Derneklere pranga

BMGK’nın Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Yasa’sı kulağa kimsenin itiraz edemeyeceği bir yasa gibi geliyor değil mi? Ancak incelerken 6’ncı maddeden sonra fikriniz değişiveriyor. 7226 Sayılı Yasa ile dernek üyelerinin İçişleri Bakanlığı’na bildirilmesi zorunluluğu getirilmesinin ardından bir kez daha örgütlenme özgürlüğünü baskı altına alan bir düzenleme bu. Yasada kurulan mekanizma teröre kaynaklık eden yapıları değil, dernekleri ve Dernekler Yasası ile Yardım Toplama Kanunu çerçevesinde tüm sivil toplum kuruluşlarını hedef alıyor. Yardım Toplama Kanunu ve Dernekler Yasası’nda değişiklik yapılarak, denetimlerin artırılması ve idari yaptırımların daha etkili uygulanmasına yönelik hükümler düzenlemek amacı taşıdığı kaydedilen 43 maddeden oluşan yasada Dernekler Yasası ve Yardım Toplama Kanunu’na ek yaptırımlar getirildi.

Üyelerinin aidatlarıyla ayakta duran, vicdanlarına seslendikleri insanlardan yardım toplayan dernekler teröre nasıl finans sağlayacak? Bu ülkede yardım toplamak kanunlarla kontrol edilmiyor mu? Yasayla asıl amaç derneklerin mal varlığını dondurmakla sınırlı değil, keyfi şekilde dernek yönetimlerini görevden almak; idare eliyle faaliyetlerine son vermek ve çalışamaz hale getirmekten başka bir şey değil. Aynı zamanda amacın derneklerin “mal varlığını dondurma” ile sınırlı olmadığı, keyfi biçimde dernek yönetimlerini görevden alarak ya da idare eliyle tamamen faaliyetlerine son vererek çalışamaz hale getirme girişimi olduğu anlaşılmakta. Yasa dernekleri terör örgütleri ile özdeşleştirmekte, çifte ve keyfi cezalandırmalarla köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadır. Denetim mekanizması olarak MİT’ten başlayarak İçişleri, Adalet, Dışişleri, Milli Savunma, Ticaret Bakanlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Sermaye Piyasası’nın önereceği genel müdür ve başkan yardımcısı düzeyinde bir temsilciden oluşan kurul dernekler üzerinde her türlü tasarrufu yapabilecek. Yasayı yürütecek olan da Cumhurbaşkanlığı makamı.

Yapılan ifade ve örgütlenme özgürlüğüne engel koymak, korku imparatorluğu kurmaktır. BMGK’nın kararlarına konu kişi veya kuruluşların veya bunlar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak kontrol edilen ya da bunların adına veya hesabına hareket eden kişi veya kuruluşların Türkiye’de bulunan mal varlığının dondurulması veya yasaklama kararları bundan böyle Cumhurbaşkanlığı eliyle gecikmeksizin uygulanacak.

Yasaklama kararları ilgisine göre yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafından derhal yerine getirilecek. Yani BMGK cenderesinde yardım kuruluşlarına büyük bir gözaltı ve vesayet getirildi. AK Parti Milletvekili Abdullah Güler, “Yardım kuruluşlarının topladıkları yardımların doğru yere harcanıp harcanmadığı; terörü finans mı ediyorlar, bunların doğru denetim yapılması gerekiyor. Tabela gibi olup arka planda teröre insan kaynağı sağlama, usulsüz bağış toplama ve bunu da terör finansına kullanma noktasında yapan dernekler var” diyor. Tabela derneklerinin elbette tasfiyesi gerek. Ama insanlarımızın vicdanlarına seslenerek yardımlar toplayıp bu yardımları İslam coğrafyalarına götürerek kardeşlik mektupları yazan yardım derneklerinin bağışlarının dondurulması veya kayyım atanması ne anlama geliyor? Derneklerimizin yardım toplamasını BMGK’nın vesayeti altına alan, örgütlenme hakkını tırpanlayan, mal varlıklarını keyfe keder donduran yasa kimin baskısıyla çıkarıldı? Türkiye bağımsız bir ülke değil mi? Yoksa derneklerimizin İslam coğrafyalarına ulaştırdıkları yardımlara bir şekilde kulp takarak terörle ilişkilendirmek ve Müslüman kardeşlerimizle bağlarımızı tamamen koparmak için zemin mi hazırlıyorlar? Derneklere neden pranga vurulmak isteniyor? Yoksa tüm dünyada Müslümanlara terörist, İslam dinine terör yaftası vuranlar yardım kuruluşları üzerinden bu damgayı başka bir boyuta mı taşımaya çalışıyorlar? Bu sorularıma cevap verin!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?