetli Ali Nar Hoca’dır. İslâmî Edebiyat, hocamızın göz bebeğidir, evladıdır. Bu sebeple bu evladını başka bir evladına (bize) emanet ve vasiyet etmiştir.

İnancı, en beliğ şekilde anlatma sanatı olarak edebiyat, İslâm Medeniyeti’nin temel taşlarındandır; medeniyetin ruhudur. Eğer edebiyat, bu ruhu Allah’ın ebedî kelâmı Kur’an-ı Kerim’den ve Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hadis-i şeriflerinden alıyorsa, bu tam mânâsıyla “İslâmî Edebiyat”tır. İşte Ali Nar Hoca da İslâm’ın güzelliklerini topluma telkin için “İslâmî Edebiyat”ı benimsemiş, bu yolla geniş kitlelere mesaj vermek için çabalamış ve Türkiye’de İslâmî Edebiyat’ın öncüsü, üstadı olmuştur.

Eşref Edib’in “Sırât-ı Müstakîm” ve devamı “Sebilürreşâd” dergisi de böyledir. Nûr Suresi 46’ncı ayetteki, “Vallâhü yehdî men yeşâü ilâ sırât-ı müstakîm” ifadesi ile Mümin Suresi 38’inci ayetteki, “Ve kalellezi amene ya kavmit-tebiûni ehdiküm sebîlerreşâd” ifadesinden mülhem bir marka.

Necip Fazıl’ın “Büyük Doğu” markası da öyledir. Ortadoğu ve Uzak Doğu tabirlerin aksine insanlığın doğduğu bölgeyi “büyük” sıfatıyla birleştirerek yeni bir tanımlamadır “Büyük Doğu”. Kavramın yerleşmesi Büyük Doğu dergisiyle takviye edilmiştir. Büyük Doğu Cemiyeti de öyle. Şimdi mirasını Büyük Doğu Yayınları’yla evlatları devam ettirmektedir.

Mehmed Şevket Eygi’nin Bedir Gazası’na atıfla oluşturduğu “Bedir Yayınları” markası da böyledir. Eygi’nin Yeni İstiklal, Bugün, Babıalide Sabah, Büyük Gazete, Ayasofya gibi başka markaları da vardır. Bunlardan “Yeni İstiklal ve Babıalide Sabah” var olan markaların devamı olsa da “Bugün, Büyük Gazete ve Ayasofya” gibi markaları kendine aittir ve bir dönemi etkilemiştir.

“Diriliş” kavramı da Sezai Karakoç’un ortaya koyduğu bir markadır. Diriliş dergisi ve Diriliş Partisi’yle marka iyice yerleştirilmeye çalışılmış. Bunlar olmasa bile Sezai Karakoç’la “Diriliş” markası bütünleşmiştir.

Daha nice markalar nice dev adamlarla vücûd bulmuştur. Bazen marka, bazen üreticisi bazen de her ikisi ön plana çıkar, bütünleşir. Oluşturulan marka, iyiye, güzele, mutlak gerçeğe yani Allah (C.C.) rızasına hizmet ediyorsa amacına ulaşmış demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?