Reklamı Kapat

Popülarite esareti

En büyük savaşlar insanın zihninde olanlardır. Hayat boyu bitmeyen bir mücadele vardır orada. Öğrendiklerimiz, duygularımız, mahalle baskısı, konuşulanlar, kendi düşüncelerimiz sürekli tartışma halindedir. Bazen iyi kazanır bazen kötü. Her insanın aklından olmadık şeyler geçer, her insan yanlış şeyler düşünür ama hayatın sırrı yanlış düşünceye hâkim olmak ve onu eyleme dönüştürmeme mücadelesini kazanabilmektir. Hayatın sırrı öncelikle kendi zihnimizdeki mücadeleyi kazanmaktır.

Eski tabirle ünlü ya da meşhur olmak, modern tanımı ile popüler olmak bu gelgitlerin en net çizgilerinin görüldüğü durumdur. Artık popüler olmanın çok daha kolay olduğu bir dönemden geçiyoruz. İnsanların popüler olmasının kolaylaşması zihinlerindeki olumsuzluklarla olan mücadelelerini de zayıflatıyor. Önceden sabırla zihinlerde tutulan söylemler özellikle sosyal medya aracılığı ile pat diye ekranlara dökülebiliyor. Gerek yazı gerekse bir video ya da bir ses kaydı aracılığı ile olmadık paylaşımlar yapılabiliyor. Teknolojik gelişmeler maalesef insanları düşünmeden konuşmaya sevk ediyor. Sözün değeri yitirilmiş durumda. Popüler olayım, millet beğensin, alkışlasın, paylaşsın diyen herkes çağımızın tiyatro sahnesi olan ekranlarda yerini alıyor. Öyle anlaşılıyor ki eskiden ekranların da bir kıymeti, bir seviyesi varmış.

Ekranlarda gözükmek, insanların konuştuğu kişi olmak, paylaşımların milyonlara yayılması bu arızalı hali daha da uslanmaz bir forma dönüştürüyor. Daha çok beğeni, daha çok paylaşım daha çok saçmalamayı beraberinde getiriyor. Popülizm insanları yutmaya, yok etmeye devam ediyor. Popüler olma kaygısı insanları tanınmaz hale getiriyor. Sosyal medya kanallarında biraz ilgi görenler kendilerini bir şey zannetmeye başlıyor. Popülarite aldatmacası ahkâm kesme rahatsızlığını körükledikçe körüklüyor. Artık ilgi gören düşünceler hakikatin yerini alıyor. İnsanların alkışları gerçeklik algısını yerle bir ediyor. Zamanla popülarite adeta bir esarete dönüşüyor. Zanlarla çıkılan hangi yolun sonu hayırla neticelenmiş ki? Kitlelerin kayığına binen kim kurtuluşa ermiş ki?

Popülarite esareti çağımızın en amansız, en acımasız hastalıklarından bir tanesidir. Nice delikanlıların aklını başından almış, en değerli varlığı olan zamanlarını bozuk para gibi harcatmıştır. Yapılan paylaşımlar, beğeniler, yorumlar, retweetler, alkışlar, takdirler insanı, zamanı yok etme alanının tam merkezine bağlamıştır. Artık kurtulabilmek çok mümkün değildir. Çünkü ekranlarda bitmeyen merak, insan aklını kuşatmış tüm dikkati kendisinde toplamıştır. Aslında durum tamamen yapay gerçekliğe bağlı teknolojik bir vakadır. Siz, on binlerce takipçinizi, sizi seven on binlerce insan zannedersiniz ama başınız sıkışsa on tane adam bulamazsınız. Sanal olan şeyleri gerçek olarak yaşarsınız ama maddi dünyada karşılığı yok gibidir. Hisleriniz sizi sanal bir gerçekliğin içine hapsetmiştir.

Peki, bu durumdan kurtulmak mümkün mü? Elbette mümkün ama çok zor. Onun için popüler olanın esaretine kapılmaya başladığınızı hissettiğiniz anda kendinize gelmeniz ve ekranlardan uzaklaşmanız gerekir. Bir süre paylaşım yapmayın. Biraz telefonunuzdan uzak durun. Sosyal medya hesaplarınıza bakma sürenizi kontrol edin. Günlük kullanımınızı takip edin. Bırakın bazı şeylerden haberiniz olmayıversin. Her hoşunuza gitmeyen şeye karşı yorum yapmak zorunda değilsiniz. Paylaşımlarınıza her yapılan yoruma cevap vermek zorunda da değilsiniz. Eğer dikkat etmezseniz kendinizi popülizm hapishanesinde bulabilirsiniz.

Artık popüler olmak çok da zor değil. Bunun için belli başlı şeyleri yapmanız yeterli. Tabi ben burada popüler olma yöntemlerini sıralayacak değilim. Popüler olmak gerçekten nefsinizin hoşuna gidebilir ama bizim ihtiyacımız olan hakikat ehli olmak, adam gibi durmak, hoşumuza gitmese de doğrunun yanında olmak. Evet, popüler olmanın yollarını biliyoruz zira biz hakikatin peşindeyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?