Niyet kalpte gerçekleşir

Bilinen bir gerçektir, düşüncelerimiz duygularımızı, duygularımız ise hayallerimizi ve davranışlarımızı şekillendirir. Neye ulaşmak istiyorsak, neyi arzu ediyorsak yönümüzü o tarafa çevirir ve enerjimizi bunun için harcarız. İstemek aynı zamanda niyet etmektir, niyet etmek ise eyleme uzanan itici bir güçtür.

Kişiliğimizi ve kimliğimizi bedenimiz üzerinden değil niyetlerimiz, eylemlerimiz, çabalarımız ve hedeflerimiz üzerinden tanımlarız. İnanç, düşünce ve eylemlerden oluşan varlıklarız biz, geri kalan ise et, kemik ve kan… Heybetli görüntüler yaşlılıkla kaybolur, bedenler ölür toprağa karışır fakat ruhumuzun yüklendiği inanç ve değerler hep baki kalır ve ebedi yolculuğumuzda bize yol arkadaşı olur. O nedenle İslam insan eğitimini hayatın merkezine koymuş ve bunu ona bir sorumluluk olarak yüklemiştir. Bize ne kadar mülke sahip olduğumuzdan, ne kadar özel ve güzel olduğumuzdan ne kadar geniş bir çevreye sahip olduğumuzdan sorulmayacak aksine ne kadar insan olabildiğimiz sorulacak. İnsanlaşmak ise dışarıda değil içeride gerçekleşen ve burada hayat bulan bir şeydir.

Hz. Peygamber, “Ameller niyetlere göredir” buyurur ve niyetin önemine vurgu yapar. Zira niyet yapılacak işe önce kalbin karar vermesidir ki, icra edilen eylemler önce kalbin süzgecinden geçirilir. Kalp, vicdan ve eylem işbirliği halindedir ve koordineli şekilde hareket ederler. Niyetimiz ne ise eylemlerimiz de odur, eylemlerimiz ne ise kişiliğimizin tanımı da odur. Her şey niyetle başlar ve niyetimizin hayra mı yoksa şerre mi hizmet ettiği önemlidir.

Akıl ve irade Allah’ın insana bahşettiği değerler ailesinin zirvesinde yer alır. Kişi bu değerler sayesinde iyi olanla kötü olanı ayırt edip, tercihini kalbe havale eder. Kalp eğer bir şeye karar vermişse o şeyin gerçekleşmesi için motive olur ve niyetinizin gerçekleşmesi için çaba gösterirsiniz. Kalbin karar verdiği şey sizin niyetiniz olur ve zihninizi, duygularınızı ve hayallerinizi bu noktaya çevirerek sonuca ulaşmaya çalışırsınız.

Mevlana, Hakk’a ulaşmaya çalışan kişiye lazım olan azığın niyet ve istek olduğunu şu ifadeleri ile açıklar: “Ey Hakk’a ulaşmaya çalışan kişi, isteğine iki elle sarıl, çünkü istek iyi bir kılavuzdur. Ey susamış dudakları kurumuş kişi, durmadan su ara. Susuzluktan kurumuş olan o dudak sahibinin çeşme başına erişeceğine şahitlik eder.”

Kalpleri Allah diye çarpan dava insanları da, şiddet ve nefreti yayan karanlık zihniyetler de bir niyetin sonucudur. Biri hakka talip olmuş niyetini bu yöne çevirmiştir diğeri şerre meyletmiş niyetini kötülüğün ikamesi yönünde şekillendirmiştir. Niyetlerimizi neyin üzerine kurduğumuz, neyi istediğimiz, neye ulaşmaya çalıştığımız oldukça önemlidir. Mademki, dünyaya insan olmak ve insan kalabilmek için geldik o halde niyetlerimiz hayrın safında yer almalı ve hayra hizmet etmelidir. Öyle değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?