Ehliyet ve liyakat

Nerede olursa olsun bir makama getirilecek kişi için esas alınacak tek kriter, ehliyetli ve liyakatli olmasıdır. Kişi oturduğu makama değer katmalıdır, ehliyetli, donanımlı olmalıdır. Makam kişiye değer katıyorsa, hak etmediği biçimde yükseltiyorsa orada adalet yoktur. Adalet mülkün temelidir, sarsılırsa, temeli dahi oynarsa toplum kökünden yıkılır. Eski milletvekili, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Gençlik ve Spon Bakanlığı Bakan Yardımcısı, devletten şampiyonlukları için maaş alan Olimpiyat Şampiyonluğu olan pehlivan Hamza Yerlikaya’nın Vakıfbank Yönetim Kurulu’na atanarak dört maaşlı bir bürokrat olmasını liyakat çerçevesinde eleştirmiştik. Memlekette işsizler cirit atarken, üniversite mezunları atanmak için gün sayarken bu liyakatsiz atama herkesin yüreğine taş gibi oturdu. Oturdu ama pehlivan takır takır maaşını almaya devam ediyor.

Kayırmacılığın zirve yaptığı bir başka olay ise Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ görev başındayken eşi için açtırdığı adrese teslim kadro ilanıyla yaşandı. Açılan ilan tamamen rektörün eşini işaret etmekteydi ve ilana başvuru yapan tek kişi de rektörün eşi Derya Bağ oldu. Skandal medyaya yansıdı, rektör görevden alındı, hakkında soruşturma açıldı.

İzmir Gaziemir’in CHP’li Belediye Başkanı Halil Arda da eşi Deniz Hanım için belediye bünyesinde  “onursal koordinatör”  pozisyonu uydurdu, makam katında oda verdi ve bol sıfatlı bir kartvizit bastırdı. (Uydurma makam devam ediyor mu bilmiyoruz.)

Hâkimlik ve Savcılık Sınavı’na giren aday Mehmet Öner de 92 puan aldı ve 18 bin 887 kişi arasında 96’ncı olmayı başardı. Mülakata girdikten 3 ay sonra sonucu ‘başarısız’ olarak açıklandı. 18 bin aday içinde 96’ncı olan Öner niye atanamadı? Çünkü torpili yoktu, iktidardan kendisine, “Hamili kart yakinimdir” diyecek bir tanıdığı yoktu. Öner, “Bugün benim hakkım yenildi. Dün başka Mehmet’lerin hakkı yenilmişti ve yarın nice Mehmet’lerin hakları yenecek. Ben ne ilkim ne de son olacağım. AK Parti’nin herhangi bir mensubundan destek bulamamışlarsa atanamayacaklar” diyerek meselenin bam teline bastı.

Ve yeni yılın ilk günlerinde Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne yapılan tartışmalı atama. Rektörlüğe atanan zat-ı muhterem 2009 yılında AK Parti’den Ataşehir Belediye Başkan Adayı olmak istemiş, aday yapılmamıştı. 2015 yılında yine AK Parti’den milletvekili adayı olmak istemiş, zat-ı muhteremin milletvekili adaylığı da kabul görmemişti. Siyaset sahnesinde umduğunu bulamayan zat-ı muhterem 2016’da İstinye Üniversitesi’ne, 2020’nin 17 Ocak’ında Haliç Üniversitesi Rektörlüğü’ne atandı. Burada 11,5 ay görev yaptıktan sonra Boğaziçi Rektörlüğü’ne atandı. Belediye başkanlığına aday yapılmayan, milletvekilliği adaylığı kabul görülmeyen “siyasi kimlikli bir isim”, Türkiye’nin en prestijli üniversitesine rektör atanıyor. Atama tartışmalara sebep oldu, tepkiyle karşılandı, protestolara sebep oldu. Zat-ı muhteremin akademik kartvizitini bilmiyoruz. Ama yöneticilik kabiliyetinin olmadığı kabul görülmeyen belediye başkanlık ve milletvekilliği adaylığından açıkça belli... Üniversitelerdeki akademisyenlerin siyasi görüşleri olabilir. Ama Boğaziçi gibi prestijli bir üniversiteye siyaseti asansör yapmayan, kör gözüm parmağına AK Parti’yle aşikâr biçimde göbek bağı olmayan bir ismin atanması doğru olmaz mıydı? Hamza Yerlikaya, Derya Bağ, Deniz Arda, Mehmet Öner ve AK Parti’yle göbek bağı olan rektör. Memlekette ehliyetsizlik, liyakatsizlik ve tedavisi imkânsız nepotizm virüsü kol geziyor.

DİPNOT: (ÜNİAR) Direktörü Prof. Dr. Engin Karadağ rektörlük kurumuyla yaptığı araştırmada ehliyet ve liyakate önem verilmediğini, ülke olarak toptan başarısız olduğumuzu ortaya koydu. 68 rektörün uluslararası yayınının olmadığını, 71 rektörün ise uluslararası atıf sayısının sıfır olduğunu açıkladı. 206 üniversitenin 68’inde görev yapan rektörün ise uluslararası yayınının bulunmadığını, uluslararası yayını olan 138 isimden 71’inin ise uluslararası atıf yapılan makalesinin olmadığını kaydetti. Ahvalimiz işte budur!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mesut Sarp - Ülke yöneticileri uyduruk vasıflı görevlilerle yetinen bi hale gelirse ne eğitimi ne ekonomisi ve hatta ne de ahlaki bir garantisi olabilir...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 21 Ocak 08:25


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?