Reklamı Kapat

Şubat Hüznü

Şubat ayı gelince insanın elinde olmadan derin bir hüzne bürünüyor. Bir dağın zirvesinden uzaklaştıkça o dağın ne kadar ihtişamlı olduğunu fark edersiniz ya, işte bizler büyüklüğünü bildiğimizi zannettiğimiz o yüceliğin ihtişamından yeni haberdar oluyormuş gibi hissediyoruz. Her Şubat ayı geldiğinde aklıma Asaf Halet Çelebi’nin İbrahim şiiri gelir. Bilmiyorum belki de yaşadığımız zamanın anlamını en iyi ifade ettiği için olabilir. “İbrahim / içimdeki putları devir / elindeki baltayla / kırılan putların yerine / yenilerini koyan kim.” (…) “ben ki zamansız bahçeleri kucakladım / güzeller bende kaldı / İbrahim / gönlümü put sanıp kıran kim.”

Şimdi oturup ağıtlar yakıp, ruh çağırma seanslarına girmek bunlar bizim işimiz değil. Zaten bir şeyi hakkıyla ifade etmek bir hakkın ifadesinin kendisi olmak ancak yolda olmakla ve o yolda sabırla yürümekle mümkündür. Yolculuğun duraklarında gözlerini kamaştıran ışıklı tesisleri menzil bilmeyip son ana kadar yürüyebilme sabrını gösterenlerden olmaktır. İşin en hüzün veren tarafı hayattayken yokmuş gibi hareket edenlerin birden hatırlamaya başlayıp, kendi hurafelerine kalkan yapma girişimleridir. Ve öyle şeyler söylerler ki hafızasını kaybetse bir insan bu sözlere inanmayı bir kenara bırakın, farklı düşündüğü için haksızlık yaptığını düşünerek özür dilemeyi bile düşünür. Ne çok severmişler meğer(!)

Bir de yeni bir icat çıkarttılar “herkesin hocası” diye bir şey, bu da tamamen bazı aklıevvellerin kendilerini şirin göstermek için uydurdukları samimiyetsiz, sevimsiz bir yaklaşımdır. İlmik ilmik, mücadele ile ter ve gayret ile örülen bir hareketin (Millî Görüş yani Saadet Partisi) doğasını bozmak için yapılan uyduruk bir şeydir. Şimdi herkes elinde bileti, kalkacak otobüslere binme telaşında; herkesin elinde bir fotoğraf, geçmişe ait bir anı ve mücadeleden çok, kısa yollar arayan uyduruk tiplerin gözyaşları var. Yolun yürünmesine değil de tapusuna hevesli tipler var. Oysa kendi hamasetlerini hakikat olarak görenlerin hakikat ile hiçbir bağları yok. Her şey yaşandı ve bitti adeta. Ambara darı koyma anlayışı sanki birileri tarafından sümen altı edildi. Küçük adacıklar da kendi kliklerinde küçük prensçikler türedi. Sadece kuru sloganlara dayanmış geçmişin mirasını bugün kısa vadede tahvil etmeye teşne zavallılar.

Ne garibin ne de gurebanın derdi ile dertlenenler ne de coğrafyalar aşan ideallere omuz verenler var. Güçlüyü seven ve onunla yan yana yürümek isteyenler var. Bir kuruşluk ulufelere, iltifatlara azıcık olan akılları da uçup gidenler var. Sizin, İslami hassasiyeti olan kitleleri sağ siyasetin içinde erimekten kurtarıp, onların benliklerini koruyarak var olmalarını sağlamanızı unutup dörtnala terk edip, kendini düzenin kollarına bir an önce bırakmak isteyenler var. Mazlumun, mağdurun rengini soranlar var. Bunlar birer şikâyetname değil ancak sadece varlıkları hakikate değil de hakikat bükücülere armağan olmuşların hallerinin açığa çıkarılması çabasıdır.

Gittin gideli hadsizlik çağı başladı adeta. Hadsiz, hukuksuz adamların kıskacında her gün yasarken, ambara darı düşürmeden ve sürekli üretilen ‘rıza’lara razı olmayı telkin edenleri görmek çabasıdır. Duruşunu hakikatten yana koyma tavrıdır. “Sen gittin / Akreplere kaldı bütün türküler / Sen gittin / Kalakaldım tamtakır.” (A. Baki Kömür) Hüzün ile özlemle ve rahmetle… Hoşça bakın zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?