Reklamı Kapat

Tahmini bir takvim neden ortaya konamıyor?

            Salgın birçok insanı… Sektörü, yatırımcıyı, tüketiciyi etkiledi. Günlük kazanıp günlük tüketen geniş kitleleri zora soktu.

            Elbet, bu tür salgınlar ibretlik dersler içerirler. Derdi veren, dermanı da vermiştir denilir. Derman ararken dünya, zayıf olanlar, güçsüz ve takatsiz kalanlar, nefes alamamaktalar.

            Allah’tan gelene elbet kimse bir şey diyemez. Musibetlerin ders vermek gibi huyları vardı, ama alabilene… Bireyler, kendi gelecekleri için, tedbir alırlar. Plan yaparlar, program oluştururlar… Bazen, hayata uyar yaptıkları plan bazen uymaz.

            Devletlerin varlığı işte bugünler içindir.

            Devlet, vatandaştan vergi toplar… Hazinesi vardır, orada kötü günler için birikim tutar… Vatandaş zora girdiğinde kenarda tuttuğu, hazinedeki paradan vatandaşına yardım eder. Onun yere düşmesini önler.

            Kimileri, bunu sosyal devletin ödevi diye sunarsa da, bu gerçekte, inancımızın, Kur’an’ın öğüdüdür. Olandan alıp olmayana vermek… Adaleti ayakta tutmak.

            Şu ana kadar, devletin böyle bir hazırlığı olmadığı anlaşıldı. Küçük çapta, kimi destekler sunmuşsa da, bunlar hayatı sürdürmeye yeterli doneler değildir… En çok başvurduğu metot, bankaların kapısını göstermek oldu… Vatandaşa faizle borç vermek yolunu tuttu.

            Salgın süresi uzadı. Vatandaş aldığı borcu geri ödemeye gayret edecek iken, dükkânlar yine kapandı, işyerleri açılmaz oldu. Ekonomi çarkı dönmezlerdi.

            Bununla ilgili bir önlem ya da rahatlama var mı?

            Peki, normal küçük işletme sahibi… Çalışan, birkaç kişiyi bünyesinde çalıştıran esnaf, önünü görebiliyor mu?

            En kötü senaryodan yola çıkarak, insanlarımızın önüne devletimizin bir takvim bir yol haritası sunabildi mi? Gelecekle ilgili bir yol yordam ortaya koyabildi mi?

            Aşılar geldi geliyor derken, zaman çabuk geçiyor… Elbet, dışardan gelen, Çin’in ürettiği aşılara bel bağlamak, ona göre takvim belirlemek zor.

            Asyalı toplumların birçoğunda plan program, zaman, saat pek muteber bir değer değildir… Lakin yine de devletin, en kötü yanıyla olup bitene bakarak milletin önüne bir yol haritası koyması beklenmez mi?

            Tepede, siyaseten söylenen sözler, karın doyurmuyor… Millet, gerçekten perişan… Borçla hayatını sürdürüyor. İş yapan da yapmayan da… İşletme sahibi de, çalışanda, borçlanarak geleceğe tutunmaya gayret ediyor.

            İş adamları. Orta ölçekli esnaf, bir adım sonrasını göremediğinden ne yapacağını şaşırmış durumda. Dükkânı açtığında, yeniden ne zaman kapanacak diye beklemeye koyulduğundan, ne verim alabilir yaptığı işten, ne zevk… Velhasıl kelam, milletin hali harap…

            Yukardan aşağıya farklı resimler gören olabilir... O da onun vicdanına ve göz yanılmasına kalmış… Aşağıda durumlar vahim… Takati kesiliyor insanların gitgide. Ortak akılla… İnsani yaklaşımla, bu musibetli süreç alt edilebilir. Ama ayrışmış, bölünmüş vicdanlarla,  duygularla, anlayışlarla değil…

             Devleti yönetenler… Milleti idare edenler, en azından, geçici de olsa. Kesin olmasa da, taslak bir gelecek takvimi… İyileşme, normalleşme, aşılanma… Aşı... Aşı... Aşı sonrası hal ile ilgili birkaç senaryoyu, yol haritasını toplumla neden paylaşmazlar?

            En büyük bela, belirsizliktir… Bir adım sonrası görememektir.

            Hükümetin, bu belirsizliğe katkı sunmaktan öte… Belirsizliği vuzuha kavuşturmak. Bütün gerçekleri milletle paylaşmak gibi bir ödevi vardır.

            Gerçekleri toplumla paylaşmak dertleri, dedikoduları azaltır… Açıklıktan korkmamak lazım… Tahmini yol haritaları sunmak, çarelerden bir çaredir.

            Aklın yolu birdir… Yüksek sesle konuşmasını bekliyorum yetkililerin… Halkın anlayacağı sözlerle. Geleceği duymak istiyor insanlarımız… Bekliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?