Yaşanabilir bir Türkiye

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam eder

Önde olmak, öncü olmak, çığır ve ufuk açan ve herkesin saadetini isteyen bir lider olmak zor bir iştir. Aydınlıktan sonra, bir kâbus gibi insanın ve insanlığın üzerine musallat olan Siyonizm, kapitalizm ve komünizm karanlıklarını yeniden aydınlığa dönüştürmek için yollara düşen liderin adıdır Necmettin Erbakan. O, Siyonizm, kapitalizm ve komünizm karanlıklarının yerine ikame edilecek aydınlığı Milli Görüş olarak tanımlamıştır. Milli Görüş; hakkı üstün tutan Hz. İbrahim’in hanif milleti, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in muvahhit ve mücahit ümmeti gibi olabilmektir. Erbakan Hoca’mız, hayatı bir hak-batıl mücadelesi imtihanı olarak görmüştür. Milli Görüş; hakkın kapısını tutan ve Siyonizm ile mücadele eden bir davadır. Erbakan Hoca’mız, bu mücadeleyi mücerret kavramlarla değil tanımı yapılmış güçlü kavramlar ile yürütmüştür. Hak ile ifade edilen şeyi net bir şekilde tanımlamış ve tanıtmıştır. Batıl ile ifade edilen şeyi de yine net bir şekilde tanımlamış ve tanıtmıştır. Hak, değişmez gerçek olarak İslam’dır. Batıl ise, her zaman hükümsüz olan Siyonizm’dir. Ona göre Siyonizm bir timsaha benzer. Bu timsahının alt çenesi AB, üst çenesi ABD, gövdesi İslam ülkelerinin yöneticileri başta olmak üzere bütün işbirlikçi yönetimler, kuyruğu da İsrail’dir. Bütün hayvanlarda alt çene hareketli, üst çene sabittir. Timsahta ise alt çene sabit, üst çene hareketli ve daha da zararlıdır. Onun için üst çene ABD’dir. Timsahın zehri kuyruğundadır ve bunun için kuyruk İsrail’dir. Erbakan Hoca’mız Batı’yı da; “Batı’nın kökü eski Roma’ya, eski Roma’nın kökü eski Yunan, eski Yunan’ın kökü eski Mısır, yanı Firavun’lara dayanır” şeklinde tanımlamıştır. Siyonizm ve Batı; hakkı değil kuvveti üstün tuttuklarından, inandıkları bu yanlış hak anlayışı üzerine kurdukları kapitalist ve komünist düzenler insanlığa zulüm ve gözyaşı getirmiştir. Bugünkü “yeni dünya düzenini” Siyonizm ve Batı birlikte kurmuştur. Bu düzen bir ezen ve ezilen düzenidir. Milli Görüş’ün mücadelesi bu düzene karşıdır. Erbakan Hoca’mız buna göre bir vizyon ortaya koymuştur. Bu; Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya vizyonudur.

ÖNCE TÜRKİYE

Erbakan Hoca’mız Milli Görüş’ün tarihi köklerini ifade ederken, “Fatih, İstanbul’u Milli Görüş ile fethetmiştir” gibi cümleler kurmuştur. Bizim ecdadımız bin yıl insanlığa Milli Görüş ile hizmet etmiştir. Sonra Türkiye’ye ve İslam âlemine “Batı’yı taklit zihniyeti” hâkim olmuş ve tarihteki öncü ve şerefli konum yitirilmiştir. Arslan düştüğü yerden ayağa kalkar. Türkiye’nin yeniden “lider ülke” olması için öncelikle Yaşanabilir Bir Türkiye olması gerekir. Bunun sağlanması için üç adımın atılması gerekir. a-Batı taklitçiliğinin ve faizci kapitalist düzenin tahrip ettiği ekonominin Adil Düzen uygulamaları ile onarılması, b-Halkın refah düzeyinin tarım, hayvancılık, madencilik ve sanayi üretimleri ile arttırılması adil paylaşımın temin edilmesi, c-Sosyal ve ekonomik hayatın insanı merkeze alacak şekilde Adil Düzen ile tekrar yapılandırılması. Erbakan Hoca’mız Yaşanabilir Bir Türkiye için bu üç şeyi, yapılması öncelikli faaliyetler olarak görmüş ve bunun mücadelesini vermiştir.

