Reklamı Kapat

Sait Bilgili kardeşimin hatıraları

Bütün dünyaya olduğu gibi bizlere de musallat oldu.

Pandemi ana başlığı altında koronavirüs ( Kovid-19) denilen salgını kabul etmeliyiz ki toplumsal hayatımızda büyük yaralar açtı.

Biz 65 yaşından büyükleri yaklaşık 13 aydır eve kapattı, hayatımızı kısıtladı. Bu arada öteden beri alışkın olduğumuz ve hayatımızın bir parçası olan sosyal etkinliklerimizi aksattı ya da engelledi. Tabi bu faaliyetlerimizi internet ortamında sürdürmeye çalışmak en azından bir ikame metodu olması hasebiyle iyi bir gelişme kabul etsek bile, yüz yüze faaliyetlerimiz gibi verim ve zevk veremedi, veremiyor.

Çok miktarda eşimiz, dostumuz, kardeşimiz, ahbabımız, komşumuz, gerek bu hastalıktan, gerekse başka sebeplerle vefat etti. Bunların cenaze namazlarına iştirak edemedik, ziyaretlerine gidemedik, aile ve yakınlarının acılarını giderek paylaşamadık. Bunun üzüntüsü bizde büyük oldu. Başka şehirlerde vefat etmiş bulunan yakınlarımızın cenazesine katılım için engeller konuldu, akrabalık ilişkilerimiz aksadı.

Önden Hakk’a uğurladığımız insanları tek tek anarak hatıralarını tazelemek çok güzel olurdu. Ama buna imkânımız elvermiyor. 15 yıllık komşumuz ve bizde silinmez izler bırakan M. Sait Bilgili kardeşimi anarak ve hatıralarını dile getirerek diğer yakınlarımız adına sembolik de olsa bir vefa görevi yapmış olacağız.

Sait Bilgili kardeşimiz inşaat mühendisi olup, evliyalar yatağı Siirt eşrafından birisi idi. Ta bağımsızlar hareketinden beri Erbakan Hoca’mızı takip etmiş, Milli Görüş ekolünü candan benimsemiş bir kardeşimizdi. Kendisi bu hususta şöyle yazmıştı:

“Sene 1969, genç ve toyduk, renksizdi yolumuz,

Liderimiz uyandırdı bizi, Milli bir Nizam’ı anlatarak.

Türkiye'de sanayi devrimini başlattı önce ahlakla,

Dünyayı ayağa kaldırdı, Kıbrıs’ın fethi ve İSEDAK’la…”

Bilgili kardeşimiz Milli Görüş hareketini sadece takip etmekle kalmamış, taşın altına elini de sokmuş, gerekli desteği bedeni ve mali olarak yerine getirmişti. Bulunduğu mühim görevlerden feragat ederek, Milli Görüş Siirt teşkilatının önemli yüklerini sırtlanmıştı. Erbakan Hoca’mızın parmağının koptuğu o kazadan önce kendisine yapılan teklifleri kabul ederek, Siirt’ten milletvekili adayı olarak Refah Partisi’ni temsil etmiş, Türkiye genel barajı geçilemediği için, Siirt’te barajı aşan oy alınmasına rağmen seçilmiş sayılamamıştı. O günleri de şu mısralar ile anlatıyordu:

“Sene 1987 bundan yıllarca evvel,

Hocamızın yaralıydı gönlü ve eli,

Davadan kaçmıştı iyi günlerin eli

O asla yılmadı, yetiştirdi milli genç nesli,

Yanındaydı talebesi mühendis Sait Bilgili…”

Sait Bilgili Siirt’te yıllarca ve İstanbul’da Erbakan Hoca’mızın tensip buyurması ile bir dönem Bayındırlık İl Müdürü olarak çok başarılı hizmetlere imza atmıştı.

Erbakan  Hoca’mızın emriyle yine Saadet Partimizde milletvekili adayı olarak görevine devam etmişti.

O günleri de şöyle anlatıyordu:

“Sene 2000 tarih tekerrürden ibaret derler,

Bu günde davayı bölüp gitmek isterler,

İşte meydanda hazırdır gerçek erler,

Milyonlarca insan hocamızdan ferman bekler,

Âlem-i İslam'ın başında olsun diye niyaz ederler…”

Gerek kendisi gerek Bilgili ailesi Milli Görüş davasının yılmaz ve dönmez savunucu ve hizmetkârlığını yapmışlar ve yapmaya da devam etmektedirler. Komşuluğumuz sırasında bizler Ankara’daki görevlerimize gidip döndükçe, Erbakan Hoca’mızdan, Milli Görüş davamızdan ve o toplantıya katılan kendi kardeşi Abdullah Bey’den ve yakınlarından havadis öğrenmek için bizi mutlaka arar ve takip ederdi. Moral ve motivasyon desteğini hiç eksik etmezdi.

En önemli bir husus da, yaklaşık 15 yıl Sait kardeşimizle kapı bir komşuluk yapmış olmamızdır. Ailece komşuluğuna doyum olmayan bir kardeşimizdi. Ailelerimiz o yıllarda adeta iç içe, sevinci ve kederi bölüşerek yaşadı diyebiliriz. Yine bu pandemi döneminde evladının genç yaşında vefat etmiş olması onu büyük bir üzüntüye sürüklemişti.

Milli Görüş camiası olarak başımız sağ olsun. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Diğer evlatlarından rahatsız olanlara da bir an önce acil şifalar diliyoruz.

Sait Bilgili ve onun gibi vefalı birçok dostu önden gönderdik. Hepimiz mutlaka bir gün o yoldan geçerek asıl menzilimize gideceğiz. Duamız odur ki, cennette hep beraber vuslat yaşayalım.

Bizi sosyal hayatımızdan ve birçok faaliyetten koparan “pandemibelası”nı bir an önce ve sağlıkla atlatmamızı Allah’tan niyaz ediyoruz.

Allah ayaklarımızı Hakk’ın yolunda sabit kılsın.

ÖLÜMSÜZLÜK

Hayatla ölüm dizilmiş,

Aynı ipe ilmek ilmek;

Ölümsüzlüğe yazılmış,

Tek çare var, bir kez ölmek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Adil Gülseven - Allah rahmet eylesin, cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin. Yakınlarına sabr'ı cemil ihsan eylesin Rabbim.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Mart 15:16


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?