Reklamı Kapat

Yüzyıldır ülkenin konuştukları aynı…

                Önce Mondros Mütarekesi gemide imzalanıyor, sonra Sevr 1920’de bize dayatılıyor… Artık, emperyalist ülkeler, vatan topraklarını paylaşmaya hazırlar… Lakin unuttukları, imanın gücüdür… Türk milleti, imanıyla savaşmış ve İstiklal Harbi’ni kazanmıştır.

                Kazandıktan sonra da, imara girişmiş… Hükümetler kurmuş, hükümetler değiştirmiş. 1938 yılına kadar Mustafa Kemal Atatürk Reis-i Cumhur sıfatıyla, İnönü’yü, Fethi Okyar’ı… Sonra birkaç kez daha İsmet İnönü’yü… Son demlerinde Celal Bayar’ı başbakan yapmış… O günler zor günler tabii. Halk, perişan… Savaşın izleri, yokluk ve sefalet olarak evlerde, sokaklarda köylerde yaşanıyor.

                Ancak, gelen başbakanlar, genel olarak üç hususa dikkat çekiyorlar:

                1. Adalet her alanda tesis edilecek. Herkesi tartan ortak terazi kurulacak.

                2. Ehliyet ve liyakat sistemi oluşturulacak, kurumsallaştırılacak.

                3. Kalkınma ve refah sağlanacak, eşit bölüşüme gidilecek… Hayat pahalılığı (enflasyon) sona erecek.

                Aslında, söylenen sözler umut verici… Olması gerekenler. Bir toplumu ayakta tutacak mühim sütunlar.

                Lakin yıllar geçiyor, aynı sözler tekrarlanıp duruyor farklı iktidarlardan tarafından… İsmet Paşa’nın birçok konuşması bu üç konuyu işaret ediyor…

                Sonra, 1950’den sonra, Demokrat Parti, halka, adaleti, liyakati ve ehliyetin yansıra, kalkınmayı, ekonomik refahı… Eşit paylaşımı müjdeliyor… Oy istiyor, iktidar oluyor…

                1960’lardan sonra, Süleyman Demirel, adalet partisini kuruyor… O da, aynı vaatlerde bulunuyor. Adaleti partisinin ismi yapıyor ki, adaletli bir düzen kurma iddiasıyla… Köylüyü kalkındıracağını… Ekonomik refahı sağlayacağını… Eşit bölüşümden bahsedip dururken, liyakatin önemini de vurgulamaktan geri durmuyor.

                1974’te, Bülent Ecevit, Karaoğlan edasıyla siyaset sahnesine, aynı vaatleri sıralayarak, köyleri, kasabaları şehirleri dolaşıyor. O da, adalet, ekonomik kalkınma. Liyakat, adalet getireceğini yüksek sesle söylüyor.

                Kenan Evren… Darbenin başı da, ne yazık ki, aynı şeyleri, darbenin gerekçesi yapıyor… Adaletsizlik, kaos, belirsizlik, ekonomik çöküntü… Liyakat ve ehliyetin olmayışından ötürü, darbe yaptığını söyleyebiliyor.

                Derken, bu kez karşımıza rahmetli Özal çıkıyor… Onun da halka dönük iddiaları aynı.

                Enflasyonu düşürmek, ekonomik refahı yükseltmek. Adaleti tesis etmek, liyakat ve ehliyeti öne çıkarmak…

                2002… AK Parti milletin önüne çıkıyor… İsmine, iddialarını yazdırıyor… Ülkede, adaleti sağlayacağız, kalkınmayı başaracağız… Enflasyonu bitireceğiz. Liyakat ve ehliyete dikkat edecek… Aşağıdan yukarıya geçişlerde, kimseyi kayırmayacağız…

                Yıl 2021… Birileri çıksın söylesin… Şu anda kurulan partiler, millete vardıklarında, 1930’larda söylenen. Sonrasında, ara ara kimi iktidarların, partilerin dillendirdiği sözleri söylüyor mu söylemiyorlar mı? Konuşmalarda. Problemlerde, açmazlarda bir değişiklik var mı yok mu?

                Yüzyıldır, meseleleri sırtımızda taşımışız… Çözmek yerine, sırtımıza alıp yol almışız kadar… Dertlerimiz, problemlerimiz değişmemiş… Yazık ki ne yazık...

                Tam yüzyıldır aynı sözleri, aynı meseleleri, dertleri sırtımıza alıp yaşamak hangi aklın ürünü?

                Hâlâ, enflasyonu, kalkınmayı… Adaletsizliği yok etmeyi… Ehliyet ve liyakati yerleştirmeye uğraşıyoruz.

                Kurumsallık yok… Kural, hüküm yok… Herkesin tartıldığı ortak bir terazi bile yok… Gelen iktidarların keyfine göre ülke yönetilmiş anlayacağınız…

                Değişmek, değiştirmek mümkün değil midir?

                Anahtar cümle şu: Bir topluluk kendini değiştirdikçe, yanlışları, kötülükleri, kötü gidişi değiştirecektir.

                İlahi vaat böyle çünkü.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?