BİR TÜRKİYE

Bir; bu bir, ikisi ve ikiliği olmayan birdir ve tevhidi, birlik ve beraberliği ifade eder. “Bir Türkiye’nin” kurulması için itibar edilecek esaslar vardır. Bu esaslar şunlardır. a-Hakkın üstün tutulması: Kaba kuvvete dayanan gücün hukuku yerine hukuka dayalı bir düzen, hakka dayalı ilişkiler ve adaletin belirlediği paylaşım ikame edilmelidir. b- İnsan haklarının gözetilmesi: İnsan maddi ve manevi varlığı ile bir bütündür. İnsan hakları ve özgürlükler, yaşama ve güvenlik, düşünce ve ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkı, din ve vicdan özgürlüğü gibi üzerinde insanlığın anlaştığı ve tabii hukuka aykırı olmayan temel haklar güvence altına alınmalıdır. c-Önce ahlak ve maneviyata bağlı kalınması: Ahlaki ve manevi değerlere bağlı milletlerin büyük medeniyetler kurduklarına, bu değerlerden uzaklaşanların ise güçlerini yitirdiklerine tarih şahittir. Yaşanabilir Bir Türkiye ancak ahlâk ve maneviyat temeli üzerinde kurulabilir. d-Kamu düzeni ve iç güvenlik: Can ve mal güvenliğinin sağlanması ve vatandaşlar arasında dostluk ve kardeşliğin geliştirilmesi, huzur ve güven ortamının tesis edilmesi, vatanımızın bölünmezliği, milletimizin birliği, beraberliği ve kardeşliği temel esastır. e-Yargı bağımsızlığı: Adalet mülkün temelidir ve birlik ve beraberliğin teminatıdır. Erbakan Hoca’mız; Yaşanabilir Bir Türkiye için bu esasların ihyasını olmazsa olmaz şeyler olarak görmüştür. Erbakan Hoca’mızın haklılığı bu esaslara bağlılığından ileri gelmektedir.

YAPAN ERBAKAN

Erbakan Hoca’mız, konuştuğunu yapan, yapması gerekeni konuşan şuurlu bir Müslüman’dır. Maneviyatsız saadet olmaz demiş, kalkınma planlarına ilk defa manevi kalkınmayı koydurmuştur. Adil Düzen demiş, iktidar ortağı olduğu dönemlerde hep Adil Düzen’i uygulamaya çalışmıştır. Millete karşı faizi kötüleyip, uygulamada faizi yürüten bir gafil olmamıştır. İslam Birliği demiş, iktidar olduğu dönemlerde Müslüman ülkelerle işbirliğini geliştirmek için gayret etmiş, Türkiye’yi İslam İşbirliği Teşkilatı’nın tam üyesi yapmış ve son olarak da İslam Birliği’nin bir çekirdeği olarak D-8’leri kurmuştur. Bizim medeniyetimiz, Batı medeniyetinden üstündür demiş, yeni bir saadet dünyasının kurulması için yapılması gereken şeylerin tamamını yapmaya çalışmıştır. D-160’ı yeni bir saadet dünyası için hedef edinmiştir. Bunun için “İkinci Yalta” demiştir. 1970 yılında İzmir’de yaptığı bir konuşmada: “Nizam’la Bismillah, Selamet’le İnşallah, Refah’la Maşallah, Fazilet’le Elhamdülillah, Saadet’e ulaşanlara selam olsun...” demiş, 27 Şubat 2011 günü, bundan on yıl önce Saadet Partisi Genel Başkanı olarak Hakk’a yürümüştür. Mekânı cennet olsun. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

İNSAN - Hırsızlık,yolsuzluk,ahlaksızlık,adam kayırma,yandaşlık,terörle iltisaklı olanlar dahil herşey temizlenip normal şeffaf yaşanılır adil bir ülke olunmalı.HİÇ BİR SİVİL TOPLUM KURUUŞU BİR İDEOLOJİNİN ESARETİNDE RANT ELDE ETME AMAÇLI SİYASETİN ARKA BAHÇESİ OLMAMALI.TERÖRLE BAĞLANTILI DERNEK SENDİKA BİRLİK YADA HERHANGİ BİR AD ALTINDA FAALİYETİ BELİRLENEN YANLI DAVRANMA POTANSİYELLLERİ DAHİ ÖNLENECEK ŞEKİLDE KANUN KURAL GETİRİLMELİ.PROTESTO YAPAN HERHANGİ BİR TOPLULUĞUN ÇATIŞMAYA YOL AÇTIĞI BELGELENİRSE ASKER POLİS DEVLET İLE ÇATIŞMAYA KALKARAK ÜLKEDE KAUSA SEBEP OLAN KİŞİLERİN BAĞLANTILI OLDUĞU DERNEK SENDİKA BİRLİK YÖNETİCİLERİ DİREK DOLAYLI ETKENDE OLSA SORGULANIP GEREĞİ YAPILMALI,MAŞA KULLANMALARIN PERDE ARKASINDA DOKUNULMAYAN OLMALARIN ÖNÜ KESİLMELİ.Legale uydurulan finansal enstrümanlarla soygunların önüne geçilmeli.Medya sanatçıya,popçuya para dağıtırken bu paraları nereden kolay kazanıp dağıtıyor araştırılmalı.ADALET İSTİYORSAK ÇÖPTEN EKMEK TOPLAYANLARIN OLDUĞU ÜLKEMDE KOLAY PARA KAZANILAN HERŞEY FUTBOLCU OLMAK DAHİ BİR DÜZENE SOKULMALI.BU UÇURUMLAR ADALETSİZLİK DEĞİLMİ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Şubat 15:48


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?