Reklamı Kapat

Masumun kanı ve zalimin yanı

Sayın Cumhurbaşkanı geçen hafta AKP ve kendileri için tarihi bir cümle sarf etti:

“Bizim elimizde tek bir masumun kanı yoktur, olmamıştır, olmayacaktır. Hiçbir zalimin yanında yer almadık, almayacağız.”

Bilgilerimizi düzeltmek için hemen sözlüğe baktık.

Masum: Hiçbir günahı, hiçbir suçu bulunmayan, temiz, saf kişi.

Zalim: Haksız ve acımasız davranan, katı yürekli, kıyıcı kimse.

Şimdi, bu tanımlar ışığında bu cümleyi nasıl anlamamız isteniyor, acaba?

AKP yöneticileri, mensupları ve evlatları ellerine silah alıp Irak’a gitmediler ki, masum kanı dökerken bu kan ellerine sürülmüş olsun. Afganistan’a gitmediler ki, oradaki masumların kanını akıtırken ellerine sürülmüş olsun.

Suriye’ye mi gittiler ki, masumların kanını akıtırken ellerine bulaşmış olsun. Libya’ya mı gittiler ki, Libyalıların ve Kaddafi’nin kanını dökmüş olsunlar ve dökerken ellerine bulaşmış olsun.

Diyeceksiniz ki: Ama efendim Irak’a 4990 sorti yapması için ABD ve müttefiklerinin uçaklarını topraklarımızdan kaldırdılar. Havaalanlarımızı, limanlarımızı kan dökücü ABD conilerine açıp Irak’a gitmesini sağladılar. Bu kan dökücülerin ikmalini, tatilini ve “diğer ihtiyaçlarını” sağladılar.

Şöyle mi anlamak gerekir?

Bunu yapan T.C. Devleti’dir. Devlet başka, onu yöneten fertler başka. T.C. Devleti bu işlere ticari olarak bakar. Menfaat elde eder, para kazanır. Nitekim 8,5 milyar dolar kazanmıştır. Bunu “masum kanı dökmek” olarak almak doğru değildir.

Suriye’de arabulucu ve sulhu devam ettirici tutum takınacağına, ABD’nin yanında yer alıp, iç savaşın başlamasına katkıda bulunmak, Afganistan’da “araştırmadan, soruşturmadan” askeriyemizi ABD’nin yardımına koşturmak, Libya’da donanmamızı bombardımana destek için göndermek. Bunlar hep T.C. Devleti’nin işidir, AKP ve yöneticileri ile yakından veya uzaktan hiçbir ilgisi yoktur. Devlet özerk bir kurumdur. Masum kanı dökmek anlamına gelmez. Böyle mi düşünmemiz isteniyor.

Ne yani böyle anlamayacağız da, Cumhurbaşkanı yalan söylüyor mu demeye getireceğiz?

Böyle anlarsak görürüz ki, ne Sayın Cumhurbaşkanı’nın, ne AKP yöneticilerinin ellerine “hiçbir masumun kanı bulaşmamıştır, bulaşmaz, bulaşmayacaktır”. Cümlenin ikinci kısmı daha da enteresan: “Hiçbir zalimin yanında yer almadık, almayacağız.”

Bu cümleyi nasıl anlamamız isteniyor? En başta “zalim” kelimesini sözlükten tanımladık. Şimdi tutup da, ABD başkanlarına “zalim” diyebilir miyiz?

Her biri, her daim, barıştan söz ediyor, istikrardan söz ediyor, demokrasiden söz ediyor, kalkınmadan söz ediyor, gelişmeden söz ediyor. Bunlar zulüm tanımına uyar mı?

Bakın, Avrupa Birliği ülkeleri hiç zulümden, kan dökmeden bahseder mi? İşbirliği, kalkınma, barış ve istikrar hedeflerini her vasıta ile dile getirmiyorlar mı?

AKP iktidarı işte bunlarla beraberdir. Bunlara zalim denebilir mi? Yukarıdaki tanıma bakarsak, asıl zalim bunların askerleridir. O liderler askerlerini gönderdiler Afganistan’a, gönderdiler Irak’a, gönderdiler Suriye’ye, Libya’ya, Yemen’e; onlar gittiği yerde kan dökmüşlerse bu başkanlarını zalim yapmaz ki. AKP yöneticileri gayet masumane ve barışçıl niyetlerle işbirliği yapıyorlar.

Bir izah şekli daha var yazsak mı? Acaba; Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Yemen ve diğer halkının kanı dökülen ülke insanlarını “masum” kabul edip, bunların kanını dökenleri “zalim” diye nitelemek kurguyu baştan yanlış kurmak anlamına gelebilir mi?

Yok yok biz oraya hiç girmeyelim, yoksa toparlamakta zorluk çekeriz. O zaman Sayın Cumhurbaşkanı’nın girişte tekrarladığımız cümlesinin doğru olduğunu kabul etmemiz gerekmiyor mu?

Zalim conilere dua etmek meselesi mi? Yazımızın çok uzamayacağını bilsek, ona da bir izah bulurduk elbette! Peki, AKP’ye vekâlet vermiş olanların hali hakkında bazı şeyler söylesek mi?

Nisa Suresi 85. ayet-i kerimesini okuduk ama yorumlayacak kadar tefsir bilgimiz olmadığından dolayı en iyisi konuyu açmayalım. Bu konuyu “çokbilmiş hocalarımız” dururken bize konuşmak düşmez.

İronik ifadeleri bir tarafa bırakırsak, bu güne kadar devamlı Milli Görüş’e vekâlet yani oy vermemiz şu ölümlü dünyada bizi nelerden korumuş, görebiliyor muyuz?

Allah’ımız kaç yerde açıklamış:

İnancımıza uygun olarak düşünürsek, vekâletini anlamadan, dinlemeden, yanlış yerlere veren kardeşlerimiz için de “tevbe kapıları” hep açık tutulmakta.

GÖLGELERİN GÜCÜ

Ömrü geçirdin, çiçekle kelebekle,

Şimdi ikindi vakti, uzar gölgeler;

Kardeş, kara günler yakın bekle,

Eteğindekiler ışığı gölgeler!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Seyfeddin - Madalyanın, Bir on yüzü var bir de arka yüzü var,Ne diyelim...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Şubat 11:51


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?