ABD değişmiyor, görmek istemeyenler var

            Başta Avrupa’dan olmak üzere Amerika’ya göçlerin başladığı günlerden, göçmenlerin Amerika kıtasına yerleşmede uyguladıkları tavırlarından bugün dünyaya bakışlarına kadar değişen bir şey yok. Bugünkü ABD’nin oluşumuna kadar geçen sürede yaşananların bir soykırım olduğunu sanıyorum söylemeye bile gerek yok. Bir toplum yok edilerek neleri varsa el konularak oluştu bugünkü ABD. Yani, var oluşları teröre, kan dökmeye dayanıyor. Varlıklarını sürdürmeleri o günlerdeki kan dökücülük ve soykırım yaklaşımının devamından ibaret. Yani, ABD kendini yüz yıllar önce nasıl tarif ediyordu ise bugün de tarifte bir değişiklik söz konusu değil. O zamanlar kendilerini kökünü kuruttukları Kızılderililerin kurtarıcısı, medeniyet ile tanıştırıcısı olarak tarif ediyorlardı, bugün ise kan içicilik, çıkar ve sömürü artık demokrasi ve insan hakları kılıfı içinde sunuluyor. Yani, sunumun dış görünüşü ile içi farklı. Ancak, bu farklılık kesinlikle gizlenmeye gerek duyulmuyor.

             ABD’nin kan dökücülüğü kuruluş yıllarında olduğu gibi sadece Amerika kıtası ile sınırlı değil. Dünyanın hemen her köşesinde akan kanda doğrudan ya da dolaylı olarak ABD parmağını görmek mümkün. Geçmişte sömürü Amerika kıtasının yeraltı ve yerüstü zenginlerini yerlileri bir kenara iterek el koymak şeklindeydi. Sonraları Afrika kıtasına el atarak buranın insanlarını gemilere doldurup, elbette bin bir vaatlerle Amerika’ya götürüp oralarda o insanları köle olarak kullandılar. Aslında Kızılderililerin kökünün kurutulması ile Afrika’dan insanları getirip Amerika’da köleleştirmek aslında birbirinden çok farklı değildi. Her ikinde de çıkar ve sömürü esastı.

            Şimdilerde strateji mahiyet itibariyle aynen sürüyor. Dünyanın neresinde bir zenginlik varsa Amerika’nın başta askeri güçleri olmak üzere hemen oralarda yer alıyorlar. Bunu yaparken de o ülkelere özgürlük getirmek, insan haklarını hâkim kılmak için geldiklerine bir takım yerli işbirlikçilerin de desteği ile yerleşiyorlar. Bu yerleşme bazen söz konusu ülkeleri bir takım dış tehditlerden korumak(!) adına yapıldı. Söz gelimi komünizmin yayılmasını engellemek adına bazı Asya ülkeleri işgal edildi. Ama sonuçta ne komünizmin yayılmacılığı engellendi ne de söz konusu ülkelere özgürlük geldi. Sadece işgalcilerin ve sömürenlerin adı değişti. Söz gelimi Kore komünizmin yayılmacılığından korumak adına işgal edildi. Ama nitecide Kore ikiye bölündü. Bir taraf Çin’in diğer taraf ABD’nin kontrolüne girdi.

Bu sömürü giderek farklı bir boyuta taşındı. Sömürülecek ülkelerde ya bir takım sorunlar bahane edilerek ülkelerde iç çatışmalar oluşturuldu ya da bir takım maşalar eliyle darbeler yaptırıldı, kendilerine bağımlı yönetimler oluşturuldu. Böylece kendileri hiçbir zarar görmeden ülkeleri sömürmek için kontrol altına almaya başladılar. Sonuçta özellikle İslam dünyası terör örgütlerinin cirit attığı, kan gölüne döndü. Hatta önce birçok ülkede terör örgütleri oluşturularak ülkeler bir felakete itilirken bir süre sonra söz konusu ülkeler kendilerinin meydana sürdüğü terörden kurtarmak adına işgal edildi.

ABD’nin bu tavrı yönetimde kimler bulunursa bulunsun, başkan hangi partiden ve adı ne olursa olsun deşmedi. Kısacası, dünya açısından ABD’nin başında kimin bulunduğunun bir önemi yok. Çünkü onlar için sömürü esas. Böyle olunca artık yıllardan beri sömürülen mazlumların uyanıp bu gerçeği görerek ayağa kalkması gerekiyor. ABD’nin değişmediği ve değişmeyeceği çok net bir şekilde ortada olmasına rağmen hâlâ bu sömürgecinin gerçek yüzünü görmek istemeyenler, hâlâ bu haydut devleti dost ve müttefik olarak görmekte ısrar edenler var. Böyle devam ettiği sürece mazlumlara sömürüden zevk almayı öğrenmenin ötesinde bir yol kalmıyor. Acaba dünya bu noktaya geldi de farkında mı değiliz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder

# Çin, ABD

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Ömer koçer - ABD zulümle geldi zulümle batacak . ABD değişmez bir kere sistemi fırsat vermez . Gelen başkanların bir şey yapacağı yok obama falan geldi yine aynı . Seçimlerde hikaye .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Ocak 19:49


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?