Aşı karmaşası ve geleceğimiz

Bismillâhirrahmânirrahîm;

      SALGIN dönemindeyiz. Karmaşayı birlikte yaşıyoruz. Özellikle aşı konusu tam bir “bilmece”. Her yapılan açıklamada tereddütlerimiz daha da artıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Yöneticilerimiz ve sağlıkçılarımız çözüm için ellerinden geleni yapıyorlar. Virüs bütün dünyada etkili… Çaresizlik bu yüzden! Yetkili, yetkisiz her kafadan ses çıkması endişe oluşturuyor. Bu durumda “kolektif bir bilinç” oluşturmaya ihtiyaç var.

     Tutarsız sözler ve uygulamada görülen olumsuzluklar kafaları karıştırıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) geleceğe yönelik “moral bozucu” açıklamalar yapıyor. 29.12.2020’de, Gelecekteki “yeni bir salgın”dan söz ederken; 19.01.2021’de, “Korono sebebiyle ölenlerin sayısı haftada 100 bine çıkabilir” diyordu. Dünya ölçeğindeki bir sağlık kuruluşunun yapması gereken, aldığı tedbirlerle halkı rahatlatmak olmalıydı. Müjde verir gibi felâket tellâllığı yapması düşündürücü!

     Dünyadaki zengin ülkelerin bütçesiyle yarışacak ölçüde varlıklı 15 kadar kişi var. Nasıl bu noktaya geldikleri soru işaretli. “Aşı kampanyası” yapmasıyla tanınan Bill Gates bunlar arasında. 2015’teki bir TED konuşmasında, “Aşılar, dünya nüfusunu azaltmaya yarayacak” demişti. Sık sık yeni senaryolar üretiyor. Aşı için söylediği “insanlığın kurtarıcısı” sözü ona ait.

     Bill Gates salgın sürecinde gündemden düşmedi. Hep “ümit kırıcı” oldu. 28.01.2021’de müjde verir(!) gibi konuştu: “Sonraki salgın onlarca kat daha kötü olabilir.” Virüsün geleceğiyle ilgili yol haritası çizen Gates’in Somali ve Hindistan’da yaptığı kısırlık oluşturan “aşı kampanyaları” hâlâ unutulmadı. 

                                                     TUTARSIZLIK REVAÇTA

     ÇİN’DEN aşı alıyoruz ya!  Çin, virüsün ortaya çıkmasından sonra, ülkesini 76 günlük karantinaya aldı. Sert tedbirler uyguladı. Mart ayında virüsü bitirdi. 8 ay virüssüz bir dönem geçirdi. Ocak başından itibaren virüs yeniden görülmeye başladı. Hiçbir zaman aşıya sarılmadı. Fakat başka ülkelere satmak için hep aşı üretmeyi sürdürdü. Çin’in Türkiye’ye sattığı aşıyı kendisinin kullanmaması düşündürücü! Çin’in İstanbul Başkonsolosu CuiWei, “Çin aşısının Çin’de yasal olmadığını” (30.12.2021) söylemişti.

     Japonya’da bazı bilim insanları bir virüsün her ortamda yaşayamayacağını savunuyorlar. Dünyanın her yerinde, her iklimde yaşayabilen bir virüs türüyle karşı karşıya olmamız, virüsün “üretilmiş” olduğunu düşündürüyor. Hatta soğuk savaş döneminin başlangıcı olduğu yorumları var.

     Virüsün yeni türlerinin konuşulması, gün geçtikçe genişleyen mutasyon iddiaları kafa karıştırıyor. Almanya’da aşı olan 13 kişi bir hafta sonra virüse yakalandı. Sağlık uzmanları aşıların yan etkilerini açıklıyor. Aşının tedavi etmeyip sadece virüsü önlediği sözleri… Hepsi tedirgin edici!

     Aşıların gerekli deney süreçlerinden geçmediği konusu çok konuşuluyor. Bu konuda Saadet Partisi’nin 3 teklifi var: “1. Sıradan aşı değil de, pilot uygulamalar yapılması, 2. Aşıların içeriklerinin duyurulması, 3. Yöneticilerin açıktan aşı olması dışında, halka bilimsel güvenceler verilmesi.” Halk ikna olmayınca, her türlü düşünce aklına geliyor. Mesele sağlık olunca, her türlü ihtimalin dikkate alınmasından tabii ne olabilir?

                                                        KÜRESEL PLAN MI?

     İSABETLİ teşhisleriyle tanıdığım strateji-savunma uzmanı Prof. Dr. Sait Yılmaz, “Karanlık Zamanlarda Yaşamak” başlıklı bir makale yazdı. Yaşadıklarımız için, “Tek dünya devleti kurma peşindeki elitlerin pandemi salgını planlarının iç içe geçtiğini” belirterek “büyük plan”ı açıkladı: “ Kovid-19 ile başlayan, büyük planın ilk adımı. Kırılmış ve bölünmüş, ekonomisi çökmüş ve korku içinde bir dünyaya hükmetmek istiyorlar.”

     Sayın Yılmaz, “Sadece insan hayatı değil, devletin varlığı ve temel özgürlüklerin de tehlikede” dediği yazısında planın hedeflerini anlattı:

     “On yıllardır hazırlanan, çok geniş kapsamlı ve inceden inceye düşünülmüş bir plan var. Yenidünya düzeninde sınırlar olmayacak ve tek bir hükümet olacak. Yapay zekâ; işimizi, yiyeceğimizi, paramızı ve özel hayatımızı kontrol edecek. Özgürlüğümüz sonsuza kadar elden gidecek.”

     “Aşılar için çok acele edildiğini” vurgulayan yazar, planın ayrıntılarını anlatarak yapılması gerekenleri sıraladı:

     “ -Korku kampanyası ve medya dezenformasyonu, BigPharma’nın aşı programını ve digital kimliğini boşa çıkarmak.

      -Küresel elitlerin, ülkelerin sosyal yapısı ve ekonomisine zarar vermesini önleyecek bir uluslararası dayanışma hareketi oluşturmak.

     ‘Karşı koyabiliyorsam özgürüm, o yüzden ben, benim!’ Karşı koyamadığım günler geldiğinde zaten özgür değiliz, demektir.” (Millî Gazete, 23.01.2021)

     Durumun hassasiyeti ortada… Konu hayatımız ve geleceğimizle ilgili. Aşıyı gündemimizden düşürmediğimiz gibi, bu olayın araştırılmasını da gündem edinmemiz gerekmez mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?