“Fırtınalara yön veren kelebeklerin kanat çırpışıdır”

“Fırtınalara yön veren kelebeklerin kanat çırpışıdır” ifadesi rahmetli Erbakan Hocamın şiar edindiği bir söylemdi. Bilirsiniz kelebekler oldukça naif varlıklardır ancak bir araya gelip hep beraber kanat çırptıklarında en keskin, en şiddetli rüzgârları dahi etkileyerek yön verebilirler. Tefrika hastalığına tutulan Müslümanlar da tıpkı rüzgâra yön veren kelebekler gibi hareket edip, azimle yola devam ettiklerinde kendilerine reva görülen esaret zincirleri bir bir kırılacak ve özgürlüğün kapıları sonuna kadar açılacaktır. Rahmetli hocam, “Kalkma şansımız yok” deyip yılgınlık yaşayan Müslümanları bu söylem ile dirilişe davet eden bir dava insanıydı.

Erbakan Hoca’mız Batı’nın İslam coğrafyası üzerindeki emellerine karşı, maddi ve manevi kalkınmanın esas alınması gerektiğini, bunun da Müslümanların bir araya gelip dayanışma ruhu oluşturmaları ve onurlu bir iç ve dış politika modeli üretmeleri ile mümkün olabileceğini ifade etmişti. Batı’nın Müslüman toplumlar için yapmış olduğu konumlandırmaları, gündemde tuttuğu paradigmaları ve İslam dünyası adına aldığı hain kararları reddetmiş,  bunun yerine milli ve manevi değerlerin esas alındığı özgür ve güçlü bir siyasi vizyon üzerine yoğunlaşmıştı. Türkiye’nin ağır vesayet altında olduğu bir süreçte elbette bu kolay olmamıştı. Nitekim Müslüman halkların başlarına kendi değerlerine sırt dönmüş, Batı özentisi içinde olan yöneticiler getirilmiş ve öz değerlerine sahip çıkan kişiler hem içeriden hem dışarıdan kuşatılmıştı. Erbakan Hoca’mız, iç ve dış baskılara maruz kaldığı halde umut, mücadele, azim ve teslimiyetinden ödün vermemiş ve davanın yükünü yol arkadaşları ile birlikte sırtına almış ve yürümüştü.

Batılı devletlerin kendi çıkarlarını korumak için kurdukları sistemin bir Hıristiyan birliği olduğunu ifade eden hocam, Müslüman ülkeler arasında da ekonomik, siyasi, askeri, kültürel bir işbirliğinin sağlanmasının ve farklı alternatif ittifakların geliştirilmesinin şart olduğunu savunmuş ve İslam birliğinin kurulmasını kuvvetle vurgulamıştı.

Kendileriyle yüzleşmekten kaçınan kardeşlerimiz her ne kadar biz tarihe yön vermiş bir toplumuz deyip atalarımızın başarıları ile iktifa etseler de bugün içinde bulunduğumuz durum pek de iç açıcı değil. İşgal edilen kaynaklarımız, değerlerimiz ve onurumuz ve geleceğimiz bizi gün geçtikçe daha da çelimsiz kılıyor ve en temel haklarımızı dahi savunamaz hale geliyoruz.

Soğuk savaş sürecinde Sovyetlerle ilişkilerin bozulması ve ABD’ye yakınlaşma, akabinde Marshall Yardımları, NATO’ya ve Dünya Bankası’na üyelik hamasi ifadelerle aktarılsa da bu süreç aslında Batı’nın ve ABD’nin esaretine, köşeliliğine boyun eğmekten başka bir şey değildi. Hatırlarsınız Marshall Yardımları ile Türkiye Avrupa’nın ihtiyacı olan gıda ürünlerini bu ülkelere satacak karşılığında onların icat ettiği ağır sanayi ürünlerini satın alacaktı. Bu şekilde ülke kendi yağı ile kavrulma şansını kaybedecek ve köleleşecekti ki, öyle de oldu.   Erbakan Hocamın karşı çıktığı şey buydu, maddi ve manevi anlamda sömürülmek ve Batı’ya bağımlı, edilgen bir topluma dönüşmek onun kabul etmediği bir şeydi. Bütün bu sorunların çözümü için onurlu ve güçlü bir dayanışmanın sağlanmasını yani İslam Birliğ’inin kurulmasını savunan hocam, Türkiye’nin siyasi anlayışına ve dış politikasına farklı bir perspektif getirmiş, siyasi görüşünü şu üç esas üzerine kurmuştu: Kim olursa olsun hakların korunması esas olmalıdır, kardeş Müslüman ülkelerle işbirliği kurulmalı ve geliştirilmelidir,  İslam ülkeleri bilim ve teknoloji sahasında yol kat etmeli ve ayaklarının üzerinde durabilmelidir. Rahmetli hocamın siyasi modeli adaletin İslam coğrafyasına ve bütün dünyaya tesisini öngörmekteydi. O kutlu yolculuğuna hak ve adalet diye başlamış ve öyle de bitirmişti.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nurettin Gedikoğlu - Kardeşim her Müslümanın bu yazının altına imza atması gerekir çok gğzeln bir yazı. Hak razı olsun ancak İslam alemi başta İsrail siyonizmi olmak üzre emperyalist güçler tarafından parçalanmış durumda Hocamın ruhu şad olsun yeri nur mekanı cennet olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Mart 10:10


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?