Merhamet insana yakışır

“Fatma abla, yazılarınızı her zaman olmasa da takip etmeye çalışıyorum. Bazen kafamdaki soru işaretlerine dokunduğunuzu da görüyorum, Allah razı olsun. 30 yaşındayım, ayaklarımın üzerinde durabilecek kadar para kazanıyorum fakat evlilik kısmet olmadı. Güzel bir bayanla evlenmek istiyorum ama bunu söylediğimde çok tepki alıyorum. Ben şuna inanıyorum güzel bir bayanın içinde de güzellikler vardır, bu güzellikler zaten ortaya çıkacaktır. Güzellik benim için önemli, böyle bir tercih hakkım var. Ama bunu büyüklerime anlatamıyorum, hemen karşı çıkıyorlar…” (S. Kaya)

Bir okuyucuma ait olan bu ifadeler, küresel kültüre doğru evrilen genç kuşağın sadece evliliğe değil hayata bakışını ve olayları değerlendirme şeklini de ortaya koyuyor aslında. Bugünün çocukları hemen her konuda lükse, görünürlüğe ve popülerliğe itibar ediyorlar. Marka seviyorlar, konforlu ortamlarda oturup kalkıyorlar, gösterişli araçlara binmek ve seçkin semtlerde yaşamak istiyorlar. Bugünün çocukları manaya değil maddeye ehemmiyet veriyor ve hayata bu gözlüklerle bakıyorlar. Gerçi evliliklerde ister kadın için olsun, ister erkek için olsun fiziki özellikler her dönem belirleyici olmuştur. Ancak geleneksel kültürün etkileri altında büyüyen nesiller bunun yanında, sadakat gibi vefa gibi evin düzenini sağlayacak yetenekler gibi kriterleri de dikkate alırlar, evliliğe tek boyutlu bakmazlardı. Günümüz gençleri ise eş adayını sadece görüntüsü üzerinden değerlendiriyor ve buna büyük önem veriyorlar. Ancak evlilik sonrası şahıslar bir kadının güzelliğinin tek başına yeterli olmadığını fark ediyor ve evliliğin bir dayanışma, bir işbirliği olduğunu fark edip bu imkânları sağlamaya çalışıyorlar. İki insan aynı evi paylaşıyorsa ki, burada sevgi, sadakat, paylaşım, sabır, anlayış, empati elzem bir ihtiyaç haline gelecektir. Eğer kişi bu değerleri taşımıyorsa fiziki olarak hangi avantajlara sahip olursa olsun işe yaramayacaktır.

T. Uyar’a ait olan şu ifadeyi oldukça manidar buluyorum: “Bir erkeğin merhametini sevin. Yakışıklılık geçer gider. Para, mal, mülk tükenir ama merhamet kalıcıdır. Ve asıl önemli olan da bir erkeğe en çok merhamet yakışır.” Bu ifadelere şunu da eklemekte fayda görüyorum; kadının da merhametlisini sevin zira merhamet hem erkeğe hem kadına yakışır…

Merhamet insani ilişkilerin sürekliliğini sağlayan bir değerdir. İnsanın iç dünyasını güzelleştiren ve onu sevgi ile buluşturan bir güçtür merhamet. Merhamet silinmeyen bir güzellik, en katı yürekleri dahi yumuşatacak güçte bir çekirdektir. Fakat nedense evlenecek kişiler hayat boyu işe yarayacak olan bu değeri pek dikkate almazlar da, eş adayını sadece fiziki özellikleri üzerinden değerlendirirler. Oysa evlilik bütünüyle bir paylaşımdır ve kişi evlendikten sonra huzur ve mutluluğun üretilmesi için daha önce hiç hesaba katmadığı değerlerin şart olduğunu görür ve eşi ile çatışmaya başlar. Kişi eşinin sevgisini ve kendisine verdiği değeri hissetmek ve şefkatiyle tanışmak ister. Kişi evliliğin ağır yükünü kaldırabilmek için eşinin merhametine ihtiyaç duyar fakat hayalindeki o kişi donuk ve ruhsuz bir fotoğraf gibi durmaktadır. Duyguları hiç gelişmemiş, paylaşımla hiç tanışmamış, şefkati, merhameti bir zayıflık olarak görmüştür. Nihayetinde eşiniz duvara astığınız bir resim değildir aksine sürekli iletişim halinde olduğunuz yol arkadaşınızdır… Sırtınızdaki yükü onunla paylaşmaya ihtiyaç duyarsınız ve sevildiğinizi, onun nazarında değerli olduğunuzu bilmek istersiniz. Onun gönlünde özel bir yere sahip olmak ve onun şefkati ile güçlenmek istersiniz. Fakat evlilik öncesi hiç dikkate almadığınız bu değerlerin hiçbirine sahip değildir evlendiğiniz kişi. Yoksul birine el açmanız neyi ifade eder? Neyi var ki size versin? Ne kadar duyarlı ki sizi anlayabilsin? Ne kadar merhameti var ki sizin yükünüze el atabilsin? İşte o vakit sadece görüntüye odaklanmanın işe yaramayacağını kavrarsınız ama geçen zaman sizden çok şeyler alıp götürmüştür. Ellerinizi yüzünüze götürür düşünürsünüz… Anlarsınız gerçek güzelliğin şefkat ve merhamet olduğunu. Gerçek güzelliğin insanın yüzünde değil kalbinde, gönül şehrinde hayat bulduğunu anlarsınız… Ama vakit çok geç olmuştur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nurettin Gedikoğlu - Kardeşim yenesil fiziki ve maddi değerleri benimsemiş sizin yazdığınız kutsal değerler hayatlarında yok onun için sevgi merhamet şefkat duygulu bir evlilikler yok artık

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 12 Mart 09:52


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?