İzahı zor haller

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Bir kimse; İslam’ı iman, ahlâk, ahkâm ve düzen olarak bilip tanıdığı halde, neden Allah’a Peygamberine, indirdiği kitaba güvenip iş görmez. Neden etrafındakilere kaba, uzaktakilere yumuşak davranır? Allah; “Toptan silme, İslam’a giriniz” diye emrettiği halde, niçin barış ve kardeşlik düzeninden kaçılır? Kur’an; ittifak etmenin de, ihtilaf etmenin de edep ve ahlakını bize takdim ve teklif ettiği halde, niçin “bana göreler” ile bir dünya kurmaya çalışılır. Kur’an; hak-batıl mücadelesinin örneklerini bir model olarak sunarken, dünya ve ahiret saadetinin her türlü esasını bildirmişken neden farklı mecralara doğru yelken açılır?

Süleyman Aleyhisselam, Sebe melikesine bir mektup yazar. Belkıs, ulularını toplar ve onlara; “Beylerim, bana çok önemli bir mektup bırakıldı” der ve ekler; “Mektup Süleyman’dandır, rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla başlamaktadır. Bana başkaldırmayın, teslimiyet gösterip bana gelin” diye yazmaktadır. Ve onlarla konuyu istişare eder ve “Beylerim, bu işimde bana bir fikir verin. Bilirsiniz siz yanımda olmadan size danışmadan hiçbir işi kestirip atmam” der. Onlar, şu cevabı verirler: “Biz güçlü kuvvetli kimseleriz, zorlu savaş erbabıyız; buyruk ise senindir; artık ne buyuracağını sen düşün.” Melike; “Hükümdarlar, bir memlekete girdiler mi, orayı perişan ederler ve halkının ulularını alçaltırlar. Herhalde onlar da böyle yaparlar” demiştir. Kur’an; bu olayı bize iş olsun diye anlatmıyor. Burada bir istişare, fikir alışverişi var. Bu kıssadan günümüz için ders çıkartmak biz inananların görevi olmalıdır.

KUR’AN

Kur’an, bir hayat ve hidayet kitabıdır. Kur’an; istişarenin insanlık kadar eski olan mazisini göstermek için Hz. Süleyman’ın mektubu üzerine, takip edilecek siyasetin tespiti maksadıyla yakınlarını toplayan Belkıs’ın yaptığı istişareden söz eder. Ve yine Firavun’un Hz. Musa’ya karşı alınması gerekli tedbirleri tespit için etrafındakilerle yaptığı istişareden, Hz. İbrahim’in, oğlu İsmail ile ilgili olarak, onun kurban edilmesi hususunda gördüğü rüya üzerine, çocuğu İsmail ile yaptığı istişareden de söz eder. Allah; Peygamberimize ve Müslümanlara istişareyi emreder. Müslümanların, her türlü meselelerini aralarında yapacakları istişare ile yürütme mecburiyeti bu emir sebebiyledir. Kur’an; istişare emrini başta Allah’a iman olmak üzere, tevekkül, büyük günahlardan sakınma, namaz, zekât ve cihat gibi İslam’ın temel prensipleri ile birlikte zikreder. Bize yeryüzünde verilen her şey, dünya hayatında oyalandığımız geçici şeylerdir. Allah katında değerli olan şey ise imanımız ve cihadımızdır. Allah buna sevap verir. İman etmek, Allah’a güvenmek, büyük günahlardan ve kötülüklerden kaçınmak, öfkelenmemek, kusurları örtmek, bağışlamak, namazı ikame etmek, Allah yolunda infakta bulunmak, Allah’ın sevap yazacağı işlerdir. Hayatı; Kur’an, sünnet ve salim fıkıhla yaşamak tek gayemiz olursa kazanırız. Peygamberimiz; “Allah bana farzların edasını emrettiği gibi insanlara müdara etmeyi de emretmiştir” buyurmuştur. Müdaratunnas; insanlara iyi davranmak, onlarla iyi geçinmek, itibar, iltifat ve ikramda bulunmak, onları kazanmak, gönül alıcı olmak gibi toplumsal kaynaşmayı sağlayacak davranışların tamamıdır. Ahlakımız Kur’an olduğu kadar itibarlı oluruz. Milli Görüş bu kapıyı tutmaktır.

