Ömer b. Abdulaziz’i Hilafet makamına taşıyan âlim Raca b. Hayut

Süleyman b. Abdülmelik’in, Ömer b. Abdülaziz’i kendi yerine halife olarak tayin etmesi esnasında meydana gelen olayları büyük âlim Raca b.Hayut şöyle anlatıyor:

Halife Süleyman b. Abdülmelik’in hastalığı ağırlaştığında halifeliği oğlu Eyyub’a devrettiği vasiyetini yazdı. Dedim ki: “Sen ne yapıyorsun ey müminlerin emiri? Halifeyi kabrinde koruyan şeylerden biri de yerine salih birini tayin etmesidir.” Süleyman dedi ki: “Bu sadece bir yazıdır, bunun için Allah’a istiharede bulunacağım ve düşüneceğim. Henüz tam karar vermedim.”

Bir veya iki gün bekledi. Mektubu yırtıp beni çağırdı ve dedi ki: “(Oğlum) Davud b. Süleyman için ne dersin?” Dedim ki: “O, Konstantiniyye’de kayıptır. Sağ veya ölü olduğunu da bilmiyorsun.” Dedi ki: “Pekâlâ, sence kim olmalı?” Dedim ki: “Sen bilirsin ey müminlerin emiri!” Bununla onun aklından kimin geçtiğini görmek istemiştim.

Dedi ki: “Ömer b. Abdülaziz için ne dersin?” Dedim ki: “Vallahi ben onu fazilet sahibi seçkin bir Müslüman olarak biliyorum.” Dedi ki: “O öyledir. Ama vallahi eğer onu tayin edip de Abdülmelik’in oğullarından birini tayin etmezsem fitne çıkacak ve onun kendilerine idarecilik yapmasına imkân vermeyecekler. Ancak eğer onlardan birini ondan sonra halife tayin edersem olur. Yezid b. Abdülmelik’i ondan sonra halife yapacağım. Bu onları teskin ve razı eder.” Sonra kendisi şunları yazdı:

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, Allah’ın kulu ve müminlerin emiri olan Süleyman’dan Ömer b. Abdülaziz’e mektuptur. Onu benden sonrası için halife tayin ettim. Ondan sonrası için de Yezid b. Abdülmelik’i tayin ettim. Onu dinleyin ve ona itaat edin. Allah’tan korkun. İhtilafa düşmeyin ki sizin için iştahlanan olmasın.”

Sonra mektubu mühürledi ve bütün aile halkının toplamasını emretti. Herkes toplandıktan sonra Süleyman Raca’ya dedi ki: “Bu mektubumla birlikte onlara git, onlara bu mektubun bana ait olduğunu bildir, tayin ettiğim kişiye biat etmelerini emret.”

Raca istenileni yapıp onlara gerekeni söyleyince onlar, “O mektupta yazılan kişiyi dinleriz ve itaat ederiz. İçeri girip müminlerin emirine selâm vermek isteriz” dediler. Raca, “Olur” dedi. İçeri girdiklerinde Süleyman b. Abdülmelik onlara, “Raca b. Hayut’un elindeki bu mektupta belirttiğim kişiyi dinleyin, ona itaat edin ve biat edin” dedi. Bunun üzerine onlar tek tek biat ettiler. Sonra Raca elindeki mühürlü mektupla dışarı çıktı.

Raca devamla şöyle anlatıyor: Herkes dağılınca Ömer b. Abdülaziz bana gelerek dedi ki: “Ey Mikdam’ın babası! Ben Süleyman’a karşı saygı ve sevgi duyardım. O da bana karşı iyi ve merhametli idi. Bu meseleyi (halifeliği) bana tevdi etmesinden korkarım. Allah aşkına, beni de sevip sayıyorsan böyle bir şey varsa bana bildir. Şuanda bir şeyler yapabiliyorken elimden bir şey gelmeyecek bir an gelmeden gideyim de ondan affını isteyeyim.” Raca dedi ki: “Vallahi hayır, sana bir tek harf bile söyleyemem!” Ömer kızgın bir şekilde gitti.

Raca dedi ki: Hişam b. Abdülmelik benimle karşılaşınca dedi ki: “Ey Raca! Sana karşı eskiden beri sevgi ve saygı duyarım, hem sana şükran borçluyum. Bu görevin bana tevdi edildi değil mi? Eğer bana verildiyse bildir, başkasına verildiyse söyle. Benim gibi biri bu işten mahrum bırakılmaz ve uzak tutulamaz. Allah için söyle, senden duyduğumu söylemem.” Raca der ki: Ben reddederek dedim ki: “Vallahi hayır, bana sır olarak verilen şeyden bir harf bile sana söyleyemem.”

Raca anlatmaya devam ediyor: “Sonra Süleyman b. Abdülmelik’in yanına girdim. Ölmek üzereydi. Artık öleceğini anladım ve onu kıbleye doğru çevirdim. Hıçkırarak dedi ki: “Henüz o an gelmedi ey Raca!” Aynı şeyi iki defa tekrarladım, üçüncüsünde şöyle dedi: “Şimdi ey Raca! Eğer istediğin buysa, şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilâh yoktur, yine şahitlik ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve resulüdür.” Onu çevirdim ve vefat etti. Onun gözlerini kapattım, üstünü yeşil bir kadife ile örttüm ve kapıyı kilitledim. Onun eşi bana bir elçi göndererek nasıl olduğunu sordu, dedim ki:

“Uyudu ve üstünü örttüm.” Gelen elçi ona baktı, kadifeyle örtündüğünü görünce döndü ve eşine haber verdi. Eşi de inandı ve uyuduğunu sandı.

(Raca devamla) Kapıya güvendiğim birini koydum, ben geri gelinceye kadar ayrılmamasını ve kesinlikle halifenin yanına kimseyi koymamasını söyledim. Çıktım ve Ka’b b. Malik el-Ansi’ye haber gönderdim. O da müminlerin emirinin bütün ailesini DabikMescidi’nde topladı. Ben onlara “biat edin” dedim.

Dediler ki: “Biz bir defa biat ettik, tekrar mı biat edeceğiz?” Dedim ki: “İşte müminlerin emirinin emrettiği kişiye ve bu mektupta ismini belirttiği zata biat edin!” Bunun üzerine tek tek biat ettiler.

(Raca devamla) Süleyman öldükten sonra herkes biat edince meseleyi sağlama bağlamadığımı düşünerek şöyle dedim: “Arkadaşınızın yanına gidin, o öldü.” Dediler ki: “Muhakkak biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz.” Bütün bunlardan sonra ancak mektubu açtım ve okumaya başladım. Ömer bir Abdülaziz’in ismini söyleyince Hişam bağırarak dedi ki: “Kesinlikle ona biat etmeyiz.” Ben dedim ki: “Vallahi boynunu vururum, kalk ve biat et!” Bunu üzerine ayaklarını sürüyerek kalktı.

Ebül-Hasan en-Nedvi, Raca b. Hayut’un bu büyük hizmeti hakkında şöyle der: “Raca İslâm’ın unutmayacağı bir iş yapmıştır. O konumda bulunup da onun kadar İslâm’a hizmet eden başka birisini de bilmiyorum.”

İslam âlimlerinin ve davetçilerin görevi lider ve yöneticilere hakkı tavsiye etmek, başta devlet başkanlığı olmak üzere yönetim kademelerine adil ve yetkin kişilerin atanmalarını temin etmeye çalışmaktır. Tersi olursa yeryüzünü büyük bir fesat ve zulüm kaplar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?