Yer-siz “düşünce''

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,

Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,

Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.

Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

“Yalnız duyan yaşar” sözü, derler ki, doğrudur

“Yalnız duyan çeker” derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,

Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?

Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,

Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.”

(Yahya Kemal Beyatlı)

‘Yer’ bir aitlik bildirir. İnsanı bir mekâna, bir düşünceye, bir inanca ait kılan önemli bir kavramdır. Kimi zaman bu kavram coğrafi bir aidiyeti, kimi zaman düşünsel, inançsal bir aidiyeti ifade eder. İnsanın ait olduğu yerden sürülmesi veya göçe zorlanması nasıl bir kıyıma sebep oluyorsa; insaninin zihinsel ve düşünsel birikimlerinden, onu var eden kimliğini şekillendiren bağlarından koparılması da aynı derecede yakıcı ve acıdır. Anlamsız ve aidiyetsiz bırakıcı bir işleve sahiptir. Hele hareketlerin içerisinde gerçekleşen bu nevi sarsılmalar fiziki bir yersizlikten daha ağır travmalara neden olmaktadır. 

Hareketin içinde yersizliğe düşen insanın bu yersizliğe vereceği güçlü yanıtlardan biri, bir hareketin ana yurdu kişilerin ‘ben’liklerinden ziyade geçmiş ve gelecek arasında kurdukları doğru bağlamdır, zira bir hareketin toprağı bir bakıma zemini ise onun ifadesi de dili olduğunu açık etmektir. Ve bir hareketin ana ülkesi ise onun değişmez hakikat ile kurduğu bağın niteliği ile ilişkilidir. İş bu ilişki onun var-olmasını sağlayan kimliğinin nüvelerini oluşturur. Bugün hareketlerinin dilini bağlamından koparan ‘ben’ merkezci anlayış, ‘biz’ olabilme kabiliyetini yitirmiş, birlikte hareket edebilme doğruyu/hakikati tahkim edebilme kabiliyetini yitirmeyi önceliyor demektir. Onun için bir hareketin varlığı hakikat ile ilgili mesafesinde gizlidir. Sahtenin sahte olduğunu unutmak ve ona meyletmek hakikatin dilini kaybetmek, yani aslolan topraktan/zeminden göç etmektir.

Geçmişe ait birtakım zeminlerin bugün artık bir geçerliliğinin kalmadığı bir noktada muhataplarına ‘unutmayı’ salık vermek ve ‘beyaz bir sayfa’ açma vadinde bulunmak ancak zemini kaybedilmiş bir hakikatin içeriğini boşaltmak ve sadece onun mülkiyet kavgasını gütmek demektir. Bu da bir nevi kendinden geçmektir. Gündeme teslim olmaktır. Gündemin boğduğu topluma benim size söyleyecek bir şeyim yok ama bir ağırlığım var, onu da başka bir parsaya taşıyıp kendimi yer-siz bırakıyorum demektir.

Gücün cezbesine kapılıp verilecek birtakım paylara fit olmak ve hakikat namına hakkı/adaleti/refahı ve huzuru getirme mücadelesinden vazgeçmek; işte tam bu noktada yer-siz, yurt-suz ve bağlamsız kalmaktır. Bir umudu, bir ömrü bir çırpıda yok etmektir. Şimdi yeniden ‘nereden başlayacağım’ sorusunu sordurmaktır. Ve dahi yazık etmektir. Her şey yerinde ağır ve güzel. Ve güzel kalmalı. Her defasında İsmet Özel dizeleri gelip duruyor; “Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi / taşınacak suyu göster, kırılacak odunu / kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde / bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin /tütmesi gereken ocak nerde?” Hoşça bakın zatınıza.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder

# Altın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?