Reklamı Kapat

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a açık mektup!

Sayın Bakan’ım, Liselere Geçiş Sistemi’yle (LGS) alâkalı aileler dertli mi dertli! Son dönemde çok sayıda mektup aldım.

* Veliler diyor ki: “Uzaktan eğitimin motive edici olmadığı görülmüştür. Gerek öğrenciler gerekse öğretmenler motive olamama durumunun farkındadır.”

* Veliler diyor ki: “Özellikle birden fazla öğrencinin olduğu evlerde materyal eksikliği (bilgisayar, tablet, mikrofon, kamera, internet vs.) önemli bir sorun olarak durmaktadır. Tablet dağıtımları henüz devam etmektedir.”

* Veliler diyor ki: “Türkiye geneli düşünüldüğünde derslere adapte olma konusunda her öğrencinin aynı şartlara (fiziki ortam, materyal, özel ders alma vs.) sahip olamadığı bilinmektedir. Örneğin, geçen yıl pandemi nedeniyle öğrenciler sınavda yalnızca ilk dönem konularından sorumlu tutulmuştur. Bu yıl böyle olmayacağı bir süre önce zatıâliniz tarafından açıklandı.”

* Veliler diyor ki: “Uzaktan eğitim imkânları konusunda farklı şartlara sahip olan öğrencilerin aynı sınavdan sorumlu tutulması ne kadar adil olacaktır?”

* Veliler diyor ki: “Bu nedenle yapılacak olan Liselere Geçiş Sınavı’nda genel profil dikkate alınarak bir düzenleme yapılması daha adil olacaktır. Örneğin, sınav soruları açısından birinci ve ikinci dönemde belirli konular seçilerek bir daraltmaya gidilebilir.”

* Veliler diyor ki: “Böylece Mart, Nisan, Mayıs döneminde öğrencilerin varsa açıklarını kapatma imkânı olacak, istedikleri liseleri kazanma konusunda avantaj elde edebilecektir.”

***

Sayın Bakan’ım, ne diyorsunuz bu taleplere? Lise son sınıf öğrencileri sizden gelecek bir mesaja bakıyor.

Liselere Geçiş Sınavı’nda konuların sınırlanması gerekiyor mu, gerekmiyor mu?

ÖMER AYDINLIK NELER ANLATTI?

Ömer Aydınlık… Bursa’da ikamet ediyor. Başından bu yana Milli Gazete abonesi. İsviçre’deyken Erbakan Hoca’mızın tüm konferanslarına katılmış, çok etkilenmiş ve sonrasında da Milli Görüş’ten hiç kopmamış, farklı kademelerde görev almış bir isim.

Zaman zaman arıyor, bazı düşünce ve görüşlerini ifade ediyor.

Geçenlerde yine aradı ve şunları anlattı;

“Bismillahirrahmanirrahim;
1943 yılında Bulgaristan’da doğdum. 1951’de muhacir olarak Türkiye’ye geldik. İlk olarak Aydın’a gönderdiler bizi. Köşk İlçesi’ne bağlı Yavuz Köyü’nde ilkokulu bitirdim. 1956’da Bursa’ya geldik. 1962’de Bursa Erkek Lisesi’nin 2. sınıfından ayrıldım. 1963’te askere gittim. 1967’de evlendim.1968’de işçi olarak İsviçre’ye gittim. 19 sene İsviçre’de çalıştım.
1972 senesinde Erbakan Hocamla Zürih’te tanıştım. Erbakan Hocam belki 10 sefer Zürih’e geldi, her konferansına iştirak ettim.
1974’te Zürih Mescidi’ni açtık. 1985’te hacca gittim.
Babam rahmetliden, ‘Hep iyi insanlarla karşılaşırsın inşallah’ duasını almıştım. Hep öyle oldu, iyi insanlarla karşılaştım.
1987 Haziran’ında Türkiye’ye temelli dönüş yaptım.
1989’da Bağlarbaşı Milli Gençlik Vakfı’nı (MGV) kurdum. Bütün Türkiye’yi dolaştım.
Mahallemizde 8-10 tane ilahiyat fakültelerinde okuyan öğrencilerin evleri vardı. Hepsine yardımcı olduk. İçlerinde milletvekili, bakan olanlar oldu. İlgilendiğim biri kız, biri erkek iki Kur’an kursumuz var. Mahmut hocaefendiye bağlı Kur’an kursları bunlar. Mahmut hocaefendi, Bursa’dayken hanemize kadar gelerek dua etti. Elhamdülillah.
İslam tarihini, Türk tarihini, dünya tarihini çok iyi biliyorum.
1989 senesinde Bursa Nilüfer teşkilatını kurduk. 1998’e kadar Refah Partisi teşkilatında görev yaptım. 1998’de beyin kanaması geçirdim. Gözlerim bozuldu. 2002’de kalp krizi geçirdim. 2005’te bir kalp krizi daha geçirdim. Hastalığım devam ediyor. 2018’de 10 gün hastanede yattım.
Şu anda ancak ki evin içinde dolaşabiliyor, Allah’a (c.c.) şükür ki ibadetlerimi yerine getirebiliyorum.”

