Reklamı Kapat

Berat, bir muhasebe gecesidir

Bismillâhirrahmânirrahîm;

BU gece, mübarek Berat Kandili’ni idrak edeceğiz. Allah’a hamdolsun! Ramazan ayının başlangıcına çok yaklaştığımızın da müjdecisi… Berat, “berâet” kelimesinin kısaltılmışıdır. Berat, kelime olarak “borçtan, suçtan, cezadan, hastalıktan kurtulma” gibi anlamlara geliyor. Arınma, hayır ve bereket gecesidir. Bu gecede melekler, görevleri ile ilgili bilgileri Allah’a arz ederler. Gelecek Berat Gecesi’ne kadar olacak şeyler görevli meleklere bildirilir.

Rabbimiz buyurur: “Şüphesiz Biz Kur’an’ı mübarek bir gecede indirdik. O gecede her hikmetli iş ayırt edilir” (Duhan, 3). Rabbimiz berat gecesini “mübarek” sıfatıyla anlatır ki, “hayrı, bereketi çok” demektir. Kadir Suresi’nde de Kur’an’ın Kadir Gecesi’nde indirildiği anlatılır.

Yaygın görüş şöyledir: “Allah, Kur’an’ı toplu olarak Levh-i Mahfuz’dan Kâbe’nin üstündeki Beyt-ül Ma’mur’a (dünya semasına) Berat Gecesi’nde indirdi. O yüzden bu geceye “inzal gecesi” de denir. Dünya semasından yeryüzünü aydınlatmaya başlaması ise Kadir Gecesi’nde başladı. Parça parça indirilme vahiy yoluyla 23 senede tamamlandı.

Her hikmetli işin ayırt edildiği Berat Gecesi tam anlamıyla bir muhasebe gecesidir. Berat, bize yaptığımız her amelin kayıt altında olduğunu hatırlatmaktadır.

Muhasebe, ileriyi görmektir. Gafletten uyanmak; günahların, hataların farkına varmaktır. Çünkü “Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli değildir” (Al-i İmran, 5). Hesaba çekilmeden önce nefsimizi hesaba çekmeliyiz. Hz. Ömer’in (r.a.) her gece yatağa girerken, kendisine, “Bugün Allah için ne yaptın?” sorusunu yönelttiği gibi. 

AF VE RAHMET GECESİ

HZ. Aişe (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz (s.a.v.) bir gece kalktı. Namaz kıldı. Secdeyi o kadar uzattı ki, secdede öldü sandım. Bunu görünce kalktım. Elimle ayağına dokununca kımıldadı. Sevindim ve yerime döndüm. Secdede şöyle niyaz ettiğini duydum:

“Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana, senden yine sana sığınıyorum. Şanın yücedir. Sana yaptığım senayı, senin layık olduğun senaya denk bulmuyorum. Sana gereği gibi hamd etmekten acizim.”

Başını secdeden kaldırıp namazı bitirince; “Ey Aişe! Allah’ın Resulü sana haksızlık mı edecek sandın?” buyurdu. Ben; “Hayır, vallahi ya Resulellah, öyle sanmadım. Ancak, secdede uzun süre kaldığın için ‘öldün’ sandım” dedim. Bunun üzerine Peygamberimiz:

“Bu gece hangi gecedir biliyor musun?” dedi.

“Allah ve Resulü daha iyi bilir” dedim.

Peygamberimiz; “Bu gece Şaban’ın 15. gecesidir. Allah Şaban’ın 15. gecesinde kullarını rahmetiyle tecelli eder. Af dileyenleri bağışlar. Merhamet isteyenlere rahmet eder. İçine kin bürümüş olanları ise, kendi hallerine bırakır” (Tergîb ve Terhîb, C. 2, Sh. 119, 1968, Beyrut).

Rabbimiz, hikmet ve sırlarla dolu olan Berat Gecesi’ni anlatırken, apaçık kitaba yeminle başlar. Bu durum, bu gecenin değerini ortaya koymaktadır. Kitap için “mübîn” (apaçık) ifadesi kullanılmaktadır ki, “anlatımı güzel, ifadesi parlak” demektir. Bize böyle bir gecenin ihsan edilmesinden dolayı Allah’a şükredelim. Çünkü şükür nimeti artırır.

BU GECEDE NE YAPALIM?

BU gece, geride bıraktığımız ömrümüzü nasıl geçirdiğimizi göz önüne getirelim. Günahlarımızı hatırlayalım. Allah’ın bize emanet ettiği, “Anne-babaya; akrabaya; yakın komşuya; uzak komşuya; yoksula; yolda kalmışlara; yakın arkadaşlara; hizmetçi, işçi gibi elimizin altına bulunanlara” (Nisa, 36) karşı görevlerimizi yapıp yapmadığımızı düşünelim. Ferdi ibadetlerimiz konusundaki durumumuzu kontrol edelim.

Biz bir ümmetiz. Müslümanlar olarak kardeşler topluluğuyuz. Allah müminleri birbirine kardeş yaptı (Hucurât, 10). Efendimiz (s.a.v.) kardeşlik görevimizi hatırlatır: “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez.  Yardımsız bırakmaz. Düşmanına teslim etmez” (Buhârî).

Dünyadaki Müslümanların durumunu düşünelim. İçlerinde yakılanlar, sopayla öldürülenler, kamplarda çürütülenler, zindanlarda işkence yapılanlar, namus ve iffetine tecavüz edilenler, iç çatışma ve savaşlar yüzünden ülkesini terk etmek zorunda kalanlar, bu göç sırasında bebeklerinin cesetleri sahillere vuranlar, daha niceleri var. “Kendi nefsi için istediğini, kardeşi için de istemeyenler kâmil mümin olamaz” (Müslim). Bu gece bunları da tefekkür edelim.

Dünyanın faniliğini bilelim. Bir gün, yaptıklarımızdan, yapmaya gücümüz yettiği halde yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğiz. Halimize şükredelim. Şükür, nimetin Allah’tan geldiğini bilmektir. Kanaat, Allah’ın kuluna ayırdığı rızk taksimatına razı olmaktır.

Üstünlüğünü Kur’an’dan alan Berat Gecesi’nin kıymetini bilelim. Beratımızı alabilmek için, bu gece Allah’ın bize yüklediği kulluk görevlerimizle ilgili olarak muhasebemizi yapalım. Bütün kardeşlerimin Berat Gecesi’ni tebrik ediyorum. Hayırlara vesile olsun inşallah!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?