Fesih Ertesi

Vay efendim sen nasıl çekilirsin, vay yandık bittik! Üstelik tek başına karar vererek nasıl çekilirsin, nasıl feshedersin! Neden “Avrupalı dostlarımıza” sormazsın, neden korkmazsın! Vay feshetti hemen sokaklara koşalım, gösteri yapalım, hakaret edelim, vay vuralım kıralım! Hemen mor bayrakları alıp koşalım! Koşalım dağlar aşalım! Sözleşme gitti hayat bitti! İlle de geri gelsin sözleşme! Sözleşme olmazsa hayat biter, hayat kaçar, hayat uçar, hayat ne yapacak! Nerede yatacak hayat, nerede kalkacak!

Kestirmeden söyleyelim; Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmekle önemli bir adım attı. Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi, Cumhurbaşkanı’nın önemli icraatlarından biri oldu. Ülke olarak tam bağımsızlığa giden bir hareket olduğu için bizce çok önemlidir. Türkiye’de Müslümanların istediği bir adım atıldı. Bu adımın iyi değerlendirilmesi lazım. Bir ileri iki geri gitme durumu olmamalı. İstanbul Sözleşmesi feshedilip Ankara Mutabakatı adı altında daha berbat bir sözleşme ya da düzenleme kesinlikle yapılmamalı. Mutabakatla daha kötü bir düzenleme yapılırsa Müslümanlar açısından büyük hayal kırıklığı olur. İktidar ilk defa doğrudan Müslümanları dinledi, bu iyi. Türkiye, halkı Müslüman bir ülkedir. Bu topraklar Müslümanlarındır, bu topraklarda Müslümanların dediği olmalı.

Türkiye’deki Müslüman düşmanları hemen sokaklara koştu; pankart ve mor bayraklarla gösteri, taşkınlık, tehdit, neredeyse sözleşmeye karşı olan herkesi bir kaşık suda boğacak hareketler yaptılar. O nasıl kin ve nefret. Sözleşmeyi neden istedikleri böylece ortaya çıktı; Müslümanlara olan kin ve nefretlerini ortalığa saçtılar. Söylemek bile fazla, İstanbul Sözleşmesi doğrudan Müslüman aileyi dağıtmayı hedef alan bir sözleşmedir. Yaklaşık on yıldır Müslüman aileleri dağıtmayı ‘başarı ile’ sürdürenlerin elinden gerekçesi alınınca soluğu sokak ve meydanlarda alıp Müslümanlara hakaret etmeye, aşağılamaya başladılar. Sözleşmenin sahiplerinin kimler olduğu da böylece ortaya çıktı. Sözleşmenin sahibi Müslüman olmayanlardır.

Ülkemize düşman olanları anladık da Türkiye’nin ana muhalefet partisi yetkilileri sözleşmeye neden sahip çıkıyor, yoksa Türkiyeli değiller mi? İlginç savunma dahası savrulma var. Uluslararası bir sözleşmeden çekilen kararı imzalayan Cumhurbaşkanı’nı TBMM’nin üstünde bir karar almakla suçluyorlar. Yahu bu muhalefet oldukça iktidar ölünceye kadar iktidarda kalır. Mantığa bakın; ülke ve millet için Avrupa’ya karşı alınan kararı Meclis’e sormadın diye eleştiriyor. Yani evin dışındaki düşmanla uğraşana evin içindeki küçük bir prosedürü neden yerine getirmediği soruluyor. Uluslararası hukukla uğraşana yerel tüzüğü aştın diye eleştiri yöneltiliyor. Sadece bu basitlikte kalmıyor muhalefet. Ülke olarak modern dünyadan dışlanılacağını söylüyor. Bu muhalefet müstemleke kafasında. Bu kafa iktidarı hep iktidar yapıyor. İktidara karşı olan bile bu kafayı görünce hiç yoktan iyidir diye düşünüyor iktidar için. Muhalefetin modern dünya dediği dünya Suriye’de binlerce kadını ve çocuğu katletti, katlediyor. Modern dünya, dünyanın çeşitli yerlerini işgal ederek kadınları ve çocukları katletti, katlediyor, katledemediklerini yerinden yurdundan ediyor. Modern dünya denilen dünya katiller sürüsüdür. Bunları görmeyen ya da görmek istemeyen muhalefet, katiller dünyasını matah bir şeymiş gibi modern dünya diye savunuyor. Bu çok vahim bir durum.

Türkiye tam bağımsız olması için Müslümanlara karşı yapılmış bütün sözleşmelerden çekilmelidir!  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?