***

Allah (c.c.), Ömer Aydınlık abimize hayırlı, sağlıklı ve uzun ömürler versin... Âmin.

18 TEMMUZ 1932; BU KADAR DA TESADÜF OLUR MU?

Aralık 1931…

Dokuz hafız, Dolmabahçe Sarayı'nda ezanın ve hutbenin Türkçeleştirilmesi çalışmalarına başladı.

Kur'an'ın Türkçe tercümesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde İstanbul'da, Yerebatan Camii'nde Hafız Yaşar Okur tarafından okundu.

Bundan 8 gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe ezan, Hafız Rıfat Bey tarafından Fatih Camii'nde okundu.

3 Şubat 1932 tarihine denk gelen Kadir Gecesi'nde de, Ayasofya Camii'nde Türkçe Kur’an, tekbir ve kamet okundu.

18 Temmuz 1932 tarihinde Diyanet İşleri Riyaseti, ezanın Türkçe okunmasına karar verdi.

***

Bir diğer sayfaya geçelim…

Milletler Cemiyeti kurulduğunda Kurtuluş Savaşı devam ediyordu.

14 Kasım 1922'de İsmet İnönü Lozan Konferansı'nda bir açıklama yaparak barış antlaşması sonrasında Türkiye'nin cemiyete üye olmaktan memnun olacağını ifade etti.

Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne üye olarak kabul edildi.

Tarih mi; 18 Temmuz 1932.

Yani, bu kadar mı tesadüf olur?

Ezanın Türkçe okunmasına karar verildiği gün, Birleşmiş Milletler de (eski adıyla Milletler Cemiyeti) Türkiye’yi üyeliğe kabul ediyor.

Peki, bu Birleşmiş Milletler ne işe yarar? Hangi yaraya merhem olur? Bu da ayrı bir yazı konusu…

MANGAN MANGAN

Mangan Mangan, şair, yazar ve eğitimci Adem Turan’ın son şiir kitabı.

Peki, Mangan Mangan ne demek?      

* İrlanda'nın ulusal şairi James Clarence Mangan…

* İrlanda’nın köklü kütüphanelerinden Marsh Kütüphanesi’nde araştırmalar yaptı. Osmanlı şiiri ile ilk olarak Marsh Kütüphanesi’nde Almanca çevirileri okuyarak tanıştı.

* Cizvit okulunda eğitim gördü ama daha sonra kendi çabaları ile Türkçe öğrendi, Türk ve İslam ikliminde şiirler yazmaya başladı.

* Türk şiir ve ruhunu benimsedi.

* Dahası, ismi Oxford Antolojisi'nde Türk şairler arasında sayıldı.

***

Adem Turan, uzun uzun bu Mangan’ı anlatmıştı bana, TYB’nin bir programı sırasında… Hece Yayınları’ndan çıkan şiir kitabı, Adem Turan’ın uzun süredir üzerinde kafa yorduğu böyle bir gayretin ürünü. İmzalamış yollamış, teşekkürler.

Şahane 19 şiir var, Mangan Mangan’da…

Hayırlara vesile olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?