Ama hele bakın ki neler oldu!

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cüneyt Özdemir’in programında, yeni anayasa tartışmalarıyla ilgili olarak, “İktidar ciddi manada anayasa konusunu gündeme getirmek istiyorsa yapacağı ilk iş, muhalefete, ‘Gelin beraber oturalım, hangi konularda değişiklikler yapılacaksa beraber konuşalım’ demelidir” dedi.

* Geçmişte Adalet Bakanlığı koltuğunda da oturan, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, “Yeni bir anayasa için adı ne olursa olsun bir uzlaşma komisyonu kurulması gerekiyor” ifadesini kullandı.

* Bu köşede, 3 Şubat 2021 tarihinde, Yeni Anayasada ‘Yuvarlak Masa’ Şart (https://www.milligazete.com.tr/makale/6342822/adnan-oksuz/yeni-anayasada-yuvarlak-masa-sart) başlıklı bir yazı kaleme aldım ve yeni anayasa çalışmalarında, “ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partiler arasında ayrım yapmadan, tüm parti liderlerini yuvarlak masa etrafında toplaması ve yeni anayasa metninin bu yuvarlak masadan çıkması elzem” dedim.

***

Ne demek istiyorum?

Yıl, 2011… 10 sene önce…

Cemil Çiçek TBMM Başkanı… Yeni ve sivil anayasa için yoğun bir çabanın içinde… Bakın o süreçte neler yaşandı;

* “ CHP’nin ‘vatandaşlık tanımı’ önerisini sunamaması ve BDP’nin mazeret göstererek gelmemesi üzerine iki haftadır toplanamama krizi yaşayan TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, görüşmelere devam kararı aldı.”

* “TBMM Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında toplanan Anayasa Uzlaşma Komisyonu toplantısına, mazeret bildiren BDP’li üyeler katılmadı.”

* “AKP’liler, CHP’ye yüklenerek vatandaşlık maddesi örneğini vererek çalışmaları zamanında komisyona sunamadıkları eleştirisinde bulundu.”

* “CHP’liler ise komisyona dışarıdan müdahale edilmesi nedeniyle motivasyon sağlanamadığını belirterek, ‘Bu nedenle heyecanımızı kaybettik’ değerlendirmesinde bulundu.”

* “Toplantıda CHP’li üye Rıza Türmen, Çiçek’e, ‘Siz TBMM Başkanı olarak anayasa değişikliği teklifleri Meclis’e geldiğinde müdahale etmelisiniz. Böylece komisyon üzerinde bir baskı oluşmaz’ teklifinde bulundu.”

* “Cemil Çiçek ise, ‘Ben onu yapamam. Ben bunu yapmaya kalktığımda sağıma soluma bakar, sonra kimsenin müdahil olmadığını görürüm. Kötü sözü mahallenin delisine söyletirler. Ben bunu yapmam’ ifadelerini kullandı.”

***

Gördünüz mü neler yaşandığını?

Bunları neden yazdım;

Başlayacak olan yeni süreçte benzer sahneler yaşanmasın diye! Ders alalım diye! Bu kez işi daha ciddi tutalım diye!

KADER MAHKÛMLARI DERNEĞİ

Necdet Yüksel… Kader Mahkûmları Derneği Başkanı…

Geçenlerde, yardımcısı Kadir Zengin’le birlikte gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ı ziyaret etti. Sohbet etme imkânımız oldu.

Kader Mahkûmları Derneği ne iş yapıyor?

Türkiye’de değişik tiplerde 400’e yakın cezaevi var. 200 bine yakın hükümlü ve tutuklu… Organize suçlar, terör suçları ve diğer suçlardan…

Kader Mahkûmları Derneği, hükümlü ve tutukluların ve ailelerinin kitap, dergi, giysi, seccade vb. gibi ihtiyaçlarını karşılamak için çırpınıyor.

Cezaevlerindeki çok sayıda çocuğun mama, bebek bezi, oyuncak, kırtasiye gibi ihtiyaçları için de… Geride kalan ailelerine de…

***

Necdet Yüksel, gazetemiz Dağıtım Koordinatörü Ferhat Aksu’nun da iştirak ettiği sohbette son derece çarpıcı anekdotlar anlattı;

- “Şu anda 4 tane mahpus mektubu cebimde…”

Mektupta neler yazıyor? Ne istiyor mahpuslar?

