Geri zekalılık

Gerçekten şaşkınız.

Bu günlerde AKP yöneticilerinden kime mikrofon tutup, 9 sene önce ittifakla, hatta muhalefet partilerinin de ittifakı ile kabul edip, toplumumuzda bunca tahribatı yapan “ İstanbul Sözleşmesi’ni” sorsanız, üç aşağı beş yukarı aynı cevabı veriyorlar:

“Biz farkına varmadan, anlayamadan kabul etmişiz. Bizim niyetimiz gayet iyi idi. Kadına karşı şiddeti önleyecek diye imzamızı attık ama içinde toplumumuzu tahrip eden ve bizim yapımıza uymayan maddeler varmış. Sonradan fark ettik!”

Süphanellah!

Yahu kardeşim, o dediğiniz maddeler sözleşmenin içine gizlenmemiş ki. Aşikar olarak yazıyor. Hem de kaç madde halinde. Bunları bırakın bir milletvekilini, bir hukukçuyu, bir sosyoloğu ya da pedagogu; dağdaki çobana okutsanız şıp diye anlar.

Anlayamadık, fark edemedik diye bir mazerete sarılmakla milleti geri zekalı olarak kabul etmiyorsanız, bu sözleşmeyi tercüme edenleri mi geri zekalı olarak lanse etmek istiyorsunuz? Avrupa Birliği üyesi 13 ülke temsilcileri ile aylarca oturup müzakere edip, ön imzasını atıp, ilgili bakanlığın gündemine alanlar mı geri zekalıydı? İlgili Bakan Nurettin Canikli bu sözleşmeyi T.C Bakanlar Kurulu’na getirirken, okumamış anlamamış olabilir mi? Bakanlar Kurulu, bu içinde ifsatlar bulunan sözleşmeyi müzakere ederken, anlayamayacak kadar zeka zaafı içinde oldukları düşünülebilir mi? Bu ifsat sözleşmesi TBMM Başkanlığı’na sevk edilirken ve zamanın başbakanı da bu sevk evrakına imzasını atarken zeka problemlerinin olabileceği düşünülebilir mi? TBMM başkanı ve personeli okuduğunu anlayamayacak kadar problemliydi mi demek istiyorsunuz? Kelli felli hukukçu, sosyolog ve işin ehli milletvekillerinden oluşan ihtisas komisyonu üyelerinin, bu ifsadın farkına varamayacak kadar geri zekalı olduklarını iddia edebilir misiniz? İttifakla “evet” oyu veren bunca iktidar ve muhalefet milletvekilleri akıl malülü idi mi demek istiyorsunuz?  Bu ifsat belgesini tasdik edip etmeme yönünden inceleyen Cumhurbaşkanlığı’ndaki konunun mütehassısı danışmanların geri zekalı oldukları söylenebilir mi? İmzasını atıp tasdik eden Cumhurbaşkanı, bu ifsat sözleşmesini okumamış ya da anlamamış olabilir mi? Haşa!

Anlayamadık, kelimesinin ne anlamlara geldiği hiç düşünmez misiniz?

Yahu böyle bir şey olabilir mi?

Neden doğruyu gizliyorsunuz?

Bu ifsat sözleşmesini ve buna dayanarak önerilen kanunları  ittifakla çıkarırken, on binlerce yuvanın dağılacağını, öfke selleri oluşup kadına şiddetin ve cinayetlerin patlama yapabileceğini, boşanmaların artıp evliliklerin azalacağını, aile içinde ahlak ve dini kuralların “kökünün kazınacağını”, cinsel tercih adı altında kepazeliklerin alenileşip devlet güvencesine alınacağını, “partnerlerin” aile bireyi olarak kabul edileceğini, ömür boyu nafaka kabusunun insanları intihara sürükleyeceğini, çocukların sokağa düşeceğini, hukukun içinde kalarak erken evlilik yapmış ve nikahını da devletin kıymış olduğu genç erkeklerin yıllar sonra hapislere tıkılacağını, yıllarca zindanlarda kalacaklarını, yuvalarının darmadağın olacağını, parmak kadar kız çocuklarının bile “kadın” kabul edilip, bir çok rezalete kapı aralanacağını, velhasıl toplumun çekirdeği ailenin çökmeye başlayacağını bile bile bu ifsat belgesini kabul ettiğinizi neden saklıyorsunuz? İtiraf ederseniz tekrar seçilemeyeceğinizden mi korkuyorsunuz? 

Şimdi milletin feryadına dayanamadığınızdan, bu ifsat belgesi olan “İstanbul Sözleşmesi’ni” feshedip de, bu ifsadı yürüten ilgili kanunlara dokunmayarak, ailenin çöküşünün devam etmesi ama milletin bir daha yanıltılarak her şeyin düzeltilmiş olduğu zehabına kapılmasını sağlamaya çalışmakla, yeni “zeka oyunları” içine girdiğiniz fark edilmiyor mu sanıyorsunuz? Zaten “feminizm” hastalığı ile malül bulunan bir cenahınız bunu açık açık ifade ederken, milleti anlamaz kabul edip, geri zekalı seviyesine indirdiğiniz fark edilmez mi sanıyorsunuz?

Baylar, bayanlar! Başta 6284 sayılı kanun, zina serbestisi kanunu, domuz serbestisi, lanetli fiil ve faillerinin önünün açılıp devlet güvencesine alan düzenlemeler ve aile düşmanı diğer mevzuatı bir an önce değiştirip, yıktığınız değerleri yerine ikame etmedikçe görevlerinizi yapmış olmayacaksınız!

Yıktığınız değerleri onarmaya bakın!

Lütfen kimsenin zeka seviyesiyle alay etmeyin!

İNATTAN DÖNÜN

Yıkımlarını görün artık dünün,

Gereği var mıydı bunca ödünün?

Aile bağlarımız çatırdıyor;

Gitmeden düzeltin, inattan dönün!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?