Reklamı Kapat

Çanakkale Destanı ve Koca Seyit’in tok gözlülüğü!

Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü. Mustafa Kemal Atatürk’ten, “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir” emrini alan Mehmetçiğin şehadet şerbeti içmek için düşman üzerine koştuğu yerdir Çanakkale. Akif bu savaşı, “Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı dünyada eşi? / En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, / Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya, / Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya” dizeleriyle tasvir ediyor. Necmettin Halil Onan, Çanakkale Boğazı’na yazılan dizelerinde, “Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın / Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. / Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, / Bir vatan kalbinin attığı yerdir” diyor. 2021 yılını, kabulünün 100’ncü yılı olması vesilesiyle İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy yılı ilan ettik. Zulümlere maruz kalan, peşine hafiye takılan, hain muamelesi yapılan, bu nedenle ömrünün son yıllarını Kahire’de gönüllü sürgünde geçiren, maaşı kesildiği için burada borç içinde yaşayan Akif ‘e bu ihtiramımız yeterli mi sizce? TBMM’de okunup ayakta ve gözyaşlarıyla kabul edilen İstiklal Marşı’mızı yazan Akif, giyecek paltosu olmadığı halde konulan ödülü bağışlamış koca bir yürek; Safahat’ındaki ruhumuza işleyen şiirleriyle Asım’ın Nesli’ni yetiştirmiş keskin bir kalemdir. Bu milletin çektiği acıları tekrar yaşamaması için, “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diyerek Rabbimizden duacı olmuştur. Akif,  Kurtuluş Savaşı’nda Kastamonu Nasrullah Camii’nde verdiği vaazlarıyla cephedeki Mehmetçiğimize cesaret imamlığı da yapmış bir hitabet ustasıdır aynı zamanda. Çanakkale Destanı’nda, “Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! / Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. / Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... / Bedr’in arslanları ancak bu kadar şanlı idi. / Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? / ‘Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın. / Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, / Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber” dizeleriyle şehitlerimizi Peygamberimize emanet ediyor yüce gönüllü şairimiz. Bu vatan, Koca Seyit’in 250 kiloluk gülleyi tek başına topa sokup İngiliz zırhlısını Çanakkale denizinin sularına batırdığı destanı anlayanların vatanıdır. Bu vatan, ayağında çarığı, üstünde libası olmayan Mehmetçiğin düşmanın üzerine şehadet için koştuğu halet-i ruhiyedeki sırra erenlerin vatanıdır.

Bu anıyı yazdım ama günün önemine binaen hatırlatayım. Çanakkale Savaşı’ndan nice sonra Mustafa Kemal Atatürk, Koca Seyit’i görmek için Havran’a gider. Paşa, huzuruna getirilen Koca Seyit’e, “Seyit, sen koskoca bir savaşın seyrini değiştirdin. O zaman ‘Ne istiyorsun?’ dedik. ‘Çift tayın istiyorum’ dedin. İki gün yedin, üçüncü gün, ‘Ben çift tayın yerken kardeşlerimin tek tayın yemesi zoruma gidiyor, boğazımdan geçmiyor’ diyerek iade ettin. Gel sana maaş bağlayalım” demiş. Koca Seyit, “Hayır paşam. Biz o an görevimizi yaptık, maaş için değil” karşılığını vermiş. Sohbet sonrası Koca Seyit kalkıp giderken dönmüş, “Paşam senden tek bir ricam olacak ne dersin?” demiş. Paşa; “Söyle Seyit” demiş. Koca Seyit, “Ben dağlarda keçinin ardında meşe odunu topluyor, ondan kömür imal ediyor, Havran ve Edremit’te satıyorum. Emredersen ormanda ormancılar baltamı almasınlar, bu bana yeter” demiş. Atatürk, yanındaki bürokratlara, “Koca Seyit odunculuğunu serbestçe yapsın, ormancılar ona ilişmesin” emrini vermiş. Bu ülkenin tarihini yazan kahramanın, “Sen bir savaşın kaderini değiştirdin, sana maaş bağlayalım” teklifine verdiği şu onurlu cevaba bakın. Bir de bugünkü iktidarın kaynaklarımızı yandaşlarına, ehliyetsizlere akıtmak için sergilediği akıl almaz tutuma bakın. Koca Seyit’in onurlu tok gözlülüğünü hatırlayalım. Millet aç-açıktayken, sefalet asgari ücrete razı iş ararken iktidarın liyakatsizleri arpalıklara atamasını, devletin bol kesesinden maaş vermesini, Koca Seyit’in tok gözlülüğünü örnek alması gereken, etik olmayan bu cebelleziyi içine sindiren aç gözlüleri de bir kenara not edelim. Çanakkale’de, İstiklal Savaşı’nda aziz canını hiçe sayıp şehit olarak bize bu vatanı miras bırakan ecdadımıza, Mehmetçiklerimize Allah’tan  (c.c.) rahmet diliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Iyıldız - Bedr’in arslanları kadar ancak şanlı idi.ler...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Mart 15:18


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?