Reklamı Kapat

Değer mi?

İnsanlar çoğu zaman önlerine konulan ve onlara bakmaları söylenen yerlerden bakarak meseleleri ele alırlar. Bu sıkıntılı bir bakıştır. Ve bakanı çoğunlukla aldatan ve hayal kırıklığına uğratan bir bakıştır. Bundan mülhem genellikle fikri sanılan çatışmaların arkasında, basit kişisel hesaplaşmalar ya da tatminsizlikler bulunur. İşte bu durum daha çok geçmiş bağlar ve ortak birtakım zamansal düzlemler üzerinden iletişim kurarak sanki birlikte bir yol alınabilecekmiş gibi bir intiba ortaya çıkartılır. Hastalıklı bir yaklaşımdır. Çünkü hiçbir taviz; bir garibanın, yoksulun sesine ses olmaktan daha kıymetli değildir. Bir bakıma böylesi bir yaklaşım senin de kendinden vazgeçmen anlamına gelir.

Bu nedenle sadece bir geçmiş üzerinden meseleleri değerlendirmek ne kadar yersiz ise sana benziyor diye seninle hiçbir ortak noktası kalmamış birinin emellerine alet olmak da o kadar yersizdir. İnsan meselelere ilkesel olarak yaklaşır ve temel değerler ortak nokta olur ve yine ilkeler etrafında yol alır. Bu noktada ilkeleri öne çıkaran değerlere sadakat duyan senden farklı olsa da hakikate varmak için birlikte yol alınır. Bu yüzden benzerliklerin ördüğü kirli, karanlık bir menzildense yolda olmanın ve ilkeleri etrafında temiz ve onurlu bir yürüyüşü, yanlışlıklarla mücadele hali her şeyden daha üstün ve de kıymetlidir.

Böylesi kıymetli bir mücadele verenlere ve ilkelerinden taviz vermeden ilkeleri ile yol alanlara atılan hiçbir çamur, kir tutmaz. Çünkü hakikat ile yol alanların üzerinde kir çamur durmaz. Onlar kendileri için değil daha çok öteki için ve de mazlumlar, garipler için yoldadırlar ve yol her türlü kiri, çamuru temizler. Bu yüzden de nefret, tarafgirlik, düşmanlık, kin, hırs gibi duyguların uzağındadırlar ve aslolan sevgi ve şefkat ile adımlarını atarlar. Farklılıkların zenginliğinde, ilkeler etrafında her şeyi şekillendirirler ve güçlerini buradan alırlar. Oysa sadakat ve ihanet sarmalından sadece körlük hâsıl olur, hiçbir kötülük, yanlışlık görülmediği gibi bunlarla mücadele de edilmez, zahmetsiz ne varsa onlara tamah ederler. Çünkü kendinden vazgeçmenin bedeline rızadır bu.

Nihayetinde sesimizi duyacak kimsenin kalmaması ne kadar ürperticidir. Hele bir de insanların sesinin, soluğunun bir adım öteye ulaşamadığı bir zamanda acıyı görememek ve acıya sebep olanların minderine bağdaş kurmaktır. Çığlığın bile fersiz kaldığı bir noktaya ulaşmaktır. Çoğunluktan yana değil hakikatten yana olmak düsturunu terk etmektir. Bu acıyı görememektir. Soğuk, ürpertici bir hayaldir.

Kendi açmazı içerisinde sıkışıp kalanların var olmak mücadelesini vermelerini beklemek büyük bir hayal karıklığıdır. Çelişkileri asmak şöyle dursun çelişkileri meşrulaştırmak için her türlü yola müracaat edenlerin içinde bulundukları hali sorgulamak onunla yüzleşmek gibi bir kabiliyetleri olamaz. Aslında bir şekilde erteledikleri her sorundan kaçarak cevaplardan mahrum kalırlar. Nitekim bütün bu olup biten her şeyin yanında zihnin bir köşesinde diri bir şekilde şu soruyu taşımak gerekiyor: “Her şey olup bittikten sonra elde edilenler, feda edilenlere değer mi?” Hoşça bakın zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?