Normale Dönülür mü?

Mutlaka bir şeylere dönülür; dönüşür yahut dönüştürülürsünüz de sizin normaliniz nedir onu kestirmek doğrusu çok güç görünmektedir. İnsan evladı normal diye anılan şeyi, herhalde bilgisayarın hafif arızalarını gidermek için geri yükleme noktası oluşturmak gibi bir eylem zannetmektedir. Arıza daha önce belirlenen ve yeniden yükleme yapılan tarihte de varsa giderilmiş mi olur? Yahut yüzünü normal olan bir şeye dönmekten mi söz edilmektedir? O zaman normalin kim ya da ne olduğunun sorgulanması gerekmez mi? Gereklilik kipinde çekimlenen herhangi bir eylem, insan için ne kadar değer taşımışsa normal denenin ne olduğu da o kadar sorgu götürür. Evet, bir takım döngüler kaçınılmazdır ama sizin normal diye beklediğiniz yere hiçbir zaman gelinmez. Akıl sahipleri, çoğunluk tarafından normal diye algılanan şeye dönmeyi de istemez. Şayet aklıyla birlikte vicdanını da kullanıyorsa bir insan, kitlelerin normal addettiğini zaten kabullenmez. Kime göre, neye göre diye sorgulamadan, doğrunun orası olmadığını bilerek, muhkem bir inançla karşı çıkar.

Herhalde kitlelerin normal kabul ettiği içine doğdukları, kendilerini içinde buldukları, doğal olduğunu zannettikleri, kanıksadıkları fena halde paranormal evrendir. Nitekim çoğu insan psişik güçlere inanır. Kimi sevdiklerinin doğaüstü güçlerle irtibat kurduğuna, gaipten haberler getirdiğine, birçok şeye fütursuzca, sınırsızca güç yetirebildiğine iman ederler. Biraz ilim, biraz Allah vergisi, biraz kişisel gayretle icabında cümle kapıların kendilerine açılacağına, farklı âlemleri göreceklerine, böylece de dünyayı güzelleştireceklerine inançları tamdır. Öyle ya, sırasında güç yahut iktidar bile Allah vergisidir. Hem nasıl yaşarsanız öyle yönetilmez misinizdir? Yönetilmek nerden çıktı, yegâne hüküm sahibi olan Allah’tan başka biri beni niye yönetsin ki demeden rıza gösterirler. Hâlbuki idarecilik konusunda işaret edilen ne haliniz varsa görün demektir ki görülecek tüm hallerin zalim bir yönetici eliyle tatbikine zemin oluşturulur. Böylece buna layıkmışız deyip cümle zulümlere boyun eğilir. Başkaldırmak, kafa tutmak, karşı çıkmak, isyan etmek gibi hiç de meşru görünmeyen eylemler mi? Asla! Sonuçta iktidar zalim de olsa sahip olana hak katından bir ihsan değil midir? Ayrıca vergilendirilmiş kazanç kutsalsa, Allah vergisi de en kutsal kazanç kapısı kabul edilmez midir?!

Normal kabul ettiğiniz belli bir yaşam standardıysa belirlenmiş konumunuzda sömürüye maruz kalacaksınız demektir. Emeğiniz, ekmeğiniz, varlığınız, sağlığınız, sağlamlığınız, sahip olduklarınız ve sahip olmak için gayret gösterdikleriniz birer birer sömürülecektir. Zamanınız birtakım varlıkların daha müreffeh daha rahat bir yaşam sürüp ayrıcalıklı durumlarını kendilerinden menkul olanlara aktarmaları için bozuk para niyetine harcanacaktır. Normaliniz, bu köle düzeninin süreğini sağlamak için varını yoğunu ortaya koymaktan ibarettir. Köleliğin modernizasyonu yaşadığınız zamanın hâkim güç, kudret, iktidar algısı kadardır. Nitekim bu kadim düzende açlık normaldir; yokluk, yoksunluk, yoksulluk, itilmişlik, işsizlik, ezilmişlik, istismar edilmişlik, hapis, sürgün, cinayet, yaftalama, suçlama, cadı avı, işten çıkarma, açığa alma, ayrıştırma, kategorize etme vs. akla gelen ne var ne yok her durum ve her eylem pek tabiidir. Haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzluk, adaletsizlik, hırsızlık sorgu götürmez. Zulüm ve tahakkümün herhangi bir unsurunu sorgulamak terör, irdelemek hainliktir. Ve hatta içinde bulunulan durumdan gayrı bir ‘normal’ düşünmek, vatana ve devlete ve bayrağa ve ezana ihanettir!

Zalimleriniz, ‘yaptık, gene yaparız’ demese de siz böyle bir normalden asla vazgeçmezsiniz. Ölüp gitseler taze kan babından yenisini bulmaktan imtina etmezsiniz. Alternatif düşünmez, hakkaniyet gözetmez, hakikat aranmazsınız. İyilik için uğraşanlar sizin gözünüzde ihtiyar, dinci, kindar, terörist, yalancı, İngiliz ajanı, Ermeni asıllı falandır. İyisi, sırtınızda hissettiğiniz zulüm kırbacını habire sırtınızda şaklatan, insanlıktan nasipsiz, temelinize habire beton atan şarlatandır.

Gün gelir normale döndük diye kendinizi sokaklara vurursunuz. Bir kolluk memuru kimlik, bir güvenlik bilmem ne kodu, bir zabıta yaş, bir muavin aşı kartı, bir vale maske, bir garson mesafe sorar. Sonra siz ne kadar da normaliz diye en odun tarafınızı ibraz edercesine birbirinizle yumruk tokuşturursunuz. Ne kadar da normal, ne kadar da dönüşmemişsinizdir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Koç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?