Yeni bir terör, Aksa’yı yıkma eylemi

Yahudileştirme politikalarından vazgeçmeyen İsrail, tarihi ve sanat eserlerinin zarif siluetlerini de örselemekten geri durmuyor.

İsrail’in, Mescid-i Aksa’nın altında ve çevresinde yaptığı çalışmalar tehlikeli boyutlara ulaştı.

Kutsal mescidin çökmesinden endişe edilmekte.

Kazı çalışmalarının sesleri mescidin meydanlarında duyulmakta.

Terörün her çeşidini bulmuş İsrail karşısında, dünya şokta.

AA’nın haberinde, Şeyh Sabri, “İsrail, Mescid-i Aksa’nın güneyindeki Silvan Mahallesi’nden Mescid-i Aksa’ya doğru ciddi bir hafriyat çalışması yürütüyor. Bunun neticesinde batı duvarı yönünde birçok defa çökme meydana geldi” diyor.

İsrail’in söz konusu kazı çalışmalarının amacına ilişkin Şeyh Sabri, “Ana hedef Yahudi tarihine dair bir bulguya ulaşmaktır. Ancak İsrail, Doğu Kudüs’ü işgal ettiği 1967’den bu yana sürdürdüğü kazı çalışmalarına rağmen bu bağlamda tek bir bulguya rastlamamıştır” ifadelerini kullandı.

Hafriyat, Filistinlilerin mülklerinde de derin çatlaklara yol açtı.

Kazılar, Mescid-i Aksa’nın temellerine büyük zarar vermekte.

İsrail, UNESCO’nun geçen yıllar boyunca kazı çalışmalarına dair kurduğu araştırma komisyonunun bu çerçevede soruşturma başlatmasına izin vermemekte.

Uluslararası herhangi bir heyetin gerçekleri görme hakkı vardır. Ancak İsrail, söz konusu saldırılarını ortaya çıkarmak isteyen hiçbir heyete izin vermemekte.

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi.

Yahudiler, Mescid-i Aksa Külliyesi altında Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.

Tel Aviv yönetimi, 2003’ten itibaren Yahudi yerleşimcileri, polis korumasında Aksa’nın avlusuna alıyor ve zaman zaman Müslümanların girişlerine yaş sınırlaması getiriyor.

Birçok radikal İsrailli örgüt ve siyasetçi, üzerinde daha önce iki kez yıkılan bir Yahudi tapınağının bulunduğuna inandıkları Harem-i Şerif’in kendileri için de ibadete açılması çağrısında bulunuyor.

UNESCO Dünya Mirası Komitesi, 7 Temmuz 2017’de İsrail’in Kudüs’te Mescid-i Aksa ve çevresinde egemenlik hakkı iddiaları ve yürüttüğü yasa dışı kazıları kınayan bir tasarıyı kabul etti.

Terörizmin tarihçesine bakıldığında, din ve terörizm arasındaki ilişki başat rol oynamakta.

Terörist örgütlenmenin ilk örneği olarak, Yahudilerin Zealot isimli bir terör örgütü adı altında 66 ile 73 yılları arasında faaliyetlerde bulunması gösterilebilir. Saldırı şekilleri acımasızdı, gündüzleri ceketlerinin içine ustaca sakladıkları hançerlerle kanlı suikastlarda bulunurlardı. Gayeleri, Roma İmparatorluğu’nun Kudüs’teki işgalini sonlandırmaya yönelikti.

Yahudi teröristler tarih boyunca Filistin belediye başkanlarına suikast gerçekleştirmiş, Kudüs’teki en kutsal mabedi havaya uçurmaya kalkışmışlar. Yakın tarihimizde her gün Filistinli sivillerin kanlarını dökmekten çekinmemişlerdir. Hz. İbrahim’in türbesinde ibadet eden kalabalık bir grubu katletmişler. Yetmemiş, İsrail Başbakanı Rabin, fanatik bir Yahudi tarafından öldürülmüştür.

Zira Rabin, affedilemez bir iş yapmış, Oslo Anlaşması’nı Arafat ile birlikte imzalamıştı. Anlaşma öncesi her iki devlet başkanı birbirlerini tanımışlardı.

Yaser Arafat’la tarihi el sıkışmadan sonra, Rabin, “Siz Filistinlilere karşı savaşan bizler, bugün sesinizi açıkça duyduk, kan ve gözyaşları yeter, yeter!” demişti. Anlaşma, her iki tarafı da memnun etmemişti lakin İsrail toplumunun öfkesi daha büyük olmuştu. Yahudilerin bir kısmı, Rabin’i kahraman görürken, kimileri için, İsrail topraklarını veren haindi. Sonunda bir Yahudi terörist tarafından kendi başbakanları katledildi.

Bugün biz nazlı Ayasofya’mızın altını kazarak yıkmaya yönelik terörist tuzaklar kurabilir miyiz? Bunun mümkünü var mı, bir dünya şaheseri olan Ayasofya’ya bu ihaneti yapmaya yüreğimiz elverir mi?

Mescid-i Aksa gibi insanlığın kalbi, Müslümanların kıblesi olan mabede kötü gözle bakmak; terörizmin en kanlı, kirli, irinli eylemi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?