İslam dünyası neden geri kaldı?

İslam dünyasında tartışılan konuların başında, bu toplumların bilimsel, teknolojik, siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda yol kat edememeleri yer alıyor. Batı’nın coğrafyamız üzerine kurduğu hayaller, sömürge faaliyetleri, yapılan ticari ve siyasi anlaşmalar ve İslam toplumlarının değerlerinden uzaklaşarak rehavete kapılmaları ne yazık ki maddi ve manevi çöküşü beraberinde getirdi. 19. yy itibariyle ivme kazanan Batı sömürgeciliği, coğrafyamızı etki altına alarak bizi bağımlı köleler haline getirdi. Batı’nın coğrafyamız üzerinde emelleri vardı, bu emellerine ulaşabilmek için biat edebilecek yöneticiler seçip bu kişiler üzerinden kontrolü sağladı. 

Batı’da hızla gelişen endüstriyel kapitalizmin ham madde ihtiyacı, yeni pazar arayışlarının ortaya çıkması ve iş gücü talebinin artması bu zümrelerin gözlerini kararttı ve bütün dünya kaynaklarına konabilmek için sömürü faaliyetlerine hız verdiler. 19. yy değişen güç dengesi İslam coğrafyasını derinden etkiledi ve Müslümanlar dirençlerini kaybedip oturdukları yerde saymaya başladılar. Batı ülkeleri geliştirdikleri teknolojik, bilimsel ve endüstriyel gelişimleri sayesinde baskıların dozunu artırdılar ve bu ülkelerin kaynaklarını sömürerek onları kendilerine bağımlı hale getirdiler.

Her şey beyaz adamın konforu için vardı, diğerleri ise ona kölelik yapmaya mahkûmdular. SamuelHuntington’un “medeniyetler çatışması” tezi sonuç vermeye başlamış biz ve ötekiler, üstekiler ve alttakiler algısı yerleşmişti. Beyaz adam dünyanın efendisiydi, bilimi o üretir, başarıya o imza atar, parayı o tutar, dünyanın sosyal ve siyasi seyrine o karar verebilirdi. Ne ilginçtir ki bu ırkçı, zorba yaklaşıma zamanla bizim sözde büyüklerimiz de inanmaya ve itibar etmeye başladılar.

Küresel zorbalar tarafından köleleştirilen toplumlar ne yazık ki bağımlılığa o kadar alıştılar ki, ellerine tutuşturulan küçük imkânlara aldanıp ülke kaynaklarının sömürülmesine göz yumdular. Ve şimdi de adam kalkıp teknolojiyi ben ürettim, sizi, kullandığınız o araçlar üzerinden kontrol edeceğim, buna rıza göstermelisiniz diyor. Peki, ne yapacaksınız? Yediden yetmişe herkes WhatsApp kullanıyor ve iletişimi bu araçlar üzerinden kuruyor. Gücünüz yok ki karşı koyasınız, bilimsel sahada kayda değer bir çalışmanız ya da çabanız yok ki, alternatifini üretebilirim diyebilesiniz, hayır diyecek dermanınız yok ki karşı koyabilesiniz… Peki, ne yapacaksınız? TamamWhatsApp olmazsa Telegram olur diyorsunuz ama o da yerli değil ki, aynı sorunla karşılaşmayacağınızdan emin misiniz?

İslam coğrafyasının bilim ve teknolojide geri kalmalarında bilgi ile hikmetin ayrıştırılmasının ve medreselerin buna alet edilmesinin büyük etkisi var. Medreseler insanın faydasına sunulacak her ilmi bir ibadet ruhu ile aktarmak yerine ilmi dünyevi ve uhrevi olarak ayrıştırmış ve durağan bir sürece girmiştir. Hatta burada talebe yetiştiren bazı eğitmenlerimiz dini dar bir alana hapsedilerek adeta bilime karşıymış gibi aktarmışlardır. Oysa İslam hayatımızı kolaylaştıracak ve insanlığa faydalı olacak eylemleri hayır olarak değerlendirir ve teşvik eder. 

İlmin bütünlüğünden koparılması İslami bilinç açısından ciddi bir kırılma noktası olmuştur. Müslümanlar toplumsal olayları özgür bir platformda tartışmak, toplumu ekonomik, kültürel, siyasi ve sosyal anlamda daha iyi şartlara taşıyabilmek için kafa yormamış, çaba sarf etmemiş, deve kuşu misali başlarını kuma sokup hayatın gerçeklerinden uzaklaşmışlardır.

İslam Kur’an ve sünnetin ihtiva ettiği mesajların toplamıdır. Ve bu mesaj insana gelmiştir dolayısıyla insanı ilgilendiren her konu bu kapsamda desteklenmiştir. Sosyal olaylar, hukuk, şehrin sorunları, devletler, medeniyetler, ekonomik ve siyasi meseleler sorumluluk bilinciyle yaşayan Müslümanların ilgilendiği hususlar olmuştur. Sadece ibadetimi yapar, ota suya karışmam diyemeyiz, insanı ilgilendiren her soruna odaklanmak ve doğrular ekseninde çözüm aramak zorundayız. Bu hepimiz için bir sorumluluktur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?