Ferdi ve toplumsal değişim

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Tağyir; değiştirmektir. Değişim; belirli dönemlerde tabiatta, toplumda ve insanda gözlenen başkalaşmalar ve farklılaşmalardır. Toplumsal değişim; haktan batıla, batıldan hakka dönüş şeklinde gerçekleşir. Tevhit, iktisat ve üretim toplumu iken inkâr, şirk, nifak, israf ve tüketim toplumu olmak gibi… Sosyal değişim ise; toplumun yapısını oluşturan aile, akrabalık, komşuluk ve sosyal ilişkiler ağının ve bunları belirleyen ahlaki tercihlerin değişmesidir. Kur’an ahlakından, materyalist Batı ahlakına dönmek gibi… Biz Müslüman’ız. Bizim için değişim, cehaletin derin karanlığından, İslam’ın her alanda sunduğu muazzam aydınlığa dönmektir. Bir saadet düzeni olarak İslam’ın toplumsal düzenleyiciliği, emir ve yasaklarıyla toplumda mükemmel değişmelere sebep olur. Ayrıca İslam’ın önemli bir etkinliği de ferdin ıslah edilmesidir. İslam ferdi toplumla birlikte ele alır. Kur’an’da geçmiş toplumlara gönderilen peygamberlere ve toplumların değişim süreçlerine sık sık yer verilmesi tarihi bir olayı haber vermekten çok, fert ve toplumların süreklilik ve değişim konusunda tabi oldukları sosyal ve fıtri esasları hatırlatmak içindir. Kur’an’da toplumların değişim süreçleri sadece geçmiş toplumların kıssalarının açıklanması ile sınırlı kalmaz, aynı zamanda Sünnetullah dâhilinde evrensel ve sürekli bir mahiyet arz eder. Değişim; bir halden başka bir hale geçiş, önceki halden uzaklaşma durumudur.

DEĞİŞTİREN DEĞİŞMEZ

İslam Allah’tandır. Bütündür, yarısı kendisi olmaz ve mükemmeldir, eksiği de fazlası da yoktur. İslam; kıyamete kadar insanlığı barış ve huzura kavuşturacak tek saadet düzenidir, değişmez, değiştirilemez, ıslah eder ve değiştirir. İslam; adalet, liyakat ve ehliyet ister. Adaleti, liyakat ve ehliyeti ne ile değiştireceksiniz? İslam; bütünlüğünün bozulması, telkin ettiği ahlaki hükümlerin kaybolması, düzene koyduğu istikrarın zayıflatılması gibi konularda değişimi uygun görmez. İslam, her daim sağlam bir hak ve refah ölçüsü olarak kendisini muhafaza eder. İslam’ın toplumla ilgili önemli etkilerinden birisi, “toplumu düzenleyici kurallar sistemi” olarak ortaya çıkmasıdır. İslam; müminlere itikat ve ahlakta, ilimde, talim ve terbiyede, ekonomide, siyaset, idare ve hukukta nasıl hareket edeceklerinin kural ve uygulama esaslarını sunmaktadır. Mümin, İslam’ın kendisine sunduğu hazır bir harita ile karşı karşıyadır. İnsan bu haritaya bakarak istikametini bulur. İslam’ın toplumu değiştirici ve örgütleyici etkinliği ile koruyucu etkinliği arsında bir uyumsuzluk olmaz. İslam; toplumu örgütler, ıslah eder ve korur. İslam’ın toplumun örgütlenmesinde en önemli etkinliği, insanlara hakkı üstün tutan bir zihniyet, güzel bir ahlak ve adil düzen şuuru kazandırmasıdır. Fert ve toplum; kendisini İslam ile ıslah edip değiştirirse saadet bulur. Burada İslam’ı nasıl tanımlayacağımız önemlidir. İslam’ı; muhafazakârlık, liberallik, sağcılık, solculuk ve benzeri kavramlar ile nitelemek doğru olmaz. Bu asrın Müslümanları, İslam’ı Batılılar gibi anladığından, dindarlığı muhafazakârlık gibi görmeye başlamıştır. Bu durum, Müslümanları, indirilen gerçek İslam’dan uzaklaştırmıştır. Müslümanların temel görevi, İslam’ı itikat ve düzen olarak kabullenmek, onunla kendisini ve toplumu ıslah etmektir. İslam’ın bir amacı da, insanı fıtratı istikametinde olgunlaştırmak, toplumu asrısaadet örneğine yaklaştırmaktır. İslam’ın değişmezliği, fert ve toplumun tekâmül ve ıslahında önemli bir durumdur.

