Bilgi ve hikmet

Öğrenme aşkı ile çok şey bilme tutkusu farklı şeylerdir. Öğrenme aşkında bir takım dünyevi kaygılar yoktur ama çok şey bilme tutkusu baştan aşağı arızalarla doludur. Çok şey bilme tutkusu her konuda konuşmak, yazmak, paylaşmak, bilgiç biri olarak tanınmak, popüler olmak, sürekli övülmek, egoizmin hazzını yaşamak, çok konuşmak az dinlemek ve hatta mümkünse hiç dinlememek, herkese tepeden bakmak gibi anlamlara gelmektedir. Bu rahatsızlık hikmetin, iyiliğin ve faydanın düşmanıdır. Bu tutkuya sahip olan insanlar yüzeysel bilgiye sahiptir. Derinlemesine, üzerine yeni fikirler inşa edecek temelde bir ilme sahip olamazlar. “Bilmiyorum” diyebilmek akıllarından bile geçmez hatta bunu bir aşağılık, alçaklık olarak görürler.

Aşk ile tutku arasındaki ince fark, öğrenip idrak etme ve bir konunun hikmetine vakıf olma ile veri sahibi olma ve istatistikî bilgilerle donanma arasındaki fark gibidir. Adeta bir bilgisayar gibi ya da arama motorunun çalışma biçimi gibi elde edilen verilerle donanmak insani bir durum değildir. İnsani olan bilgiye ve bilginin ardındaki derinliğe yani hikmete ulaşabilmektir. Matematiksel formüller, fizik kuralları gibi şeylerin bilgisine sahip olmak, internete yazılan başlıklarla ortaya çıkan linkleri tıklamak, çok satan kitapları okumak, popüler kişileri takip ve taklit etmek, çok olanın peşinden gitmek, hayatı yapay ve yüzeysel yaşamak, yaşamın anlamından yoksun kalmak demektir. Asıl olan görülen ve bilinen değildir, eldeki bilgi ile akıl yürütmek, kıyas yapmak, mantığımızı çalıştırmak, derinlere dalmaktır.

Bilgi, ilim ve teknoloji dediğimizde ilk düşünülmesi gereken fayda olmalıdır, çıkar değil. Aslında bir işi yaparken öncelikle insanın niyeti önemlidir. İyi niyetin en büyük göstergesi başkaları için faydalı işler yapmaktır. Çıkar, insanın kendini düşünmesiyken fayda başkalarını da düşünmesidir. İlmin faydalı olanının arayıp bulunması Peygamberimizin (s.a.v.) duası ile de sabittir. Bizler, “Allah’ım, faydasız ilimden sana sığınırız” diye dua ederiz. Bilgideki fayda hikmetle ortaya çıkar. Hikmet, bilgi açısından, inanç, düşünce, dil, din, ırk fark etmeksizin diğerleri için olduğunu anlamamızı sağlar. Doğru ve adil bir düzen kurmak için tüm ilimlerin insanlığın ortak faydasını dikkate alarak işlenmesi toplumsal bir ihtiyaçtır. Aksi halde bugünün dünyasında olduğu gibi imkânların çoğuna sahip olan, nefsine ve şeytana yenik düşmüş, ihtirasları bitmeyen zelil bir azınlık insanlığın büyük çoğunluğunun ser sefil yaşamasına sebep olur. Açlık ve susuzluktan ölen çocukları düşünmek şöyle dursun yedi sülalelerinin yiyip bitiremeyeceği servetlerine servet katmak için geceli gündüzlü çalışmaya devam ederler.

Şu yaşadığımız dünyada karşılaştığımız, bildiğimiz ya da bilmediğimiz ne varsa bir anlama sahiptir. Maddi manevi yaratılmış olan şeylerin anlamı hikmet ile kavranır. Hikmet, maddenin üçüncü boyutunun görülmesidir, hikmet çerçevenin dışını görmektir, hikmet bizden gizlenen şeylerin farkında olmaktır, hikmet maddi olandaki manayı kavramaktır. İşte bu derinlik anlayışını ve görüşünü bize kazandıran inancımızdır. İnsanın salt akılla ulaşamadığı bilginin özü olan hikmete ulaşmanın tek yolu İslâm inancıdır. Bu inançtan yoksun bir aklın bugün ne büyük felaketlere imza attığını gözlerimizle görüyor kulaklarımızla duyuyoruz.

Çağımız dünyasındaki adaletsizliği ortaya koyanlar, daha çok kazanmak için insanların gözyaşlarına aldırış etmeyenler, sırf kendi menfaatleri için kan dökmeyi alışkanlık haline getirenler elbette en önemli bilginin ve teknolojinin sahipleri ama inanç ve hikmetten yoksunlar. Bütün insanlığın faydasına işler yapmayı merkezine alan İslâm inancından uzak oldukları için kendi çıkarlarını merkeze alan batıl inançların esiri durumundalar ama şöyle bir gerçek var ki çok çalışıyorlar. Artık gerisini biz düşünelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?