Milletimizin saadet ve selameti için…  

Milli Görüş Lideri Erbakan Hoca’mızı vefatının onuncu yılında rahmetle anıyoruz.

Erbakan Hoca’mız bir siyaset ustası idi. Onu sadece siyasetteki ustalığı ile anmak, onu anlamamıza yeter mi? Başka yönleri yok muydu?

Elbette vardı.

Siyasete atılmadan önce de, siyasi hayatı boyunca da o bir Allah dostu idi. Bu özelliği dolayısıyla dolu dolu bir hayatı oldu. O bir maneviyat deryası idi. Her hareketinin, her adımının, belki ilk bakışta fark edilemeyen bir derinliği vardı. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin çoğunu biliyordu. Bilmekle de kalmayıp hayatında tatbik etmenin gayreti içindeydi.

Siyasete girişi bir takım tesadüflere bağlı da değildir. İncelediğimiz zaman onun siyasete girişinin sadece maddi sebeplerle olmadığını, bilakis asıl olarak, “Ehlül hâl vel akt” diye vasıflandırılabilecek olan devrin manevi şahsiyetlerinin ve kanaat önderlerinin yönlendirmesinin, hatta görevlendirmesinin etken olduğunu anlıyoruz.

Erbakan Hoca’mız, 1969’da Bağımsız Milletvekili adaylığından, 2011 yılında vefatına kadar, gerek salon toplantılarında ve gerekse meydan mitinglerinde, sözlerinin bitiminde katılanlara ellerini kaldırmalarını söyleyip söz alırdı: 

“Milletimizin Saadet ve Selameti için, Yaşanabilir Bir Türkiye için, Yeniden Büyük Türkiye’yi kurmak için, Yeni Bir Dünya’yı kurmak için, İslam Birliği’ni tesis için, Hakk’ın hâkimiyeti için, Milli Görüş’ün iktidara gelmesi için, bütün gücümle çalışacağıma söz veriyorum!”

Bunun arkasından da:

“Şahit ol ya Rabbi, şahit ol ya Rabbi, şahit ol ya Rabbi! Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!..” diyerek sözlerini tamamlardı.

Şöyle kaba bir hesap yaptığımızda, 42 yıl boyunca Erbakan Hoca’mıza, Allah’ın da şahitliği dâhilinde, her toplantının arkasından ellerini kaldırıp bu sözü verenlerin sayısı onlarca milyona ulaşmış olduğunu tahmin edebiliriz.

Şüphe götürmeyen bir husustur ki, bu insanların bir kısmı açıktan ilan ederek, bir kısmı da ilan etmeksizin bu sözlerinden vazgeçmişlerdi. Önemli bir kısmı da, vazgeçmemiş ama söz verdiği gibi bütün gücünü de kullanarak çalışmamıştır.

Acaba bu konunun dinimiz açısından neticeleri ne olabilir?

Fıkıh âlimleri şunları söylüyor:

“Bir İslam toplumunda, Müslümanların lideri yok ise veya vefat etti ise, üzerlerine toplum işlerini görmek ve onları düşmanlarına karşı savunmak üzere bir lider seçmeleri vacip olur.”

Yukarıda bahsettiğimiz, “Ehlül hâl vel akt” diye vasıflandırılabilecek olan heyetin, yaptıkları istişarenin ve sonucunda Erbakan Hoca’mıza Müslümanların liderliği görevi vermelerinin asıl mahiyeti budur.

Erbakan Hoca’mızın da yukarıda metninin yazdığımız sözlerle Müslümanlara tekrarlattığı cümleler, kendisine verilen görev gereği aldığı sözlerdir. Bunların İslam hukukundaki yeri ve mahiyeti açıktır. 

Bu sözleri telaffuz edip, Allah huzurunda, bunları yapacağına dair söz vermenin İslami hükmünü araştırırsak; ilim adamlarının kahir ekseriyetinin görüşlerinin özeti olarak, İbn-i Haldun’un Mukaddime’sindeki şu satırlarla ifade edilen sonuca ulaşırız:

“Biatin, itaate dair söz-ahit vermekten ibaret olduğunu bilin. Biat eden kimse, sanki benim işime ve Müslümanlarla alakalı hususlara bakmayı sana havale ettim, bu gibi şeylerde katiyen seninle çekişmeyeceğim, hoşlansam da, hoşlanmasam da emirlerine itaat edeceğim, diye emiri ile sözleşme yapmıştır.” ( İbn-i Haldun, Mukaddime, cilt1, sayfa 293)

Bu konuda 2 tane ayet-i kerimeyi zikretmek gereklidir:

“Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.” (Nisa-59)

"Sana bey'at edenler gerçekte Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların elleri üzerindedir. Kim ahdini bozarsa (verdiği sözü tutmazsa), kendi aleyhine bozmuş olur ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allah ona büyük bir mükafat verecektir." (Feth-10) 

Bir kişi lider, seçildikten sonra şu hallerin birisinin vuku bulması halinde, artık lider kabul edilmez ve itaat gerekmez: 

a) Liderin İslam’dan vazgeçip küfre girmesi.

b) Aklını yitirmesi.

c) Düşmanın eline geçip esir düşmesi ve kurtulamaması.

d) Görevini yerine getiremeyecek ölçüde organlarını kaybetmesi.

e) Fasıklığı, zulüm ve bid’atlar sebebiyle adalet vasfının zedelenmesi.

f) Haramlardan birinin yapılmasını emretmesi.

g) Allah’ın indirdiği hükümler ile hükmetmemeye çalışması.

Bu durumların herhangi birinin vuku bulmasından sonra, Ehl-ül hâl vel akt heyetinde bulunanlar, o organizasyonun ileri gelenleri ile de istişare ederek, yeni bir lideri, din ve dünya işlerini yürütmek üzere nasp ederler.

Nasp edilmiş bir lidere söz verdiği şartlar dâhilinde biat eden, lakin yukarda sayılan sebepler dışında, sözünden cayan veya tutmayanlar hakkında da İslami hükümlerin neler olduğunu araştırıp bulmak çok kolaydır.

Bu konuda Allah Dostu Erbakan kitabımızda bir bölüm halinde özetlenmiş daha geniş bilgiler vardır.

Başta Erbakan Hoca’mız olmak üzere bu davamızda az veya çok emeği geçmiş, şimdi Hakk’ın huzuruna varmış olanların ruhları şad, mekânları cennet, makamları âli olsun, âmin!

ERBAKAN’DAN ÖĞRENDİK

Çilekeş, yüzü nur, alnı ak, başı dik;

Biz dik durmayı, Erbakan’dan öğrendik!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

TS-61 - Allahü teala gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşaEllah.! Sn. Hocam, çok önemli bir konuyu ele almışsınız; Allahü teala sizden ebeden razı olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Mart 02:06
01

Sabit Değerli̇ - ŞAHİD OL YA RAB,ŞAHİD OL YA RAB,ŞAHİD OL YA RAB!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Mart 19:37


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?