Reklamı Kapat

Salgın dolayısıyla

Salgın nedeniyle insanlığın dünya ölçeğinde olağanüstü bir deneyim yaşamakta olduğuna tanık oluyoruz. Bu tanıklık haberler düzeyinde olduğu kadar, bizzat karşı karşıya gelmek şeklinde tezahür ediyor. Gerek haberlerde, gerekse karşı karşıya kalınmalarda, öyle anlaşılıyor ki, tarifsiz bir duygu karmaşası, bireysel olanla toplumsal olanın, toplumsal olanla küresel olanın sınırlarını olabildiğince belirsizleştirmiş görünüyor. Tedirginlikle tedbir, korkuyla korunma, hayatla ölüm iç içe geçmiş halde adeta bir duyum ağırlığına bürünüyor.

Alınan tedbirler, sağlanılmaya çalışılan korunmalar, salgından ziyade hayatların sınırlandırması sonucunu doğuruyor. Hatta hayatları adeta taşınamaz bir yük niteliğine getiriyor. Tedbir ve koruma olarak başvurulan yollar, hayat için olmaktan çok, hayat söz konusu tedbir ve korunmaların bir aracı şekline dönüşüyor.

Gözlemlediğim bir olay böyle bir duygunun doğmasına yol açtı.

Tedbir ve korunma bağlamında açıklanan ve uyulması istenen önlemlere ve kısıtlamalara, riayet edilmesi, en azından sağduyunun bir gereğidir. Her ne kadar, mesela altmış beş yaş üstüne getirilen kısıtlama tartışma konusu yapılmış olsa da, uyulması gerekir diye düşünüyorum ve öyle de hareket edegeldim. Cumartesi ve Pazar günleri tam kapanma şeklinde uygulanmaktadır bilindiği üzere. Hafta içi belli saatlerde dışarı çıkma imkânı olduğu için, o saatlerde dışarı çıkarak yürüyor, çoğunlukla da ihtiyaçları karşılamaya çalışıyorum. Cumartesi ve Pazar’ları, sitenin bahçesinde, bazen de üzerinde bulunulan sokakta dört yüz adımlık bir mesafe içinde yürüyorum.

Geçen Cumartesi sokak üzerindeki mesafeyi yürürken dikkatimi çeken bir durumla karşılaştım, daha doğrusu bir olayı gözlemledim.

Sokağın üzerinde zincir marketlerden birisinin şubesi var. Marketin karşısına konulmuş çöp konteynırı bulunmaktadır. Çöp konteynırına yaklaşırken, bir adamın karşı kaldırımdan geldiğini gördüm. Adam çöp konteynırından atılmış nesneleri karıştırmaya başladı. Tam yaklaştığımda konteynırın içerisinden ayran bardaklarının dizildiği bir tablet çıkardı ve yere bıraktı. Diğer eli konteynırın içini karıştırmayı sürdürdü. Ben yürümeye devam edip geçtim. Durup bakmamın onu rahatsız edeceğini düşündüm. On beş yirmi adım ileriye doğru gittim, zaten kaldırım da orada bitiyordu. Geri döndüğümde adam çöp konteynırından ayrılmıştı. Fakat konteynıra yaklaştığımda, karşı kaldırımda bir başka adam geldi, bu defa o da konteynırın içini karıştırmaya başladı. Onu o halde bırakıp yürüyüşüme devam ettim.

Konteynırı ilk karıştıran uzun boyluyken, ikincisi orta boylu ve tıknazdı. İlki, sanırım, ellili, ikincisi kırklı yaşlarında olmalıydılar. Her ikisinin giyim kuşamı düzgün görünüyordu.

Yürüyüşlerimin birinde de, birkaç hafta önce, tıknaz, orta boylu ve yağız birisi, “Beyefendi” diyerek önüme dikilmiş ve aç olduğunu söyleyerek yardım istemişti. Omzunda asılı bir ağaç budama aleti vardı. Dükkânını kapattığı için, Koşuyolu, Altunizade’de bazı sitelere, apartmanlara başvurmuş, ağaçlarını budamak istemiş, ama olumlu cevap alamamış. Hatırımda kaldığı kadarıyla, bir gündür bir şey yemediğini de söylemişti. Daha anlatacağı bir şeyleri vardı, ama daha fazla üzülüp kahırlanacağını sezdiğim için, bir miktar yardımda bulundum ve hemen yanından ayrıldım. Belki doğruyu söylemiyor olabilirdi, ancak hem böyle bir izlenim vermemişti, hem de öyle olsa bile, bunu hissettirmemin yakışık almayacağını düşündüm.

Kendi payıma birisinden, hele tanımadık bir kimseden ulu orta yardım, özellikle de para istemek çok zor ve ağır bir şey olmalıdır. Onun için rahmetli babamdan değil, hep rahmetli annemden istekte bulunmuşumdur. İnsanlarımız yokluktan öte yoksunluk içindedir. Rikkat gereklidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?