Biz bilinci

Biz duygusunu yitirmiş bir toplum nasıl var olabilir? ‘Biz’ önemli bir kavram, aidiyet duygusunun en güçlü ifadesidir. Bugün biz neye diyoruz, bizi nasıl tarif ediyor ve anlıyoruz? Bu soruya vereceğimiz cevap bütün her şeyi daha berrak bir hale getirebilir. Biz duygusunun, biz bilincinin içerisinde sevgi, saygı, onur ve diğerkâmlık vardır. Bunlar hem ferdi ikame eder hem de toplumu ikame ederek bir arada tutar. Bir toplumun yasayan değerleri olmalı ve bu değerler o toplumun mayasını oluşturabilmeli ki var olma gerçekleşebilsin.

Bugün hoyratça tükettiğimiz birçok şey belki hayatımızı çok fazla etkilemiyor gibi görünebilir ama aslında hayatımızı sessiz sedasız bir şekilde etkiliyor. Ancak son yıllarda tüketmekle kalmayıp anlamını da kaybettiğimiz ‘biz bilinci’, ferdi ve toplumsal olarak yaşadığımız birçok kaybın ve yaşadığımız birçok sorunun temelini oluşturuyor. Bugün ‘biz’ vurgusu ayrışmanın, birbirinden uzaklaşmanın ve de ortak bir değer üretememenin ifadesi haline gelmiş vaziyette. Düşünebiliyor musunuz? Ne kadar acı verici bir durumla yüz yüzeyiz. Gündelik kazançlarımıza, konumlanmalarımıza ve küçük grup çıkarlarımıza kurban ettiğimiz bu değerin yoksunluğu yaşadığımız en büyük ve en sarsıcı olaydır.

Herhalde hiçbir ülkede insanlar birbirinden bu kadar geceyle gündüz gibi ayrışmamıştır. Birinin beyaz dediğine diğeri kara der hale gelmemiştir. Konuşma, tartışma ve birbirini anlama gibi günlük hayatın olmazsa olmazlarının hayattan çekilip adeta yerlerini kör döğüşünü andıran, sen haklısın ben haksızım kavgasına bırakmamıştır. Birbirini sürekli yok sayan, olumsuzlayan bir dil hiçbir toplum üzerinde bu denli egemenlik kurmamıştır hiçbir vakit. ‘Biz’ ve ‘siz’ ayrımı ile kutuplaşan bir toplumu birbirine ne ‘ümit’, ne ‘tasa’, ne de ‘keder’ ortaklık edebilir. Duygusunu, ritmini kaybetmiş bir toplumda ne kadar çok negatif unsur varsa onlar egemen olur.

Onun için ‘biz bilinci’ oluşturmak ve bu duyguyu fertten başlayarak topluma ve ülkeye hâkim kılmak gerekiyor. Taşıyla, toprağıyla, bütün canlıları ile o aidiyetin hissedildiği: saygınlık, sevgi ve muhabbetin eşlik ettiği bir iklime girmek gerekiyor. Diğerkâmlığın başrol oynadığı, bağırmadan meramların anlatıldığı, herkesin daha çok konuşmak için yarışmadığı ve dinlemenin anlamanın kıymetlendiği bir iklimde her şey daha anlamlı bir hale gelir. Ve o vakit yasayan bir değer üretilebilir. İşte güçlü fertlerin, toplumların gücünü bu değerler belirler. Bir toplumun içinde onu dengede tutacak, onu mihenge vuracak bu “yasayan değerler” nasıl oluşturulur, nereden başlanabilir? Bunlara kafa yormak gerekiyor.

O zaman sadece bir grubunun, topluluğun ihtiyaç hiyerarşisine insan sağlamak, onları bir grubun klişeleri ile kalıplaştırmak gibi hastalıklardan kurtulabilir. Topluma, cemiyete faydalı şahsiyet sahibi fertler kazandırılabilir. Ve bununla beraber de yekpare bir şekilde ayağa kalkılabilir. Yaptığı işin bereketine inanan, işini hakkıyla yapan ve de hak, hukuk gözeten ve yaşadığı yeryüzüne daha farklı bakabilen; taşına, toprağına, canlılarına hürmet edebilen bu kişiler ile başka bir boyuta geçilebilir. Böylece dünya daha anlamlı ve daha yaşanabilir bir hâl alabilir. Bütün bu değerler Anadolu’nun kendi mayasında var ve bunlar kaybolmadan sahip çıkıp hayatın içerisine dâhil etmek gerekiyor. Hâsılı, ‘biz bilinci’ bize yeni bir bakış açısı, yeni bir hava getirebilir. Hoşça bakin zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?