Asırlık Adamlar

Gençlerin kusurları ile meşgul olmak büyüklerimizin en önemli meşgalesi haline geldi. Saçları ağarmış kelli felli adamlar bir araya geliyor, sözü döndürüp dolaştırıp gençlere vuruyor. Şiddet, fitne ve fesadı ekseri büyükler çıkarıyor ama nedense suç daima gençlerin ya da çocukların üzerine yıkılıyor.

Mesele gençler olunca görmüş geçirmiş amcalarımızın, teyzelerimizin ağızlarından tek hayırlı söz çıkmaz, gençleri vurdukça vurur, aşağıladıkça aşağılarlar. Yok gençler saygıdan anlamazlarmış, otobüste kendilerine yer vermezlermiş, çalışmak yerine hazırcılığa konarlarmış, kıymet bilmez halden anlamazlarmış. Sanırsınız ki bu çocuklar kendi gölgelerinde doğup büyümediler, uzaydan çok ötelerden gelip onların dünyalarını istila ettiler. Sanırsınız ki bu kişiler gençlik döneminde benzer şeyleri yaşamadılar, hata etmediler, kire bulaşmadılar.

Beklentileri yüksektir erişkinlerin, iç dünyalarında yaşadıkları mutsuzluğu, sevgisizliği ve değersizlik duygusunu bu çocukları aşağılayarak telafi etmeye çalışırlar. Kendi hayatlarında yapamadıkları, muvaffak olamadıkları hayatları çocukların sırtına yükleyen anne-babalar vardır bir de. Onları kendi uzantıları olarak görür ve kendi yapamadıklarını onların omuzlarına yükleyerek telafi etmeye çalışırlar. Fakat gencin hayal ve beklentileri yaşadığı çağa göre şekillenmiştir o yüzden ebeveyni ile sık sık çatışmaktadır.

İstikbal gençlerin omuzlarında yükselecektir, buna itirazımız yok elbette. Ancak erişkin olarak onları değerlendirirken iki hususu dikkate almak zorundayız:

1-Çocuklar aileden ve yaşadıkları toplumdan bağımsız değillerdir o nedenle ilk evvela onlara nezih ve yaşanabilir bir dünya sunmalı ve bu manevi iklimde hayat bulmaları için desteklemeliyiz.

2-Genç bireyleri değerlendirirken içinde bulundukları çağın sorunlarını da dikkate almak ve onlarla çatışmacı bir dil değil, uzlaşmacı bir dil kullanıp, işbirliğine dayalı bir yaklaşım sergilemek zorundayız.

İstikbal gençlerin omuzlarında yükselecektir ancak bunun için önce kendi alanımızı temizlemeli, niyetlerimizi düzeltmeli ve arzu ettiğimiz hayatı onlara gösterebilmeliyiz. Gençlere sürekli şekilde kompleks aşılamaktan vazgeçip, çocukların kendileriyle barışmalarını sağlamalı ve onları erdem ve faziletler eksenine çekebilmeliyiz.

BİR SÖZ

“İki kuşu birbirine bağlasan, keder içinde yerde gezinir dururlar.

Kurtuluş çaresi arar ve gizliden gizliye, birbirleriyle konuşurlar.

Konuştukları şey onların sırrıdır.” (Mevlana)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?