AHLÂK

Ahlâk; her türlü işte Allah’ın rızasını gözetmektir. Bir kimse kardeşi ile bir iş hususunda istişare ettiğinde, danışılan kimsenin ona hak ve doğru bildiğini söylemesi önemli bir ahlaktır. Fikrini alacağı kimseyi de sabırla dinlemek önemli bir kuraldır. Kim bilmeden fetva verirse, yapılan işin günahı, o fetvayı verene gider. Kim Müslüman kardeşine bile bile yanlış yol gösterirse, ona hıyanet etmiş olur. Kişiye bildiği bir şey sorulduğu zaman onu gizlerse; Allah, kıyamet günü o kimseyi ateşten bir gemle, yularla bağlar. Bir millet, istişare ettiği müddetçe zillete düşmez. Allah, hakkı üstün tutan bir toplumu dalalet üzere birleştirmez. Allah’ın yedi kudreti şuurlu toplum üzerinedir. Yöneticiler hayırlı, zenginler cömert ve işler de istişare ile yürürse, yerin üstü yerin altından daha hayırlı olur. Önde olanların, çalıştıkları yol arkadaşlarının başını, gözünü, aklını, gönlünü, kesesini, evini, halini gözetmesi güzel ahlâk esaslarındandır. Başkalarını kardeşlerine tercih etme hali ise kötü bir ahlaktır. Kardeşini kötü sıfatlar ile anmak, gıybet, dedikodu da kötü ahlaklardandır. Kişinin bilmediği bir şeyi bir bilene sorması da güzel bir ahlaktır. İnanmış akıllı kimselere soran, daima doğru yolu bulur. İslam her zaman üstündür. Ancak izahı zor hallerden birisi de Müslüman’ım diyenlerin içinde bulunduğu zillet halidir.

KELİMELER İLE ALDATMAK

“Demokrasi” halkın kendi kendisini idare etmesi olarak tanımlanır. “Demokrasi” kelimesiyle tanımlanan düzenlerde halk gerçekten kendi kendisini yönetiyor mu? Mesela halk; “faizci kapitalist düzeni” kendi mutfağında üretmiş de yürürlüğe kendisi mi koymuştur? Bilinmelidir ki “faizci kapitalist düzen” halkın tercih edebileceği bir şey değil, zalimlerin bir dayatmasıdır. Onlar ürettikleri bu düzenleri “demokrasi” gibi kelimeleri kullanarak topluma kabul ettirmeye çalışıyorlar. “Halkoyu” kavramı da, halkın kendi kendini idare ettiğine inandırmak için icat edilmiştir. Mesela “faiz dünya gerçeğidir” konusu “evet-hayır” şeklinde halkoyuna sunulsa, halk da evet dese “faiz dünya gerçeği” olur mu? Elbette ki olmaz. Bu bir istişare de değildir. Bu, çokluğun, çokluğu sebebiyle üstünlüğünü ilan etmektir. Tersine adil bir düzende hiyerarşinin zirvesinde birlik ve vahdet vardır. Zira vahdet, bütün çokluğun kendisinden çıktığı asli prensiptir. Adaleti tayin edecek olan çoğunluğun üstünlüğü değildir. Hak ve adalet ölçüsünü tayin edecek olan sadece Allah’tır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Millî Görüş - Allah cc sizden razı olsun hocam. Sıhhat ve afiyet versin. Peygamber as efendimiz'in şefaatine mazhar eylesin. Sadiklarla hasr eylesin amin.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Mart 09:37


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?