Tecessüs

Kutlu kitap aynı zamanda muhteşem bir adab-ı muaşeret külliyatı.

İnsanların birbirlerine karşı saygıda, nezakette, zarafette yarışmaları teşvik edilmektedir.

Hucurat Suresi, Hz. Peygambere karşı daha ince ve nazik olmanın, müminlerin birbirlerinin kusurlarını araştırmamasının, edep ve görgü kuralı olarak yerleştirilmesidir.

“Hz. Peygamberin önüne geçmeyin, sesinizi yükseltmeyin, ona bağırmayın.

(Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir. Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu.

Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.”

Batılın haberlerine ağzı açık inanmak, asırlardır bizi kaç kez yanılttı oysa.

“Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin.”

Savaşanları sevinçle izlemeyin hemen barışı getirin.

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.

Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın.

Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz!

Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.”

Bütün insanlar eşittir, Allah katında yegâne değer ölçüsü takvadır.

“Müslüman olmalarını bir lütufta bulunmuş gibi sana hatırlatıyorlar. De ki: Müslüman olmanızı bir lütuf gibi bana hatırlatıp durmayın. Tam tersine eğer doğru kimselerseniz sizi imana erdirmesinden dolayı Allah size lütufta bulunmuş oluyor.”

Mıh gibi tecessüs, Hucurat Suresi’nde…

Bir kimsenin özel durumunu, merak saikı ile kötü niyetle gizlice araştırmak.

Günümüzde gözetlemek, gizlice dinlemek boyutlarına da evrildi.

Dedikodu, gıybet, suizan, tecessüs yasaklı kelimeler.

Kardeşlerimizi alaya almak, aşağılamak, kötü lakap takmak, suizanda bulunmak, gıybet etmek, gizli kusurlarını araştırmak yasaklanmış.

Zira bu kötü hasletler, kardeşlik hukukuna aykırı.

Kendimizi bu kerte çirkin bir kötülüğe layık görmemeliyiz.

Hem kardeşim de, hem alay et, küçük düşür, arkasından konuş, mahremini araştır.

Kardeşinin gizlediğini; akıllı, merhametli olan saklar.

Rahman da onun kardeşine vefasını ödüllendirip kusurlarını saklayacaktır.

Ne ki nefsine yenilip insanların gizlisini etrafa yayanlar, yarın büyük mahkemede gizledikleri ortaya çıkarıldığında şaşacaktır.

Mahremiyetin, özel hayatın gizliliği; bir insanlık hakkıdır.

Peygamberimiz, “İnsan kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe tam iman etmiş sayılmaz” uyarısı ile insanlık sanatının inceliklerine dikkat çekmişlerdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?