Kaçışınız nereye?

Galiba biraz yalnızlığa ihtiyacımız var. Çok fazla insana, eşyaya ve nesneye karıştık. Sosyalleşme denilen şeyi yanlış anladık belki de. Kalabalığa karışmak karanlıkta kalmaktan farksızdı bunu çok sonraları anladık. Kalabalık kolektif ruhtan mahrumdur. Sadece düşmemek için birbirlerine yaslanırlar. Kimsenin kimseye düşünsel ya da vicdani bir destek verecek niyeti de mecali de yoktur. Kentin gürültüsünden de ardı arkası kesilmeyen meşguliyetlerden ve gözünün önünü görmezlikten de bizi yalnızlık kurtaracaktır.

Cemil Meriç’in şu sözünü nasıl anlamak lazım: “İnsanlardan kaçtım, kitaplara sığındım.”

“Benim yazılarım birer vasiyetname mahiyetindedir. 60 yaşındayım. Hiçbir parti taraftarı değilim. Rousseau gibi yalnızım. Tek başına bir adamım…” diyen birinin insanlardan kaçması ne denli gerçeklik arz eder?

Cemil Meriç’in yalnızlık dediği şey, kendisini anlayan birilerinden mahrum oluşuydu. Hayatı boyunca kendisini anlayan tek bir kişi bile çıkmamıştı. Aynı zamanı yaşadığı aydınlarla da ayrı dünyaları yaşıyordu. İdeolojilerin altın devrini yaşadığı memlekette düşünce kuduz köpek gibi kovalanmaktaydı ona göre. Çevresinde kendisini anlayan çıkmayınca onlarla geçirilen vaktin de boşa harcandığını fark edip kendi köşesine yani mağarasına çekildi. Cemil Meriç’in meselesi halk ya da yığınlarla değil, kendi halkına yabancılaşmış aydın geçinen zümreyle idi. Bu arayıştan bir yalnızlık ve bu yalnızlıktan bir Cemil Meriç doğdu.

Çok fazla birliktelikler sadece insanın insana kıymetini ortadan kaldırmıyor aynı zamanda kişinin kendi iç evine geç gelmesi veya bir türlü gelememesine de sebep olabiliyor.

İnsanlarda olmayıp da kitaplarda olan nedir?

Kitap bütün zamanlar için kültürün gerçek taşıyıcısıdır. İnsan taşıdığını yolda düşürür, ihmal eder ya da kıymetini bilmeyen bir hafızaya kurban edebilir. Diğer yandan sadece insana kalan kültür taşıyıcılığı kültürün kendisini başkalaştırıp yozlaştırabilir de.

Üstadın insanlardan koptum, bıktım demek yerine kaçtım demesi de dikkat çekicidir. Zira insan bir süre sonra ziyan ya da tehlikedir. Siz onu ehemmiyet dünyanıza katamadığınızda o sizi kendi sıradan dünyasına dâhil etmek ister. Bunu bir süre sonra başarır da. Bu sebepten insana yakalanmamak ustalığını geliştirmek gerekiyor. Buna muvaffak olanların düşünce dünyamıza yaptıkları katkılar ise saymakla bitmez. İnsana büyük anlamlar yükleyenleri her zaman hayal kırıklıkları takip eder. Hiçbir insanla önsözünü okumadan sıkı fıkı ilişkiye girmemek lazım.

Peki, kitaplardan kaçıp insanlara sığınanlara ne demek icap eder?

Kitapların okuyan kişiye verdiği ev ödevleri şayet ağır gelirse kişi bir an önce sayfalar arasından sıyrılarak kalabalıkların içerisine dalış yapar. Yine kitapların vaat ettiği dünyayı yaşadığı hayatta göremeyen kişiler de kitapların sözünde durmadıklarını bahane edip onlardan uzaklaşırlar.

Yaşadığı yerde kendisinden başka kitap okuyan yoksa kişi çevresindeki insanlara karşı yabancılaşma yaşar. Bununla da kalmaz adapte sorunu yaşamaya başlar. Kaçtığı kitap dağlarından yığınların oyalamaca ve avutmacasına doğru firar eder.

Kitapların olmadığı bir dünyada zihin kendi yasalarını kendi koymaya, önemli-önemsiz, zararlı-zararsız dengesini kendisi üretmeye başlar. Akıl muharref bir kitaptan alıntı yapar gibi çalışır.

İyisi mi siz yine de hem insanı hem kitabı okumayı deneyin. Kitabı sizden kaçıran dünyaya karşı surat asın. İnsanın da kitapta yerinin olduğu gerçeğini akıldan çıkarmadan cehaletten kitaba ve kitaplı insana doğru yönünüzü çeviriniz. Haydi kolay gelsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yaşar Akgül - Yüreğine sağlık kardeşim..Selamlar olsun...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Mart 18:21


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?