Kimsin?

Kimsin? Sen kimsin? Kendini ne ile tanımlıyorsun? Yaşadığın şey ne? Neye inanıyorsun? Seni insanlar nasıl tanımlıyor? Bugünlerde belki de her şeyin önüne geçen ve cevap bulunması gereken soru ‘kim’ olduğunu açık edecek soruyu sormak ve ona dürüst bir şekilde cevap verebilmektir. İnsanı ayakta tutan şey bu soruya ama demeden verdiği cevapta saklıdır. Nasıl ki insanı ayakta tutan şey fiziki olarak omurgası ise insanı gerçek manada ayakta tutan şey ise onun izzetidir. Hakikat ile münasebetidir. Hakikatin ikamesi için verdiği gayretidir.

Bir ömür boyu ikame ettiğin ve bu şekilde kazandığın saygınlığı hiçbir şeye faydası olmayacak bir yol aldanmasına heba edeceksen neye yarar kendini anlattığın cümleler, büyük sözler ya da geçmişin tozu? Her şey yaşarken oldu ve her şey açık ortamlarda gerçekleşti şimdi hangi sözler bu açıklığın üstünü örtecek? Bütün konuşmalar, bütün yaşanmışlıklar dipdiri şurada dururken nasıl bütün yaşanmışlıklar bir kalemde çizilip atılabilir ki? Hangi yoksunluk insanı kendinden vazgeçirtebilecek noktaya getirebilir ki? Hangi yokluk insanı var olma iddiasından döndürebilir ki?

Emek emek örülmüş bir binanın duvarlarını hangi boyanın örtüsü yok edebilir? Hangi reel gerçek hakikatin sahiciliğinden daha çok belirleyici olabilir? Hangi pişmanlık hangi farkındalık dile getirilmiş olabilir ki iddiasından insanı döndürebilmeyi başarabilsin? İlk tuğlayı koyan ve yolda öncülük eden ‘kurucunun’ izzetini askıya alabilir misiniz? Hiç kimse için olmasa bile ‘kurucu’nun izzeti için dik durmak gerekmez mi? Yarınlara bırakılacak miras ne olacaktır? Ortak olunan günahlar mı yoksa izzetli bir vakar mı? Yokluğa, yoksunluğa rağmen var olabilmişlerin vazgeçebilecekleri hiçbir vaat olamaz ki onları yolculuklarının, yolda olmalarının bahtiyarlığından alıkoyabilsin…

Zor zamanlar geldi. Bu belli. Ancak zor zamanlarda ayakta kalabilmek hepsinden önemli. Onun için zor zamanların aşılabilmesi için hakikate sadakat gerekir. Kaybederken de kazananlar ile sadece kazanmak için kaybedenlerin farkı büyüktür. Bu farkı anlamak için sormak gerekiyor: ‘Sen kimsin’ yani ‘ben kimim’ ve ‘biz ne istiyoruz’ sorularıdır. Aslında sorular çoğalsa cevaplar da makul bir düzeye erişecektir. Ne mutlu kendini bilenlere! Hoşça bakın zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?