- “4 XL giyecek istiyorlar. Cami cami dolaştım, namazda 4 XL giyen cemaati kestiriyorum. Buldum da. Amacım giymediği elbiseleri almak ve mahpuslara göndermek. Daha önce gönderdik de… Ama şimdi bu 4 kişi sırada, bekliyor…”

- “Her gün 70-80 tane mektup geliyor, hapishanelerden. Çok farklı istekler var… Bizi en çok etkileyen cezaevlerindeki çocuklar…”

- “ Ben de bir kader mahkûmuydum. Orman suçundan 10 ay hapis yattım. Kader Mahkûmları Derneği’ni 17 yıl önce kurduk. Beylikdüzü’nde 1000 metrekarelik geniş bir alanımız var. 24 saat açığız… Telefonlarımız 24 saat aktif…”

- “Mübarek üç aylar girdi. Hapishanelerdeki insanların farklı ihtiyaçlarını karşılamaları için… 10 tane babayiğit arıyoruz.”

- “Kamuya Yararlı Dernek statüsü istiyoruz. Bakanlar Kurulu’ndan bunu rica ediyoruz… O zaman işlerimiz daha kolaylaşacak.”

***

(Kader Mahkûmları Derneği (KMD), Adres: Bizimkent ADM İş Merkezi 189, Ada No: 2 Beylikdüzü/İSTANBUL (Onur Market yanı).

Tel:+90 212 873 6700, +90 212 873 1061, +90 212 873 1071, Faks: +90 212 872 3020, Mobil: +90 507 286 3550)

AKINCI’NIN MİMARLARI…

Geçen yazımda Silahlı İnsansız Hava Aracı Akıncı’nın öyküsünü yazdım. Akıncı’nın geliştirilmesinde Erbakan Hoca ile Bayraktar ailesinin temasını kaleme aldım.

Bir not daha; Silahlı İnsansız Hava Aracı Akıncı’nın ailesi, Türkiye’nin nitelikli insanlarından oluşuyor. Şöyle ki;

* Özdemir Bayraktar: Erbakan Hoca’nın İTÜ Makine Mühendisliği’nden öğrencisi. İş hayatına otomotivde yan sanayi üretimi yaparak katıldı.

* Haluk Bayraktar: Genel Müdür. 2000 yılında ODTÜ’de Endüstri Mühendisliği lisans programını, 2002 yılında da Columbia Üniversitesi’nden yine aynı alanda yüksek lisansını tamamladı.

* Selçuk Bayraktar: Teknik Müdür. İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nde lisans eğitimi aldı. Üniversite eğitimi esnasında University of Pennsylvania’nın (UPenn) GRASP laboratuarından staj kabulü aldı. Yüksek lisans eğitimini 2002-2004 arasında Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde UPenn’de sürdürdü.

* Akıncı’nın diğer ekip elemanları: Mehmet Ali Güney,  Tolga Büyükyazı, Mehmet Suat Kay, Şahabettin Akdemir, Şevki Erinç Çelikset, Mehmet Esad Aksal, Erdoğan Akhan, Osman Gaygısız, Muhammed Korkmaz.

***

Şunu anlatmak istiyorum; imkân verildiği ve kaynaklar doğru yönlendirildiğinde güzel şeyler de olabiliyor…

KENDİMİZE GÜVENELİM…

Yıllar önceydi…

Bir vesile Gaziantep’te esnafı ziyaret etmiştik…

Şunları anlatmışlardı; “Bize imkân verilsin, Skorsky Helikopteri bile üretelim… Yaparız…”

Evet, yaparlar, yaparız…

Yeter ki kendimize güvenelim, kendimize inanalım…

* Biz bir dönem uçak fabrikası kurup uçak satmadık mı?

* Biz bir dönem tüm Türkiye’yi fabrikalarla donatmadık mı?

* O yokluklarda Türkiye’yi demir ağlarla örmedik mi?

Allah’ın (c.c.) izni ve keremiyle, lütfuyla yine yaparız…

Yeter ki kaynaklarımızı doğru kullanalım. Yerinde kullanalım.

Sizce de öyle değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?