Reklamı Kapat

Göçtü kervan

"Varmak dediğimiz hep bir vahadır

Hiç gitmeyenler sonunda herkese yol olurlar."

(Kemal Varol, Bakiye)

Bugünün insanı içinde bulunduğu zaman bağlamında hem bireysel olarak hem de toplumsal yapılarla birlikte derin bir kriz yaşamaktadır. Yaşanan kriz, insanları düşünceden ve düşünce sistemlerinden uzaklaştırmakta ve tabir-i caizse büyük belirsizliklerin içerisine düşürmektedir. Yaşanılan kriz hayatın içerisinde büyük boşluklar doğurmakta ve büyük ölçüde nitelik kaybına uğratmaktadır. Haliyle ister zihinsel isterse maddi olarak anlam kaybı yaşanmaktadır. Bu anlam ve yön kaybında insan, büyük bir vaha gibi teknolojinin eline verdiği araçların elinde araçsallaşmaktadır.

Hemen hemen dünyanın bütününü esir alan bir “bağlantı” içerisinde hayatın akışı giderek karmaşık hale geliyor. Bu da krizin derinliğine ve de ortaya çıkan yeni yaşam biçiminin bir parçası haline gelmesine katkı sunuyor. Hayatın ikiye bölündüğü birisi sanal düzlemde ilerleyen ve sosyal ağlarla yeniden biçimlendirilen bir yönde ve giderek daha çok bu yön ana akım olma hususunda baskın gelmekte iken diğer yön ise gerçek olan yani fiziki dünyada ilerleyen ve giderek daha çok diğerinden beslenmeye başlayan yöndür. Artık üretilmiş hayatlar ve üretilmiş kimlikler gerçek “temsillerin” yerini almaktadır. Bu da yeni bir anlam alanı ortaya çıkartırken bu anlam büyük bir boşluğu ve de yoksunluğu temsil etmektedir. Neyin ne kadar gerçek olduğu fiziki dünyaya tattırdığı acı, tatlı vb. hislerle ölçülmektedir.

Toplumsallık boyutunu herkesin peşine taktığı kitle ve onların ‘beğeni’ ölçütleri oluşturuyor. Bu bakımdan bu kitleler bir bakıma o an için “norm” koyucu ve uygulayıcı olabiliyorlar. Ondan dolayı herkesi tehdit eden ve var olma kriterini belirleyen temel parametreleri uygulamasına göre “beğen”, “paylaş”, “katıl”, “yorum yap” gibi unsurlardan oluşuyor. Kriterleri takipçilerin belirlediği ve üretilenin sürekli bir takdir onayına sunulduğu bir düzlemde anlam her geçen zaman yeni bir kılığa bürünmektedir. Bu veçheden bakıldığı zaman insan da etkileşimlerinin içerisinde kaybolmakta ve o boşluğun bir parçası olmaktadır.

Toplumsal yapılarda “yığın” psikolojisi üzerinden hareket etmektedir. Açılan ‘hashtag’ler vasıtasıyla duyarlılıklar ya da yargılar ifade edilirken, bu durum zaman zaman da baskı unsuru olup fiziki dünyada çeşitli değişimlere neden olabildiği gibi çoğu zaman da fiziki dünyada bir vahaya sebebiyet vermektedir. Algoritmaların yönettiği sistemler ile her bir his, her bir eylem görece bir anlama hizmet edebilirken aynı zamanda insanın boşluğa ve düştüğü anlamsızlığa da katkı sağlıyor. Nitekim bir yönü ile herkesi belli başlı başlıklar altında ortak yapan bu ‘ağ’lar aynı zamanda derin yalnızlıkların da mimarı oluyor. Zaman gerçeklik duygusunun değerini yitirdiği bir akışta ilerliyor.

Bilgi, düşünce, anlam arayışları her şey taşındığı bu yeni mecrada büyük bir karışıklık içerisinde niteliklerini bırakarak var olmaya çalışıyorlar. Bu bakımdan herkesin kendine yeni bir anlam yüklediği ve bu anlamın an be an değiştiği bir gidişat içerisinde elbette müspet bir takım işlevler de görse genel akışa hizmet ettiğinden dolayı sonunda aynı havuzun içerisine dolmaktadır. Tüketmeye hem de hızla tüketmeye yönelik insan hayatındaki bu yeni boyut bütün farklılıkları tek bir tona indirmeyi de başarmakta ve farklı bir şeyin farklılığının doğal kalmasına da müsaade etmemektedir. Yaban hayattan tutun da kendinden geçmiş meczupluk gömleği giymiş herkesi ve her şeyi de havuzunda eritmektedir. Onun için bugün hayatın gerçekliğini bu ağlardan çok da hissetmek mümkün olmuyor. ‘İzleyici’si olduğun hiçbir acının hissiyatını duyamazsın, hiçbir güzelliğe dokunamazsın. Eğer ağın diğer ucunda isen sürekli edilgensin. Onun için anlam arayışı bu dünyadan göçünü yüklenmiştir. Hoşça bakın zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?