Reklamı Kapat

Yüzleşmekten korkanlar için gelecek yoktur

Atıp tutmak, nutuklar çekmek, meydanı bulduğunda hitabetin sarhoşu olmak kolay… Lakin sözle hâl birbirine uymaz ise, o kişi, o topluluk, o hareket, gelecek bulamaz, yaşam hakkını elde edemez.

Son zamanlarda ölümlerin peşine takıldım çokça. Yaşıtlarımız bir bir ötelere kol açarken, düşünüp duruyorum… En çok da mezardan kaçışlar dikkatimi çekiyor.

Toprağın altına attığımız nice sevdiklerimizin yanında kalan… Birkaç saat da olsa mezarın başında durana rastlamadım.

O ölürse, ölürüm… O olmazsa, olmam diyenlerin, hayatın uçuk ikliminde yitip gittiklerini görmenin mutsuzluğu oturuyor insanın içine… İnsan kadar unutkan. İnsan kadar nankör. İnsan kadar rahmani… Aynı zamanda kötü duygular besleyen bir yaratık yoktur herhalde.

Hele, hayatın farklı evrelerinde, lafazanlar, lafı büyük, kendisi küçük olanlar var ki, insan, insan olmaktan hicap duyuyor.

Sırf dünyalık bir yere varmak için takla atmak dersen onda… Yalan onda… Dalavere alavere onda. Sözü köz yapıp, insanların hanesine ateş atmak onda… Lakin ortayı çıkıp caka satan da o… Kendini başkalaştırıp satan da o.

Yaptığını yüzüne vurduğunuzda, utanmayı ve arlanmayı kapı dışarı ettiğinden, kaytan suratlı olan da o. Tek amacı var bu türlerin, menfaat… Menfaat, menfaat…

Yüzleşmekten pek korkarlar. Nefis muhasebesi bunlar için ölümdür. Kendilerine ayna tutmaktan uğrun uğrun kaçarlar. Eleştiriyi, emr-i bi’l mar’uf, nehy-i anil münkeri hiç sevmezler.

Bazen, her şeyi bilirler, hiç bilmedikleri halde… Bazen, gururlanırlar, yerin dibine girercesine. Kendilerini dışardan göremezler. Görüp, ayna tutanları da topa tutarlar.

Hâlbuki insan üstünü başını nasıl düzeltir? Yanlıştan, kötülükten, fenalıktan nasıl çark eder? Aynaya bakarak… Ayna derken, salt boy aynasından bahsetmiyoruz… Mana aynasını da madde olan aynanın yanına koyun… O şekilde bakın.

Kendine aynadan bakanlar az hata yaparlar. Vicdan sahibi olurlar.

Hayatlarından aynayı, öğüdü, nasihati, denetimi, muhasebeyi atanlar, dışlayanlar için gelecek olamaz… Gelecek adına hayal kurma hakkı verilemez bu tür türlere.

Gittikçe daralan bir hayata inat, insanlığın yüreğini geniş tutması gerekiyor ki, insanlık acı çekiyor, zulüm altında inleyen topluluklar var… Çığlıklarını fiziki olarak duymayabilirsiniz… Lakin bunlar yeryüzünde yaşamaktalar… Siz görmeseniz de.

İnsan olmak… Allah’a yakınlığı ummak istiyorsak, mutlaka, önce kendimize, sonra insanlığa ayna tutmak, nefis muhasebesi yapmak… Kendi ahvalimize dışardan bakmak mecburiyetimiz vardır.

Yüzleşmek… Halleşmek… Hesaplaşmak kendimizle. Bunu yaptığımızda, çevremize, insanlığa katkı sunmuş olacağız.

Fiili kelama bakmalı… Laf değil, hale dönmeli insan. El uzanmalı kimi ellere… O eller ki, yardım beklemekte, kardeş olmanın icaplarını ummakta… Ama gittikçe bireyselleşen, bireysellikten öte, bencilleşen bir dünyaya doğru doludizgin yol alıyoruz.

Zinciri kırmak gerekiyor… Birilerinin ördüğü, inancımızı yok eden zincirleri kırmak gerekiyor… İleriye bakmak, bazen mezar taşlarından ders çıkarmak, bazen uzaktan yakılan bir ağıttan nemalanmak… Başkasının acılarını acımız bilmek…

Mümkün mü peki? İnanırsak evet… İnanırsak mümkün bu diğerkâmlık… İnsan olmanın ilk basamağına tırmanmak mümkün… Mazlumları duyanlara selam olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Millî Görüş - Allah senden razı olsun remzi bey. Vallahi duygularıma tercüman olmuş bu yazı.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Mart 18:17


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?