Zahmetsiz rahmet olmaz

Bismillahirrahmanirrahim;

âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Allah; fert ve cemiyetin İslam’ca düşünmesini, yaşamasını ve Müslüman olarak ölmesini ister. Müminler için Allah’ın değişmez hükmü şudur: “Ey iman edenler, eğer siz, Allah’ın davasına yardım ederseniz, Allah da size yardım eder, ayaklarınızı İslam’ın hakkını koruma yolunda sağlam tutar.” Allah’ın yardımını bekleyenler, Allah’ın teklifi üzerine, yüklendiği İslam emanetinin hakkını vermek zorundadır. Emanetin hakkını vermek, Allah ve Resulünün bütün emirlerine teslim olmakla olur. Kul, Allah yolunda hakkını vererek cihat edecek, Allah da onları kendi yollarına eriştirecektir. Zahmetsiz zafer olmaz.

Allah sebeplerin mahkûmu değildir ama dünya hayatını bir sebepler kanununa bağlı kılmıştır. Tarlaya tohum ekip fiili duada bulunmadan Allah’tan sadece sözlü dua ile ürün istemek boşuna olur. Müminler, ferdi ve cemiyet hayatlarında Allah’ın bildirdiği hak ve adalet esaslarına uygun adil bir düzen ve yönetim istiyorlarsa, aralarındaki hatalı davranışları düzeltip, Kur’an ve nebevi ahlakı nefislerinde hâkim kılmalıdırlar. Kırıp dökmek kolaydır. Asıl kahramanlık, kırılanı, döküleni toplayıp birliği ve beraberliği sağlayabilmektir. Müslümanlık, kırılanı döküleni toplayarak bir kardeşlik düzeni kurma dinidir. Bu kardeşlik düzenini kurmayı başaran müminlere yardım etmeyi Allah üzerine hak olarak almıştır. Yeter ki bizler bu ilahi yardıma layık, aralarında ülfet eden şuurlu bir topluluk olalım. Allah, iman edip mallarıyla ve canlarıyla yolunda cihat eden topluluğun günahlarını bağışlayacağını ve onları cennete koyacağını vaat ediyor ve onlara yakın bir fethi müjdeliyor. Bütün bu vaat ve müjdelere nail olmak, ancak usulü nizama uymakla mümkündür. Mehmet ZahidKotku; “Arkadaşlık peki demekle kaimdir” demiş, ne güzel söylemiş… Kiraz Hoca ise, “Dünya; ‘idare, mudare, dubare’ hayatıdır” derdi. Bu üç kavram ile ilgili hüküm şudur: İdare; vacip, mudare; caiz, dubare; haramdır. İdare; yönetmek demektir. Mudare; ilkelerden taviz vermeksizin muhatabın huyuna ve suyuna göre hareket ederek neticeye ulaşmaktır. Dubare; aldatmaktır. Bu hayatta idare ve mudare kazandırır, dubare ise eninde sonunda kaybettirir.

ALLAH ADİLDİR

Allah adildir, hak edene hak ettiği şeyi verir, zerrece kimseye zulmetmez. İnsan; Allah’a doğru adım atarsa, Allah da rahmet kapılarını açar, dünyada izzet ve devlet, ahirette sonsuz nimet ve cennet verir. Allah emrinde galip olandır. Oyun ve eğlenceden ibaret bu dünyada yükselenler, bir gün inerler. Ülkeler de insan gibi doğar, büyür ve ölür. Her milletin bir eceli vardır. Korku, açlık, can, mal ve ürün zayiatı ile sınavdan geçiyoruz her birimiz. Bir zamanlar bizim “babamı faiz batırdı, kuvveti değil hakkı üstün tutalım, gelin canlar bir olalım” gibi sloganlarımız vardı. Allah’ın rızasını kazanmak için çalışır her mümin. Her mümin bir cihat görevlisidir. Onların cihadı, bütün insanlığın saadeti içindir. Allah’ın sünneti odur ki, inkârcılar, müşrik ve münafıklar istemeseler de O, nurunu mutlaka tamamlayacaktır. Burada önemli olan iman edenlerin bu hakikat karşısında takınacağı tavırdır. Adil Düzen’e davet edildiğinde parmaklarını kulaklarına tıkayanlar; zalimin zulmünden, cehaletin karanlığından kurtulamazlar. Hak-batıl mücadelesinde hakkın ve haklının safında yer almayanlar, batıla hizmet etmiş olurlar. Kim nerede olmak istiyorsa Allah onu olmak istediği yere koyar.

SABIR

Müminin zaferi, sabrına bağlıdır. Zaferin büyüklüğü, belanın büyüklüğü kadardır. Galibiyet ve başarı merdivenine elleri cebinde çıkılmaz. Bazı yenilgiler, daha parlak zaferlerin teşvikçisidir. Başarmak için tehlikeye atılmadıkça yarışı kazanmak, mücadeleyi göze almadıkça da zaferi elde etmek mümkün olmaz. Büyük başarılar ve galibiyetler, küçük işleri titizlikle yapabilme sabrının sonucudur. Yenileceğinden korkan daima yenilir. İnsan, mücadeleyi önce içinde kazanır ya da kaybeder. Bir davanın başarı ve galibiyetini, müminin inancı belirler. Sabır, cihat ve zafer…

IRKÇI EMPERYALİZM

Adam, ta Amerika’dan, İngiltere’den, dünyanın dört bir tarafından her türlü rahatını terk edip batıl davasını tebliğ için her yere gidiyor, Anadolu’nun en ücra köşesine kadar geliyor ve nice zahmetlere katlanıyor. Zulmü yaymak için Afganistan’a, Irak’a, Suriye’ye, Yemen’e ölmek pahasına yerleşiyor. Her çeşit çirkinliği, ahlaksızlığı ve en büyük zulmü yapmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor. Müminler olarak biz, adaleti yaymak, insanlığı faizci kapitalizmin fitnesinden, zulüm ve kötülüklerinden uzaklaştırıp dünya ve ahirette kurtarmak için bırakın onların memleketine gitmeyi kendi iş arkadaşımıza, kapı komşumuza bile itikat ve düzen olarak İslâm’ı tebliğ etmekten çekiniyorsak, bizim de, dünyanın da kurtuluşu mümkün olmaz. Bu tavır, kişiyi mümin tanımının dışına çıkarabilir. Müminler, halife oldukları tüm yeryüzünden sorumludur. Bu şuur, günümüzde Milli Görüş olarak ifade ediliyor. Milli Görüş, bu şuuru ifade ettiği içindir ki, yeryüzünün maddi ve manevi imarıyla ilgili olarak, yeni bir saadet dünyası kurmanın derdini taşıyor. Yeryüzünde bütün insanlığı zulümden kurtaracak, onları erdemli bir hayata kavuşturacak tek çözüm yeni bir dünyanın kurulmasıdır. Bunu bilen şeytan ve adamları; Milli Görüşçülerin üzerine tecrübeli kurmay elemanlarını görevlendiriyor. Bunun için Milli Görüşçülerin imtihanı içeride ve dışarıda çetin geçiyor. Nisa 76: “İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler ise tağutun; azgın şeytan ve adamlarının yolunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın kurduğu hileli düzen pek zayıftır.” Bu geçek bilinecek, bizi haktan batıla döndürmek için yoğun çaba gösterenlere gereken karşılık mutlaka verilmek zorundadır. Bunun için Saadet Partisi kıymetlidir ve Erbakan Hoca’mızın dediği gibi Saadet Partisi son imtihanı kazananların partisidir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?