Tedbir; fakat hep birlikte!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Virüs etkisini sürdürüyor. Günlük, vaka sayısı 20 bini; ölen insan sayısı 80’i geçti. “Gerçekçi tedbirler” almak zorundayız. Şahıslara göre değişen tedbirler halkımızı rahatsız ediyor. Virüs yüzünden hepimiz tehdit altındayız. Öyleyse; tedbiri de “hep birlikte” alacağız.

Korku ve paniğe gerek yok. Olacak olan olur. İnsana düşen tedbiri elden bırakmamak! Önümüzde, geçtiğimiz sene yaşadığımız örnekler var. Haziran ayına kadar tedbir konusunda iyi bir sınav verdik. Kovid-19’dan ölen insan sayısı 10’lu rakamlara kadar indi. Ancak, yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte, durum değişti. Sanki virüsü unuttuk.

Caddeler, sahiller, düğünler, kalabalık toplantılar… Mesafe kavramına dikkat edilmez oldu. Giresun’un Dereli ilçesinde sel felâketi olmuştu. Bir siyasi parti genel başkanı mesafeyi yok sayarak miting yaptı. Dahası, araç üzerinden halka çay paketi atarak, belki 20’er kişinin birbiriyle çarpışmasına yol açtı. “Yönetici böyle yaparsa…” diyenler oldu.

Tedbirsizliğimizin faturasını, günlük ölen insan sayısının 250’li rakamlara kadar yükselmesiyle ödedik. Bunca canlar gitti. Yeniden tedbirler, kısıtlamalar dönemi başladı. Ölen insan sayısı 50’li rakamlara düştü. Fakat Şubat ayının girmesiyle tedbiri bir tarafa bıraktık. Hükümet partisi Karadeniz’in sahil illerinde, salonları lebalep dolu kongrelerle övünmeye başladı. Samsun’dan Rize’ye, sahil illerimizde virüs yükselişe geçti.

Şubat’ın son iki hafta sonunda sokağa çıkma yasağına rağmen parklar, caddeler insan doluydu. Hükümet kendisi uymadığı için, yasağa uymayanlara bir şey diyemedi.

ARTIŞIN ÖNÜ ALINSIN

ÖZELLİKLE Mart başından bu yana virüs yeniden yükselişte. Hükümet bu artışı durduracak önlemler alamadı. Mart ayı için planlanan MHP ve AKP genel kongrelerinin tedbirleri geciktirdiği yolunda yorumlar yapıldı. Uzmanlar uyarılarını sürdürdü.

Vakaların artışı karşısında Iğdır Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, “Acil durum ilan edilmesi” teklifi yaparken; Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, “İki ayda geldiğimiz yolu, bir haftada geri gittik. Vatandaşlarımızdan tekrar tedbir istiyoruz” (17.03.2021) açıklamasını yaptı. “Kontrollü normalleşme” derken ipin ucunu kaçırma noktasına doğru gidiyoruz. Virüsün bizi teslim almasına izin veremeyiz.

Virüs; yönetici, halk; zengin, fakir demeden herkese bulaştığına göre, kurallara uymakta hepimiz “eşit”iz. Konya’da Mevlâna bölgesi esnafı, “Dükkânlarımız bir an önce açılmalı” deyip masa, sandalye yakarak hükümeti ve belediyeyi protesto etti: “ AK Parti kongreleri lebalep dolu iken, virüs yalnız esnafa mı var?” (18.03.2021)                   

Tedbirsizlik, aylarca pek çok şeyden mahrum kalarak kazandıklarımızı kısa sürede yok ediyor. Virüs bitene kadar tedbiri elden bırakamayız. Yöneticiler, bilim kurulu üyeleri, halk hep birlikte hareket etmeli; virüsü yenmeliyiz. Bu konuda “toplumsal bilinç” oluşturulmalı.

Tedbirler kurallara uyulmayan alanlara yoğunlaşmalı. Meselâ; İç İşleri Bakanı, “Cami cemaati kurallara yüzde yüz uyuyor” derken; Sağlık Bakanı, “Kurallara en çok dikkat edenin 65 yaş üstü grubu olduğunu” açıkladı. Bu gruplara teşvik edici ferahlıklar getirilmeli.

DEVLET ÖRNEK OLMALI

VİRÜS var diye eğitimi askıya almak doğru değil. Bunun acı faturasını toplum olarak birlikte öderiz. Eğitimsizliğin sonu karanlık dünyadır. Ancak, ciddi tedbirlere sarılmak şart! Okullarda “örnek uygulamalar” başlatılması mümkün. Sağlıkçılara yaptığımız gibi, devlet ve halk olarak eğitim camiasını motive etmeliyiz.

Her okulda müdür, müdür yardımcıları, sınıf öğretmenleri ve sınıf başkanları var. Geçmekte olduğumuz süreç hepsine samimiyetle anlatılmalı. Anlayış, duyarlılık ve görev istenmeli. Birlikte hareket etmemizin “millî bir görev” haline geldiği vurgulanmalı. Birlikteliğe öğrenci velileri de katılmalı.

Yapısı ve amacı bakımından böyle bir çalışmaya en yatkın kurum okullardır. Okullar eğitim-öğretim yuvalarıdır. Öğrencilere olağanüstü durumlarda yapılması gerekenler öğretilmelidir. Okullardaki başarı, Türkiye genelini de etkiler. Olağanüstü dönemde böyle bir fedakârlığın yapılması gerekli! Zaten öğrenciler, varlıklarını milletimize adadıklarını söylemiyorlar mı?

Doğru bir adım atabilmek için önce samimi olmalı, yanlış ve eksikliklerimizi kabul etmeliyiz. Bu konuda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya teşekkür ediyorum. Devlet erkânı ve kendisinin de bulunduğu merhum Emin Saraç hocanın cenaze töreninde kurallara uyulmamıştı. Bu konuda çok şikâyetler geldi. Sağlık Bakanı da yapılan kuralsızlıktan dolayı herkesten özür diledi. Bu, beklenen bir samimiyet örneğiydi.

Türkiye birçok ülkeden daha iyi durumda! Bu yetmez. Biz Türkiye’yiz. Can tehlikesinin bulunduğu bir konuda kendi rekorumuzu kırmak zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nurettin Gedikoğlu - Eyvallah hocam evet devlet örnek olmalı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Mart 10:12


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?