Sömürdüm, hâlâ sömürüyorum; ben kapitalizm!-3

Derin Sermaye, Sömürücü Sermaye yani Vahşi Kapitalizm ile SAĞLIK/HASTALIK konusunda yapıp ettikleri ile ilgili de TEŞHİS koymamız gerekmekte; onu da yapalım…

Malum olduğu üzere, “Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?” ana başlıklı yazı serisini 23 Mart 2020 tarihinden itibaren yazmaya başlamıştım; tam 49 yazı…

Koronavirüs ile ilgili uyarıcı yazılarımı yazmaya her vesileyle devam ettim; bugünkü yazımızda, “Sömürdüm, hâlâ sömürüyorum; ben kapitalizm!” açısından yazalım…

“Flamingolar, aşılar ve ahlaki çöküş!” başlıklı ve 21.01.2021 tarihli yazısıyla bunları hatırlamamıza vesile olan Yeniçağ’dan Arslan Bulut’a teşekkürlerimizle…

“Dünya Sağlık Örgütü’nün eski epidemiyoloji birimi direktörü Profesör UlrichKeil’in, ‘Domuz gribi salgını, ilaç üreticilerinin kârlarını artırmak için bu şirketlerle ortak olarak üretilen bir korku kampanyasıydı’ itirafı halen ortada duruyor! Kuş gribi de böyleydi...

Bu konuda Opr. Dr. Mehmet Okan Özdemir bakın neler söylüyor: “PCR testi ile ilgili Mart 2020’den beri ısrarla anlattığım tek gerçek, Ocak 2021’de yanlışlıkla da olsa ilk kez bir resmi kimlik tarafından, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara tarafından itiraf edildi: ‘Pozitif PCR testi ile hastalık teşhisi KO-NU-LA-MAZ.’ Bu çok önemli sonuçları olan tıbbi bir hatadır, hatta bu konuyu çok iyi bildiklerinden şüphe etmediğim tıp mensuplarının pandemi rezilliğini bu testin kullanımı üzerine kurgulamaları, ısrarla sürdürmeleri kasıttır ve insanlık SUÇUDUR. PCR testi, tespit ettiği şeyin aktif veya pasif olup olmadığını, aktif virüslerin hastalığa yeter sayıda olup olmadığını ayırt etmeksizin pozitiflerin hepsini hasta hanesine yazar, klinik muayenelerini yapmadan, yardımcı test metotlarını kullanmadan, yandaş hastalıklarını, ilaç kontrendikasyonlarının var olup olmadığını tespit etmeden hepsine birer torba ilaç vererek kullanmaya zorlarsınız. En vahimi de bu testin yetersizliğini ve duruma göre uyarlanabilirliğini kullanarak her yıl olduğu gibi mevsimsel gripten, kalp krizinden, zatürreden, KOAH’tan, kanserden, Alzheimer’den, akciğer embolisinden ölene ‘virüsten öldü’ diyebilirsiniz.

Otopsiyi yasaklarsanız gerçek teşhisleri engellemiş olur, oynanan global oyunun, oluşturulan toplumsal paranoyanın, histerinin sürdürülmesini sağlarsınız.Sonuca giden şeytani yolda karşınıza çıkacak nadir sesleri ‘komplo teorisyenleri’, ‘aşı karşıtları’, ‘cahiller’, ‘ajanlar’ diye yaftalar, gerçek cahiller tarafından aforoz edilmelerini sağlar, elinizdeki klasik görsel medya ile sosyal medya kanallarını kullanarak onları sessize alır, yetmezse tarih boyunca edindiğiniz tecrübelerle en iyi bildiğiniz yöntemleri kullanırsınız.Ancak hayatınız boyunca gerçek anlamıyla hiç kavrayamamış olduğunuz olağanüstü güce; TANRI’ya rağmen bu planı yürütemezsiniz. Çünkü O’nun yolundan bir an bile ayrılmamış olan akıl ve ahlâk sahipleri geri dönüşü olmayacak bir şekilde insanlığın uyanışını başlattı: ‘Tanrı’yı güldürmek istiyorsan O’na gelecekle ilgili planlarından bahset.”

SAĞLIK çalışanı olup aynı zamanda alternatif ve/ya tamamlayıcı tıp uygulayıcısı da olan çalışma arkadaşım ile son olarak geçen hafta yaptığımız tespit ve teşhislerle devam… 

İNSANLIĞI TEHDİT EDEN KÜRESEL BÜYÜK FELAKET GELİYOR

Küresel olarak tüm dünyaya hızla yayılan ve önü alınamayan tüketim çılgınlığı, sıradan bir insanın havsalasının alamayacağı bir hızda ve çeşitlilikte üretilen teknolojik alet ve edevat, dünyanın her tarafında peynir ekmekten daha hızlı satılıyor. Çöpler elektronik atıklarla doluyor, hayatımızı kolaylaştırmayı vadeden cihazlar dünyayı yavaş yavaş bize dar ediyor.

Dünyada birçok insan, hatta dünyanın birçok gelişmiş ülkesi, çaktırmadan ufuktaki bir “küçük kıyamet” için hazırlıklar yapıyor. Zira birçok bağımsız enstitünün ve bilim adamı gruplarının yaptığı tahmin çalışmaları, yakın bir gelecek için çoğumuza sürpriz, hatta saçma gelecek bazı sonuçlar veriyor. Yapılan son simülasyon çalışmaları, dünyadaki dengesiz tüketim nedeniyle yaklaşık 2020’li yıllar itibarı ile ciddi bir çöküş öngörmektedir. Üstelik bu çöküş bildiğiniz krizler gibi bir şey de değil. Kelimenin tam anlamıyla tüm yaşamı tehdit eden bir çöküş ufukta belirmeye başladı bile... (DEVAMI VAR.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?