Putin’e Rusya’da kafa tutmak

Rusya’da da meydanlar hareketlendi. Zehirlenen ve Almanya’daki tedavisinin ardından ülkesine dönen muhalif lider AlekseyNavalni’nin tutuklanması binlerce kişi tarafından protesto ediliyor. Moskova dâhil 60’tan fazla şehirdeki protestolar polisin sert müdahalesiyle bertaraf edilmeye çalışılıyor. Gelen kimi bilgilere göre ise 3 binden fazla gösterici gözaltına alınmış durumda.

Bilindiği gibi Rusya Navalni’nin Batılı istihbarat örgütleri adına hareket ettiğini iddia ediyor. Bunun yanında Navalni’nin geçen Ağustos ayında zehirlenmesinin arkasında Rus istihbaratının parmağı olduğu yüksek sesle dile getirilmişti. Berlin’de tedavi edilen Navalni Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından bile ziyaret edilmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Navalni’nin kendileri tarafından zehirlendiği iddialarını reddetmiş ama yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olduğu gerekçesiyle takip edildiğini kabul etmişti. Hal böyleyken tedavisinin ardından Rusya’ya dönen Navalni herkesi şaşırttı. Kimi yorumlar adının ilk duyulmaya başlandığı yıllarda olduğu gibi sosyal medya aracılığıyla, ülke dışından Rusya’daki taraftarlarını organize etmeyi ve harekete geçirmeyi seçeceğini düşündü. Oysa o bunu yapmadı. Geçmişte birçok kez hapishane macerası olmasına ve tutuklanacağının kaçınılmaz olduğu bilinmesine rağmen Moskova’ya döndü. Zaten döndüğü gibi de hakkındaki başka bir iddia nedeniyle tutuklandı.

Peki, Rusya gibi gelişmeleri özgürlükler üzerinden değil de güvenlik merkezli bakış açısıyla değerlendiren bir ülkede Navalni neyi hedeflemişti? Bir de akıllara takılan diğer soru şu; Navalni gerçekten Putin’i tehdit edecek kadar geniş toplumsal tabana ve potansiyele sahip bir siyasi kişilik mi?

Bu sorunun cevabı aslında hem evet, hem de hayır. Neden? Çünkü cevabın netleşmesi adına diğer bazı boyutların da irdelenmesi, açığa çıkması gerekiyor.

Mesela cevabı “evet” olarak verenler, en başta 2013 yılında yapılan Moskova Belediye Başkanlığı seçimlerinde Navalni’nin yüzde 27 gibi ciddi bir oy almasını dile getiriyorlar. Ayrıca aday olursa nasıl bir sonuç çıkacağı öngörülemediği için2018 yılındaki başkanlık seçimlerinde adaylığının engellenmesini gerekçeleri arasında sayıyorlar. Bununla birlikte gösterilerin amacına ulaşması ihtimali neredeyse imkânsız olan bir ortamda, sayıları binlerle ifade edilmesine rağmen insanları meydanlara çıkarabilme potansiyeli taşımasını da üzerinde durulması gereken önemli bir başarı olarak gösteriyorlar.

Diğer taraftan malumunuz Rusya’da ekonomik güç daha çok oligarkların elinde bulunuyor. Kişi başı milli gelir yaklaşık 11 bin 500 dolar civarında olmasına rağmen, birçok ülkede olduğu gibi Rusya da refahın tabana adil bir şekilde dağılımı konusunda büyük sorunlar yaşıyor. Rusya’da insanlar belki de bir umutsuzluk girdabının içindeler. Baskılar yüzünden muhalefetin başarılı olacağına inanmıyor olabilirler. Bundan dolayı meydanlardaki göstericilerin sayısı ancak binlerle ifade edilebiliyor diye de düşünülebilir.

Bir de Navalni Putin’e rakip olamaz diyenlerin gerekçelerine bakalım.

Muhalif lider Navalni’nin Batılı ülkeler tarafından desteklendiği iddiaları çok ciddi ve bununla ilgili Putin’in elinde birçok verinin olabileceği tahmin ediliyor. Navalni’nin çıkışında bazı haklı sebepler olmasına rağmen, dış bağlantıları nedeniyle söylemlerinin Rusya devletinin bölgesel ve küresel menfaatleriyle örtüşmediği üzerinde duruluyor. Bu gerekçeyle de hareketinin geniş tabanlara ulaşamayacağı şeklinde yorumlar yapılıyor.

Navalni’nin başarılı olamayacağını düşünenler bir diğer gerekçelerini ise, yaklaşık 150 milyon nüfusu bulunan, 17 milyon kilometre karelik dev yüzölçümüne sahip Rusya’da sayıları ancak binlerle ifade edilebilen göstericilerin çok kolaylıkla kontrol altına alınabilecekleri şeklinde açıklıyorlar.

Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri eski başkanı Donald Trump’ın 3 Kasım seçimlerini kaybetmesiyle birlikte, dünyada otoriter liderlerin sorgulanmaya başlandığı da ortada. Trumpbenmerkezciliğinin yanında popülizme tavan yaptıran bir kişilikti.  Putin için ise popülist ifadesi belki tam olarak doğru olmayacaktır ama istihbaratçı geçmişi ve yıllardır ortaya koyduğu yönetim tarzı ile otoriterliği net olarak ifade edilebilir. Özellikle salgın süreci ile beraber dünya şu an tam olarak nereye gittiği belli olmayan bir yöne doğru eviriliyor. 6 Ocak Kongre Baskını ile tarihinin şokunu yaşayan ABD’de olanlar da gösterdi ki, Rusya dâhil hiçbir ülke bende öyle şeyler olmaz yanlışına düşmemeli. Kapalı kapılar ardında siyaset için artık yolun sonuna gelindi. Bütün toplumlar şeffaflık istiyor. Haklarının sömürülmesini istemiyorlar. Salgın bu talepleri daha da belirginleştirmiş oldu.

Sonuç olarak Putin bundan sonra Navalni ile mücadelede daha da mı sertleşecek, yoksa meydanların taleplerini dikkate alarak tansiyonu o şekilde mi düşürmeye çalışacak bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var; AlekseyNavalni tutuklanacağını bildiği halde Rusya’ya döndü. Putin’e bayrak açtı ve ona hem de Kızıl Meydan’dan hodri meydan diyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?