Reklamı Kapat

Erbakan Hoca’yı anlamak

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 1969 yılında Konya’dan bağımsız milletvekili seçilerek siyaset sahnesine girmesi ve 26 Ocak 1970 tarihinde Milli Nizam Partisi’ni kurması, sıradan bir siyasi faaliyet olarak algılanmamalıdır. Çünkü Erbakan Hoca, mevcut sistem içinde siyaset yapmak yerine, sisteme dini-sosyo-ekonomik olarak da alternatif bir görüş sunmuştu.

Erbakan Hocanın ilk partisi Milli Nizam Partisi, kuruluş tarihinden 14 ay sonra daha seçimlere giremeden 12 Mart 1971 Muhtırası’yla birlikte kapatıldı.

Mili Nizam Partisi’nin kapatılmasından 17 ay sonra 11 Ekim 1972’de Milli Selamet Partisi’ni kurmuştur. Siyasi sâiklerden dolayı 20 Ekim 1973’te genel başkan olabildi.

MSP içindeki Nurcular, 17 Kasım 1974 yılında yapılan II. Büyük Kongre’de Ahmet Tevfik Paksu ve Hüsamettin Akmumcu’nun öncülüğünde Erbakan’a karşı muhalefet ettiklerini deklere etti. 14 Ocak’ta gizlice Nizam Partisi’ni kuran Nurcular, 16 Ocak 1977 yılında Erbakan’a ültimatom gibi bir mektup yazarak istifa sürecini başlattı.

Milli Selamet Partisi’ndeki ikinci muhalefet ve bölme girişimi Korkut Özal’la birlikte yaşandı. MSP’nin 15 Ekim 1978 yılında yapılan 4. Olağan Kongre öncesi MSP’li Bakan Korkut Özal, Necmettin Erbakan’a karşı muhalefet etti, ayrı liste çıkartmak istedi ancak tabanda aradığı desteği bulamayarak Erbakan’a karşı genel başkanlığa aday olmadı, yönetim kurulu için alternatif liste çıkarttı. Erbakan’ın tek genel başkan adayı olarak katıldığı kongrede sert tartışmalar yaşandı. Hüseyin Besli-Ömer Özbay, R. Tayyip Erdoğan: Bir Liderin Doğuşu kitabında o günlerde İstanbul Gençlik Kolları Başkanı olan R. Tayyip Erdoğan’ın Erbakan Hoca’ya karşı Korkut Özal’ı desteklediğini övünçle anlatmaktadır.

Milli Selamet Partisi, 12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte kapatıldı, Necmettin Erbakan Hoca’ya 4 yıl hapis ve 1,5 yıl Eskişehir’de mecburi ikamet cezası verildi.

Erbakan Hoca, 19 Temmuz 1983 tarihinde Refah Partisi adıyla yeni bir parti kurdurdu. Siyasi yasağından dolayı ancak 11 Ekim 1987’de Refah Partisi Genel Başkanı oldu.

Refah Partisi, 24 Aralık 1995’te yapılan milletvekilliği genel seçimlerinde %21.4 oy alarak birinci parti oldu; 28 Haziran 1996’da Refah-Yol Hükümeti’ni kurarak iktidara geldi ancak 28 Şubat 1997 yılında postmodern darbe yapıldı. Erbakan Hoca, 18 Haziran 1997’de başbakanlıktan istifa etmek zorunda kaldı.

Erbakan Hoca’nın istifasından bir ay önce 21 Mayıs 1997 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Refah Partisi’ne kapatma davası açıldı. Refah Partisi, 16 Ocak 1998’de kapatıldı, Necmettin Erbakan’a siyaset yasağı getirildi.

Refah Partisi’ne açılan dava sürecinde Erbakan Hoca kapatma ihtimaline karşı 17 Aralık 1997 tarihinde Fazilet Partisi’ni kurdurdu ancak kısa süre sonra 7 Mayıs 1999’da kapatma davası açıldı. 22 Haziran 2001’de parti kapatıldı; Erbakan Hoca siyasi yasağından dolayı genel başkanlık yapamadı.

Fazilet Partisi’ne kapatma davası açılmasından sonra 13 Mayıs 2000 tarihinde yapılan kongrede başlayan Gelenekçi-Yenilikçi ayrışması, hukuken de gerçekleşti; Yenilikçiler 14 Ağustos 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurdu. Bu ayrışma sürecinde Yenilikçilerin temel argümanı “Erbakan vesayeti” oldu.

Erbakan Hoca, 20 Temmuz 2001 yılında Saadet Partisi’ni kurdu. Hoca, 5 yıllık siyaset yasağı 22 Şubat 2003’te kaldırılmasıyla Saadet Partisi’ne katıldı, 11 Mayıs 2003’te de Saadet Partisi Genel Başkanı seçildi. Ancak 3 Aralık 2003’te ihdas edilen Kayıp Trilyon Davası onaylandığı için 30 Ocak 2004’te Saadet Partisi Genel Başkanlığı ve parti üyeliğinden istifa etmek zorunda kaldı. Genel başkanlığına Recai Kutan getirildi; 26 Ekim 2008 yılında Numan Kurtulmuş genel başkan oldu.

30 Haziran 2010 günü yani olağanüstü kongreden 11 gün önce Milliyet gazetesinden Taha Akyol’a konuşan Numan Kurtulmuş: “Bana Sayın Erbakan’ın hiç müdahalesi olmadı ama partimiz üzerinde bir ‘Erbakan vesayeti’ olduğuna dair kamuoyunda bir algı var. Kongremizde bu algıyı kaldıracağız. Hem söylem, hem kadro olarak!” dedikten sonra kongre talebinde bulundu. 11 Temmuz 2010’da Ankara’da yapılan Saadet Partisi’nin 4. Olağanüstü Kongresi’nden sonra ayrışma süreci yaşandı.

Erbakan Hoca, ancak 17 Ekim 2010 tarihinde Saadet Partisi’nin Genel Başkanı seçildi. İlerleyen yaşı ve sağlık durumunun kötüleşmesine rağmen İslâm dünyasının ve Türkiye’nin meseleleriyle ilgilendi. 19 Ocak 2011’de hastanede tedavi altına alındı, 27 Şubat 2011’de Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Erbakan Hoca’nın kurduğu partiler kapatıldı, içeriden defalarca bölündü. Muhtıralara, darbelere, hapis ve siyaset yasağına maruz kaldı. Hocanın siyasi hayatı incelenirken önüne konulan engelleri görmek gerekir. Türk siyaset tarihinde Erbakan Hoca kadar gadre uğramış, haksızlığa maruz kalmış, buna rağmen mücadelesini ilk günkü gibi azimle devam ettirmiş başka bir lider yoktur. Rahmetullahi aleyh.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?