FERDİ DEĞİŞİM

İnsan sosyal bir varlıktır. İnsanların hayırlısı, başka insanlara faydalı olandır. Kur’an; birlikte yaşama sürecinin insan fıtratına yerleştirildiğini ve yaratılışında var olduğunu bildirir. Hucurat 13: “Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi soylara ve kabilelere ayırdık. Allah yanında en üstün olanınız en çok takva sahibi olanınızdır. Allah bilendir, her şeyden haberi olandır.” İnsanların kendisini ıslah edip değiştirmesi takva istikametinde olmalıdır. İnsanı olumsuz istikamette değiştiren; düşüncesizlik, huysuzluk, acımasızlık, büyüklenme, nankörlük, azgınlık, telaş halleridir. İnsan, ya sapıtır, hiç sonu gelmeyen zihni çatışmalara yakalanıp yok olur veya Allah’ın emirlerine uyar, hidayet bulur ve bütün zaaflarından kurtulup kâmil bir kimse olur. Yolunu seçme hakkıyla doğan fert, uyumlu veya uyumsuz rollerden birini tercih eder ve seçtiği rolünden yana davranışlar sergiler. İnsanın, çoğu zaman olumsuz rol oynaması daha çok zaaflarının güdümüne girmesi ile gerçekleşir. Olumlu rol oynaması ise, genellikle İslam fıtratına uyması, kendisini yozlaştırıcı etki ve unsurlardan arınması ile gerçekleşir.

TOPLUMSAL DEĞİŞİM

Toplumsal değişim açısından İslam; insanları doğruya, iyiye ve güzele, faydalı olana ve adalete yönlendirir. Bu yönlendirmeler sosyal yapıdaki değişimleri olumlu yönde etkiler. Rad 11: “…Bir toplum kendilerinde bulunan (iyiliği) değiştirmedikçe Allah, onlara verdiği nimeti değiştirmez…” Toplumların olumlu ya da olumsuz davranışları, tercih ettikleri şeyin sonucudur. Toplumsal değişim, toplumun kendi iç dinamikleri ve insani sorumlulukları ile gelişir ve şekillenir. Allah’ın toplumsal değişim ile ilgili sünnetleri, insanların hür iradeleriyle seçtikleri eylemlerin sonuçlarıyla yüzleşmeleri şeklinde gerçekleşir. Adil Düzen’i seçen toplumlar saadet bulur. Faizci kapitalizmi seçen toplumlar ise zelil olur. Bu değişmez bir kuraldır. Bir toplumun saadet bulması için, toplumsal iradenin adil düzen istikametinde değişmesi gerekir. Toplumsal değişim, ilahi iradenin belirlediği esaslar doğrultusunda olursa faydalıdır. İnsanlar, bireysel ve toplumsal iradelerinde diledikleri gibi davranma hakkına sahip olmakla birlikte, kendilerine verilen “emanetin” bir gereği olarak “fıtrat” temelinde İslam’ca olan değişimleri yapmaktan sorumlu tutulmuşlardır. Günümüzde toplumun bu istikamette değişimini isteyen ve bunun için mücadele eden hareket Milli Görüş’tür. Milli Görüş; bunun için topluma adil düzeni telkin ve teklif etmektedir. Toplum, adil düzeni isteyecek ki Allah da, bu isteğin neticesini onlar için yaratmış olsun. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?